Tevhidden hidayete giden yol…

Tevhid, Allah’ın bir olduğuna ve O’ndan başka hiç bir yaratanın olmadığına imandır. Yani, Allah’ı zatında, sıfatlarında ve fiillerinde tek kabul edip; aynı şekilde zatında, sıfatlarında ve fiillerinde başka hiçbir şeyi, kimseyi O’na ortak koşmamaktır, her şey O’nundur ve her şey O’ndandır inancı ve şuurudur. Hem de, ‘Şecere-i kâinatın en geniş dairesi ve en müntehası ve nihayatı ve teferruatı dahi Zat-ı Vahid-i Ehadin kudretiyle ve iradesiyle’1 olduğunu bilmektir.

Gören gözler için de kainatın her yerinde O’nun varlığına, birliğine ve tekliğine deliller vardır. O bahtiyarlar ki kalplerindeki mühür sökülmüş, Allah’ın ayetlerini görebilmiş, kimi sonradan İslâm’la şereflenmiş, kimi ise iman-ı taklididen iman-ı tahkikiye inkılâb etmiş, iman nuru ile nurlanmıştır…

Bizim Aile olarak “tevhid ve hidayet” kavramlarına değindiğimiz bu ayki sayımızda, kainattaki tevhid delillerinin yanı sıra, Allah’ın hidayet vermesi ne demektir? Allah hidayeti dilediğine mi verir? gibi sorulara da cevap bulacak, hidayete erenlerde ise İslâm’la şereflenenlerin “o an”larını kendi ağızlarından dinleyeceksiniz.

Başka neler mi var?

Bu ay Çocuk Eğitimi sayfasında yerini alan Psk. Banu Arslan, üzerinde sıklıkla durduğumuz “Çocuklarda ihmal ve istismar.” konusuna değinirken anne-baba ve çocuklara önemli tavsiyelerde bulunuyor. Her ay olduğu gibi Fıkıh Günlüğü, Hayatın İçinden, İbret Levhaları, İlham, Sağlık, Tatlı Sayfa da Ekim sayımızda yerini alıyor. Keyifli okumalar…

1. Bediüzzaman Said Nursî/ Şualar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir