Vakt-i huzur

Tebessüm…

Her şeye rağmen tebessüm…

Geçenlere, gidenlere, gelenlere, gelecek olanlara rağmen tebessüm…

Hasret, özlem, sevinç, müjde, mutluluk, üzüntü, hastalık, ayrılık, doğum, ölüm… Tüm bu hâllerde dahi tebessüm.

Gülerken de tebessüm… Ağlarken de… Gözlerden sicim gibi yaşlar akarken de tebessüm.

Tebessüm yüzdedir ve yüzdeki ifade ise bir hâle ve kişiye yönelmiştir.

Peki bizim tebessümümüz kime? Yukarıda saydığımız tüm hâllerin Sahibine. Vakit, zaman, ân içinde ne yaşıyorsak, bize bu hâlleri yaşatan Zât’a tebessüm…

Vakit ve zamanın sahibi Rabbe tebessüm…

Peygamberî bir hâldir zirâ tebessüm…

O (asm) hayatının asıl maksadına Rabbinin rızasını yerleştirmiştir. Bu sebeple tebessümkârdır Rabbine, hayatının her merhalesinde. Öyle iyi tanır ki Rabbini, O’ndan ne gelse “baş göz üstüne” dercesine tebessüm eder. Ve Habîb olur… Rabbin en sevdiği…

O (asm) Rabbini sever, Rabbi de onu (asm) sever…

Her an Rabbinin yanında olma huzurunu yaşar…

Huzurda olma edebiyle yaşar…

Huzur-u dâimideki lezzetin en güzel hâlini tadar…

Onun (asm) enfüsi âlemindeki bu hâlet etrafına da yansır. Huzuru tebessümle yayılır. Onun (asm) tebessümünü görenler huzuru hatırlar, tadar ve yaşarlar.

Onun (asm) simâsı âyinedir esmâya, mâkes bulur zamanda.

Zaman ilerledikçe yayılır, çoğalır bu yansıma.

Kâinatla beraber insanında dahil olduğu bu daire genişler durur.

Tebessümkâr bir huzur yayılır.

Ya biz? Zamanın aktığı bu seyirde huzurlu bir tebessümde miyiz?

Huzur-u  dâimide, huzurla, her ân Rabbe yönelen tebessümümüzle zamanımızın geçmesi duasıyla…

Vaktin ve zamanın sahibi Rabbe hamdolsun…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir