Keşif yolunda…

Hayat daim akan bir su gibi hiç durmaz akar, gi­der. İnsanlar da kendilerine mahsus özellik ve renk­leriyle, ebru fırçasından düşen damlalar gibi o suya düşer, nakışlanır, harelenir, hayatın anlam ve derin­liğini okuttururlar.

Bazen fırça, ustasının elinde, öyle güzel renkler­le, öyle ustaca nakışlar dokur ki; lale, sümbül, gül ve papatyalar oluşur. Bütün dikkatler onlara kayar. Di­ğer nakış ve renkler ise, bir fon niteliğinde kalır.

Bu lale, gül, sümbül ve papatyalar özel insanlar niteliğindedir. Cenab-ı Hak her insana olduğu gibi onlara da pek çok kabiliyetler koymuş, bunları ken­dilerine de keşfettirip geliştirmiş, ortaya çıkan bu güzelliği, başkalarına da hissettirip göstermiştir. Herkes onları işaret eder birbirine. Onları örnek alır, başkalarına da örnek gösterir.

Onlar durup dururken mi özel oldu? Kendini keş­fetmeye yönelmek özel bir duadır. Ben kimim? Ben­de ne gibi kabiliyet, özellik ve güzellikler var? diye merak edip, araştırmak da bir duadır. Bu duanın ka­bul görmesi ile, kendini keşfetme yoluna girmişsen, hazinenin kapılarını açmışsın demektir. Eğer duanı terk etmez ve hazine sahibinin kim olduğu bilincin­den uzaklaşmazsan; o sahip, sana daha nice güzel­likler keşfettirecektir. Zira o hazinede istiflenip, dizilmiş kıymetli mücevherat O’nun eseridir.

O mücevheratı alıp kullanmak, takınmak, O’nun izni ve O’nun ihsanıyladır. Sen istemez­sen, o hazineye değer vermezsen, hazine sahibi­nin senden istediklerini kulak ardı edersen, ha­zinenin anahtarlarını alman mümkün olamaz.

Erişilmez değerde, paha biçilmez bir eseri sahibine övgülerde bulunarak, yüksek bir duva­ra asan ve seyrettikçe övgüsünü arttıranla, kıy­metini asla anlamayıp, sahibini gücendirip küs­türerek çamura atan iki kişiden hangisi değerli­dir? Değer bulmak, değer vermekle olur.

Sen de değerli bir insansın. Özel birisin. Ce­nab-ı Hakkın nice kabiliyetlerle donattığı çok kıymetli bir eserisin. Kendine kıymet vermen, O eserin sahibine hürmeten, kendini tanıma­ya, okumaya çalışman, çok kıymetli bir çaba­dır. Kendini keşif yolunda daim oldukça, keş­fedeceklerinle hayrette kalacaksın. Keşfettikçe şükredeceksin. Şükrettikçe Allah daha da keş­fettirecektir. Bu keşiflerin ışığında, insan olma­nın güzelliğini, fevkaladeliğini yaşaman ne bü­yük mutluluktur.

Seni yazan kalemin nakışlarını seyrederek, ‘’Ben neymişim?’’ de, hayret et. Hayran ol. Bun­da beis yok ama sakın gaflet edip de, yazan ve nakışlayanı unutup,’’Ben neymişim?’’ deme. Sen zaten unutmazsın da, bu satırlar bütün ne­fisler nazara alınarak yazıldığı için, aynı zaman­da bana da hitap ettiğinden yazdım. Rabbim gaflette bırakmasın.

Sen keşif kapısısın. Kimi? Rabbini? Aç ken­dini oku ve yürü Rabbine. Seni yazan kaleme hürmetinden dolayı, koru kendini. Ne kadar kıy­metli olduğunun daima idrakinde ol. Kendini ke­şif yolunda sana dualar eder, başarılar dilerim. Hoşçakal.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir