Kalbin odaları

Hayatta yalnız olduğunu sanıyordu. Hiç kimsesi yok gibiydi. Üzerinde kırk kat elbi­sesi vardı ama üşüyordu. Aslında üşüyen kalbiydi. Kalp üşür mü? Evet, üşür. Hem de öyle bir üşür ki ne giyersen giy ısıtamazsın.

Kalktı ve sobaya odun attı. Ateş harlandıkça daha da üşüyordu sanki. Dişleri birbi­rine çarpmaya başlamıştı artık. Zorla pencereye gitti ve camı açtı. Soğuk yüzüne vur­dukça, sanki onu sarıp ısıtmaya çalışıyordu. Gözleri yaşardı, damlalar düştükçe kalbi ısınıyordu sanki.

Canını sıkan ve üzen her şey gözünün önünden geçmeye başladı. Her şeyi attığı kalbinin odaları artık donmuştu ve üşüyordu. Her gözyaşı bir odanın kapısını açarken “Allah!” dedi. Ve bu sihirli kelime tüm odalarının kapısını açmaya yetti.

İçi ısındı. Pencereden gelen soğuk artık onu değil evi soğuturken, odunların sesini işitti. Sobayı kapattı ve odunlarını uyuttu. Artık üşümüyordu. Camın soğuk buharına “Allah yanımda” yazdı ve onu da kapattı.

Yalnız değildi artık, Allah vardı ve Allah her zaman yanındaydı. Hem de bir tek onun değil, aslında her an, herkesin yanındaydı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir