Gül Bahçesi

Hz. Ukbe bin Amir (ra) rivâyet ediyor:

Kişinin oynadığı her şey faydasızdır. Ancak kişinin ok atması, atını eğitmesi ve hanımıyla oynaşması bundan hâriçtir. Bunlar faydalıdır. Kim ok atmayı öğrendikten sonra terk ederse bu öğrenme nimetine karsı nankörlük etmiş olur.

Hz. Sa’d bin Ebî Vakkas (ra) rivâyet ediyor:

Ok atmaya dört elle sarılınız. Çünkü bu oyunlarınızın en hayırlısıdır.

Hz. Îbni Ömer (ra) rivâyet ediyor:

Erkek çocuklarınıza yüzmeyi ve ok atmayı, kız çocuklarınıza da ip eğirmeyi öğretin.

Hz. Cabir bin Umeyr (ra) rivâyet ediyor:

Şu dört şey hariç Allah’ı zikir olmayan her şey oyun ve oyalanmadan ibarettir: Kişinin hanımıyla oynaşması, atı eğitmesi, ok talimi yaparken hedefe gidip gelmesi, yüzme öğrenmesi.

Hz. Îbni Abbas (ra) rivâyet ediyor:

İki nimet vardır ki, insanların çoğu onlar hakkında aldanıyorlar: Sıhhat ve boş vakit.

Hz. Ebû Hüreyre (ra) rivâyet ediyor:

Kıyamet günü kula hesabı ilk sorulacak nimet şudur: “Biz sana sıhhat vermedik mi? Ve sana kana kana soğuk su içirmedik mi?”

Hz. Ebû Bekir (ra) rivâyet ediyor:

Kelime-i tevhidden sonra size afiyetten daha kıymetli bir şey verilmemiştir.

Hz. Ibni Abbas (ra) rivâyet ediyor:

Emniyet ve afiyette olmak, birçok insanın değerini bilemeyip aldandıkları iki nimettir.

Hz. Enes (ra) rivâyet ediyor:

Benim oyun ve oyalanma ile ilgim yok, oyun ve oyalanmanın da benimle ilgisi yok. Benim boş isle ilgim yok, boş isin de benimle ilgisi yok.

Hz. Ebû Hüreyre (ra) rivâyet ediyor:

Îmkanı olduğu halde kurban kesmeyen kimse bizim namazgahımıza yaklaşmasın.

Hz. Hasan bin Ali (ra) rivâyet ediyor:

Kim ki gönül hoşluğuyla ve kestiği kurbanın sevabını Allah’tan umarak kurban keserse bu onun için Cehennem ateşine karşı perde olur.

Hz. Ibni Abbas (ra) rivâyet ediyor:

Size farz kılınmadığı halde, kurban kesmek bana farz kılındı. Size farz kılınmadığı halde, kuşluk namazını kılmak bana farz kılındı.

Hz. Ümm-ü Seleme (ra) rivâyet ediyor:

Çokça hac ve umre yapmak geçim sıkıntısını önler.

Hz. Câbir bin Abdullah (ra) rivâyet ediyor:

Allah, bir tek hac sebebiyle üç grup insanı Cennete koyar: Yerine haccedilen ölüyü, bedel olarak hacca gideni ve bunun gerçekleşmesine sebep olanı.

Hz. Âise (ra) rivâyet ediyor:

Allah, hacda tavaf edenlerle iftihar eder.

Hz. Ibni Amr (ra) rivâyet ediyor:

Allah, Arafe Gününün aksamında Arafat’a çıkan hacılarla meleklerine karsı iftihar eder ve söyle buyurur: “Kullarıma bakın. Bana saçı başı dağınık, toz toprak içinde gelmişler.”

Hz. Ebu’l-Müntefik (ra) rivâyet ediyor:

Allah’a ibâdet et. O’na hiçbir şeyi ortak koşma. Farz namazları kıl. Farz zekâtı ver. Hacca git. Umre yap. Ramazan orucunu tut. İnsanlar sana nasıl davranmasını istiyorsan sen de onlara öyle davran. İnsanların sana yapmasını istemediğin şeyi sen de onlara yapma.

Hz. Mâin (ra) rivâyet ediyor:

Amellerin en faziletlisi tek olan Allah’a inanmak, sonra cihad, sonra da kabul edilen hacdır. Bu, diğer amellerden Doğu ile Batı arasındaki mesafe kadar üstündür.

Hz. İbni Abbas (ra) rivâyet ediyor:

Binekli hacıya devesinin attığı her adıma karşılık bir sevap verilir.

Hz. Ebâ Umâme (ra) rivâyet ediyor:

Hacı giderken de, dönerken de Allah’ın koruması altındadır.

Hz. Ebû Hüreyre (ra) rivâyet ediyor:

Hacı ve Allah yolunda savaşa çıkan mücâhid Allah’ın elçileridir. Duâ ederlerse Allah kabul eder, bağışlanma dilerlerse Allah affeder.

Hz. Abdullah bin Amr (ra) rivâyet ediyor:

Hac ve umreye giden kisiler Allah’ın elçileridirler. Bir şey isterlerse, Allah kendilerine verir, duâ ettiklerinde dualarını kabul eder. Bir şey verdiklerinde Allah yerini doldurur. Muhammed’in nefsi kudreti elinde olan Allah’a yemin ederim ki, bir kimse, bir tümsek üzerinde tekbir getirirse ve bir tepe üzerinde ‘Lâilâhe illallah’ derse, yerin öteki ucuna varıncaya kadar önündeki her şey onun hesabına tekbir getirir ve ‘Lâ ilahe illallah’ der.

Hz. Enes (ra) rivâyet ediyor:

Hac Allah yoludur. O yolda yapılan harcamaların sevabı yedi yüze katlanır.

Hz. Îbni Abbas (ra) rivâyet ediyor:

Kabul edilen bir haccın mükâfatı Cennetten başka bir şey olamaz.

Hz. İbni Abbas (ra) rivâyet ediyor:

Hacerü’l-esved cennet yakutlarından beyaz bir yakuttur. Onu müşriklerin hatâları kararttı. O, kıyamette Uhud Dağı büyüklüğünde diriltilecek, kendisini selâmlayan ve öpen kimse hakkında şahadette bulunacaktır.

Hz. Enes (ra) rivâyet ediyor:

Hacerü’l-esved, yeryüzünde Allah’ın eli yerinedir. Ona dokunan yolundan ayrılmayacağına dâir Allah’a söz vermiş olur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir