Çocuklarda düzen alışkanlığı

Çocuklara düzen alışkanlığının kazandırılması sanıldığı kadar zor, karmaşık ve imkânsız bir hadise değildir. Aksine düzen, insan için ihtiyaçtır. İnsanı rahatlatır. Kendini o düzenin, düzenli işleyen sistemin içinde güvende ve huzurlu hisseder. Çocuklar için de öyledir. Kaos ortamından, düzensiz, karışık bir odadan olumsuz etkilenirler. Düzenli olmak (hassasiyet dönemlerini kaçırmadan yaşına uygun olarak ) öğretilirse çocuk düzen duygusunu hayatı boyunca devam ettirir.

* İlk olarak çocukların günlük işlerin içine dâhil edilmesinden başlayalım. Çocuklar gerçek tencere, tava, kaşıklar ile oynamaya bayılırlar. Siz çamaşır asarken dokunmaya, bulaşıkları yerleştirirken yardım etmeye çalışırlar. Onları, bu tarz günlük işlerinize dâhil edin. Sofra kurarken kaşıkları götürmesine, meyveleri yıkamasına izin verin. Neyi nasıl yapması gerektiğini net ve kısa olarak anlatın. Nasıl yapıldığını önce siz yavaş yavaş yaparak gösterin. Bu birliktelik size güvenli bağlanmasını da sağlayacaktır. Annesine güvenli bağlanan çocuk onun rehberliğini seve seve kabul edecektir.

* Çocuklar günlük hayata dair becerileri kazanırken her şeyi düzenli tutmayı ana kural olarak bilmeli. Eşyaların nereye ait olduğunu, işi bitince neyi nereye koyması gerektiğini bilmeli. Bunun için de evde eşyaların yerlerinin her zaman aynı yer olması, oyuncaklarının bir kutu içinde yığılmış değil de raflarda belli bir düzende olması şarttır. (Açıkta durursa dağıtır onları orada tutmaz demeyin sakın. Raflarda düzen içinde duran oyuncağı ile oynamak istedi diyelim. Onu alabileceğini, ama işi bitince yerine koyması gerektiğini söyleyin. Hatta nasıl yapacağını gösterin. Birkaç tekrardan sonra dediğiniz gibi yaptığını hayretle göreceksiniz) Birçok evde oyuncakların uzunca bir oyuncak torbası içinde durduğunu ve hepsinin birden çocukların önüne oynasın diye döküldüğünü görüyorum. Bu hâl düzen alışkanlığını olumsuz etkiler. Çocuk o kadar seçenek içinde ne yapacağını bilemez. O kaos onu rahatsız eder ve çoğu zaman hiç oynamaz. Bir dahaki sefere sizi taklit ederek onun da döktüğünü görürsünüz. Döker gider. O, dağıtmayı sevdiği için değil siz yaptığınız için yapıyordur.

* İşin sırrı ana kuralı belirlemektir. Çocuğunuza, kibarca fakat taviz vermeden, işi bitince yerine koyması şartı ile raftan istediği şeyi alabileceğini söyleyin. Aynı zamanda raftan aldığı şeyi yerine koymadan ikincisini alamayacağını da belirtin. Ve sözünüzü taviz vermeden tutun.

* Daha bebeklikten itibaren bir şeyi attırmayın. Oyun oynarken bile topu at yerine “Topu ver” “Buraya koyalım” gibi cümlelerle konuşun.

* Bir şeyi aldığınızda yerine koyarken “Burası onun yeri, oraya koyayım.” ya da “Bu, çöp. Çöp kutusuna atalım” diye yaptığınız şeyleri ona anlatın.

* Ebeveynini de bir düzen içinde görmesi şarttır. Aldığınız şeyi yerine koyduğunuzu görmesi önemlidir.

* Evimiz daima temiz olmasa da, çocuktan işlere yetişemesek de, evde her şeyin bir yerinin olması ve herkesin onun orada olduğunu bilip tekrar yerine koyması çocuk için rahatlatıcı bir durumdur. Hemen o hali içselleştirir.

* Çocuğunuzun duvarları boyamasını, halının üstünde parmak boyası oynamasını istemezsiniz. Bu yüzden oyun oynaması için güvenli ve yalnızca ona ait olan bir alan belirlemelisiniz. Belirlenmiş bir oyun alanınız olmalı. Çocuğunuz için mutfağın çekmecelerinden birine bir örtü koyun. Bunun onun olduğunu ve oyun oynarken bunu sermesi gerektiğini belirtin. Önce siz serin, beraber oynayın. Oyun bitince de birlikte kaldırıp yerine koyun. Çocuğunuzu yaptığı hatalardan dolayı eleştirmek yerine ona her şeyi doğru biçimde nasıl yapılacağını öğretin. Sadece ağzınızla “Sana kaç defa dedim onu oraya koyma” diye kapalı bir iletişim yerine; karşılıklı, ona emek harcayarak “Bunu buraya bu şekilde koymalısın” deyin.

* Herhangi bir şeyi yanlış kullanıyorsa onu doğruya yönlendirin. Sürahiyi almış sürükleyerek götürdüğünü gördünüz diyelim. Elinden hışımla çekip “Dökeceksin şimdi!” demek yerine bardağa sürahi ile nasıl su koyulduğunu gösterin. Kumandayı yere vuruyorsa elinden almak yerine “Bu yere vurmak için değil, bak bu şekilde yapılır” deyip fonksiyonunu anlamaya yönlendirin.

* Çocuklar yaptıkları şeyi bizim sandığımız gibi, bizi kızdırmak, sabrımızı zorlamak için değil, nasıl yapacaklarını bilmediklerini için yaparlar. Nasıl hayra kanalize olacaklarını, sınırlarını onlara net bir şekilde öğretebiliriz

* Yaş dönemlerini de dikkate almak lazım. 1 yaşındaki çocuktan aldığını yerine koymasını beklemek gerçekçi olmaz. 3 yaştan itibaren düzene duyarlılık dönemidir. Bu zamana kadar iyi rehberlik edilmişse artık düzenli olması istenir ve beklenir. (Yukarıda anlatılanlar ışığında)

* Çocuğunuza eşyalarına sahip çıkmayı öğretin. Bir şey kırdığında onu cezalandırmayın ama kırılan eşyanın yerine yenisini de almayın. Bu olaydan ders çıkarmasını sağlayın. Eşyaları tamir ederken size yardım etmesini isteyin.

* Evinize özen gösterin. Çocuğunuza yerdeki küçük kâğıt parçaları, düğme gibi şeyleri yerden toplama alışkanlığı kazandırın.

* Bir şey döküldüğü zaman hemen silin. “Sonra sileriz” demeyin ki o da aynı hassasiyet ile etrafını hep temiz tutsun.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir