Pes Ekinovarus (Doğuştan çarpık ayak) nedir?

Pes Ekinovarus tedavisinde çığır açan Dr. Ponseti’nin doğum gününü anmak ve bu hastalık hakkındaki farkındalığı artırmak için 2014 yılında 3 Haziran ‘Dünya Pes Ekinovarus Günü’ ilan edildi.

Pes Ekinovarus (Doğuştan çarpık ayak) nedir?

Ayak sırtının öne, ayak parmaklarının içe doğru olduğu bir ayak deformitesidir.

Benim hikâyem…

Hamile olduğumu öğrenmiştim. Bu büyük mucizeye kendi be­denimde şahitlik ediyordum. İçimde bir bebeğin büyümesi yaşama­sı… “Allah’ım sen ne kadar büyüksün!” deyip tefekkür ediyordum. Günler geçtikçe Allah’a şükretmeyi yeni yeni öğrendiğimi görüyordum.

On yedi haftalıkken, rutin kontrollerin bi­rinde, doktorum “sol ayağında bir problem var gibi görünüyor” deyip beni detaylı ultrasona yönlendirdi. Oğlumun sol ayağının içe dönük olduğunu ve doğar doğmaz tedavi sürecinin başlaması gerektiğini öğrendim. Biraz şaşkın ve üzgün olarak “İnşallah sağlam doğacak, Al­lah’ın takdir ettiğine de razıyım.” deyip, eşimle o an için kimseye bir şey söylememe kararı al­dık.

Doğuma yakın süreçte ailelerimize söyledik. Allah’a şükür rahat bir doğum sonrası evladımı kucağıma aldım. Henüz üç günlükken ayaktan kasığa kadar alçı yapıldı ve her hafta alçı değiş­ti. Hatay’da ikamet ettiğimiz için Adana’dan Hatay’a her hafta gidiş geliş yaptık. Beş alçı sonunda oğlumun ayağı uygun pozisyona geldi ve aşilotomi adında bir operasyon geçirdi. Bu cerrahi operasyondan sonra da üç haftalık sert bir alçı yapıldı. Daha sonrası da ise dört yaşına kadar giyecek olan ponseti cihazı kullanmaya başladık.

İlk defa anne olmuş, daha bir bebeği tut­mayı bilmezken, alçılı sonra da cihazla bebeği tutmak, emzirmek altını değiştirip kıyafet giy­dirmek oldukça zordu. Adana’da doktorla ya­şadığımız bazı sıkıntılar sonucu tedaviye İstan­bul’da devam etmek zorunda kaldık. Bu sefer de Hatay’dan İstanbul’a yolculuğumuz başladı.

Bu alçıların çıkması ayrı bir zorluktu. Önce­ki süreçte alçıyı otuz dakika boyunca uğraşıp evde kendimiz çıkarıyorduk. Tabi bebek de ra­hatsız oluyor, ağlamaları başlıyordu. Alçı açıldı­ğında acaba ayakta morarma şişme var mı kor­kusunu yaşıyorduk. Çok şükür artık son aşama olan ayakkabıya geçecektik. Bebeğimize pon­seti ayakkabısı takıldı tabi hafif rahatsızlıklar da başladı. Eve dönüşümüz hava şartlarından dolayı zahmetli olmuştu. Allah’ın bir rahmeti olarak çok uyumayan bebeğim eve varana ka­dar uyudu.

Bundan sonra başka bir zor süreç başladı. Bebeğimin ayakları henüz küçük olduğu için ayakkabı ağır geliyor ve bacakta morarma ya­pıyordu. Geceleri el feneriyle yatıp, sürekli ba­caklarını kontrol ediyor, kan dolaşımını takip ediyorduk. Ayakkabıyı yirmi üç saat giyiyordu. Geri kalan bir saatte ise gün içinde yirmişer da­kikalık, üç periyotla ayakkabıları çıkarıp ayağa masaj yapıyorduk. Bu süreler onu rahatça ku­cağımıza alıp, ayaklarını öpüp, sevdiğimiz za­manlardı.

Şimdi dört yaşına girmek üzere ve artık ayakları özgür. Elhamdülillah hiçbir problem yok. Yerinde durmayan, zıplamaya bayılan, bi­sikletten inmeyen bir evladım var. Bu bir imti­handı ve çok şükür kolayca geçti.

*Kübra Genç

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir