Dindar erkekler nasıl kadınları beğenir?-3

Çalışmanın 1. ve 2. bölümlerine, dergimizin Kasım-Aralık sayılarından ve web sitemizden ulaşabilirsiniz…

3- Süslü ve bakımlı olmak

Yine hem kadına, hem erkeğe emredilmiş bir özellik eşine karşı süslü ve bakımlı olmak. Kadınlar zaten fıtraten süslenmeyi sever. Bununla beraber günümüzde kadının bu duygusu pek çok şey tarafından tahrik edilmiş durumda. Yani belli hayat şartlarına sahip olup da süslenmeyen, kendine yakışanı giyip göstermeyen kadın gerçekten çok az.

Belki kadının sosyal hayata eskiye nazaran fazla karışmasından; iş, eğitim, komşuluk, akrabalık ilişkileri başka bir boyut kazanmasından ve sosyal medya aracılığıyla haddinden fazla insana görünen bir pencere elde etmesinden dolayı kadın bu ihtiyacını çoğunlukla ve öncelikle dışarı karşı tatmin etmek cihetine gitmektedir. Burada kadının hatırlaması gereken, bu süslenme konusunda da bazı ölçütlerin bulunduğudur. Bu çağın ortaya koydukları, erkeği de en az kadın kadar süslenme ve kendine bakım yapmaya fazlasıyla teşvik etmektedir; ancak genele bakıldığında erkeğin imtihanının daha çok ihmal cihetiyle olduğunu görebiliyoruz. En azından bu konuda fıtraten kadın kadar zaaf göstermemesi ve toplumsal bir faktör olarak ondan süslenmenin beklenmiyor, hatta yargılanıyor oluşu onu ihmale sevk ediyor diyebiliriz. Erkeğe şu hadis-i şerifi hatırlatarak, kadın ve erkek için sınırları belirlenmiş makbul süslenmeyi bir tartışalım: “Elbisenizi temiz tutun, saçlarınıza iyi bakın, misvak kullanın ve temiz olun. Çünkü İsrailoğullarının erkekleri böyle yapmadığından kadınları zinaya düştü.”

Öncelikle her şeyde olduğu gibi süslenmede de Allah’ın rızasını esas tutmak, O’nun sanatını beğenmek, O’nun nimetlerini üzerimizde gösterdiğimizin farkında olmak ve şükrünü eda etmek için güzelliği izhar etmek olmalı. En çok da Allah’a karşı süslenmek… Mesela, Allah’ın huzuruna en güzel, temiz, süslü halde çıkmak; mescidlere, Allah adına yapılan toplantılara özenli, güzel kokular sürerek gitmek gerek. Sonra helâl olan yakınlarımıza, en çok da her zaman ve en yakınımızda olan eşimize karşı süslenmek lazım, zira bir kadını en fazla bir erkek tarafından beğenilmek hoşnut eder. Hatta kız çocuklarının babaları tarafından beğenilmesi ve bunun ifade edilmesi onların özgüvenli bireyler olmaları ve ileride sağlıklı duygusal birliktelikler kurmaları için çok önemlidir. Eğer bir kadın eşinin beğenisini önemsemiyor; ama namahrem erkeklerin beğenisini kazanmaya çalışıyorsa Allah muhafaza bu zaten ahlakî olarak çok tehlikeli bir durumdur. Aynı şekilde bir erkeğin de yabancı kadınlara kendini beğendirmek için süslenmesi kesin olarak haramdır. Ancak dindar bir kadın için yabancı erkeklerin olmasa da yabancı kadınların –arkadaş, akraba vb- onu beğenmesi, eşinin beğenmesinden ve güzel bulmasından daha değerli hâle gelmişse orada da ruhsal bazı problemlerin mevcut olabileceği ihtimali söz konusu olur. Bundan sonra, elbette sosyal hayatın içerisinde yer edindiği konuma göre helâl ölçülerde bakımlı olmak hem kadın için, hem erkek için güzeldir. Hele ki kişi kendini tebliğ ve davet makamında görüyorsa bunun onun için gerekli olduğunu bile düşünebiliriz.

Bir diğer husus, süslenmenin helâl yollarla yapılıyor olmasıdır. Haram olabilecek; doğrudan haram madde içermese de insana ve çevreye zararlı, fıtrî olanı bozucu etkisi olan maddelerin de süslenmek için kullanılmasının doğru olmadığını belirtelim. Süslenmenin israfa sebep olmaması da önemli bir nokta. Çünkü israfın haram olduğunu zaten biliyoruz. Süslenme helâl olması gerektiği için israfa kaçan harcamalar da Allah’ın hoşuna gidecek bir güzellik katar mı insana? Diğer yandan, erkeğin dinen kadının süs malzemelerini temin etmek mecburiyeti de olduğu için dindar erkeğin kendi kazancıyla karşılayamayacağı bir süs ve bakım ürününü karısı üzerinde görmek isteme ve aksi halde onu güzel bulmama gibi bir hakkı da olmaz.

Başkasının gıpta damarını tahrik etmemesi de kadın için bir diğer süslenme ölçüsüdür. Aslına bakarsanız her şeyde olduğu gibi aile hayatında ve karı-koca ilişkilerinde de mahremiyete dikkat edilirse bu durum kendiliğinden tehlike olmaktan çıkar. Zira kocası için veya kocası kendisi için süslenen, bakım yapan bir kadın bunu âleme ilan etmediği sürece başkasının gıpta damarını tahrik etmesi de mümkün olmayacaktır.

4- Şehvetli olmak ve eşinin taleplerine cevap vermek

Pek biliniyor mu emin değilim; ancak evlenmenin bazı şartları vardır. Konumuz itibariyle bunlardan biri, kişide muamele-i cinsiyeye engel bir durum veya hastalığın bulunmuyor olması. Araştırmalara göre bu problemlerin ancak % 1’i fizyolojik kaynaklı iken % 99’u psikolojiktir ve düzeltilme imkânı da vardır. Yeter ki insan kendinin farkında olsun, bu durumu kabullensin ve çözüm arayışına gitsin. Maalesef toplumumuzda cinsellik konusu çok ciddi bir tabu haline getirildiği, zamanında ve sağlıklı şekilde öğretilmediği ve ciddi şekilde konuşulamadığı için kişiler kendilerindeki birtakım problemleri önceden tespit edemiyor, ettiğinde ise yardım için bunu ifade etmekte zorlanıyor. Bu durum hakikaten günümüzde evliliklerde çok büyük sıkıntılara sebep olmakta. Kadın için de erkek için de söz konusu olabilen bu gerçeklik, eğer evlilikten sonra fark edilirse ve kusurlu olan taraf iyileşmekte direnirse veya nadiren de olsa çözümsüzlük var ise o zaman karşı taraf hem şer’i, hem modern hukuka göre boşanma hakkına sahiptir. Tekrar vurgulamak istiyorum ki, bu durum iki cins için de geçerlidir ve hatta cinsel problemlerin erkeklerde daha zor kabullenildiği bilgisini ortaya koyduğumuzda, erkeklerin daha çok üzerinde düşünmesi gereken bir durumdur. Allah’ın emrettiği dosdoğru hâlin, şehevî duygular üzerindeki tezahürü olan iffet; harama karşı isteksiz ama helâle karşı istekli olmaktır. Bu nedenle kadın olsun erkek olsun helâl olan eşine karşı istekli olması, cinsellikte ve aile saadetinde önemlidir. Dinî görev açısından bakıldığında ise ikisine de görevdir. Bu güzel ilişki tesis edildikten sonra, artık eşlerin birbirine karşı anlayışlı olması, birbirinin istek ve ihtiyaçlarını gözetmesi, o saygı ve sevginin gereği olarak ortaya çıkmaz mı? Cinselliğin, daha doğrusu cinsel mahrumiyetin bir cezalandırma aracı olarak kullanılması çok büyük bir vebaldir. Ayrıca eşlerin arasındaki muhabbeti de zedeleyici etkisi olabilir. Bu yüzden dinimizce çok şiddetli tehditlerle yasaklanmıştır. Ama keyfî olmayan, gerçekten hastalık, yorgunluk gibi zarurî sebeplerle cinsel birlikteliğe isteksiz olan kadınların da anlaşılması, aynı şekilde erkeğin üzerine bir hak olarak konulmuştur. Çünkü Allah erkeğe verdiği duyguları kadına da vermiştir ve kuluna zulmetmez. İki tarafın da fedakârlıkta bulunması gereken zamanlar evlilik içerisinde mutlaka olacaktır.

Özetle, cinsel olarak istekli olmak ve eşinin ihtiyaçlarını karşılamak kadın için bir görev sayıldığına göre o da güzelliğine, beğenilmesine bir etkendir. Kadının bu konudaki gayreti, arzusu dindar erkeğin karısını beğenmesi için bir sebep, hatta çok güçlü bir sebeptir.

Sonuç

Daha birçok başlık ve kaynak ile desteklenebilecek olan bu konuya şimdilik nokta koyuyoruz. Bu çalışmamızda birkaç şeyi hedefledik;

Birincisi; kadını güzel yapan hallerin dinî-toplumsal faktörler ve erkeklerin beğeni kriterleri üzerinden tartışmasını yapmak,

İkincisi; dindar erkeklere, kadınları ne sebeplerle beğendikleri üzerine düşünmeleri için bir farkındalık kazandırmak,

Üçüncüsü; toplumumuzda asırlardır süregelen düşüncelerle oluşmuş ve kökleşmiş, pek yanlış olarak dine dayandırılan, hâlbuki sonuçları ne Allah’ın, ne kulun razı olacağı biçimde kendini gösteren bazı inanışları ortaya koymak ve bunları tartışmaya açarak herkesin zihninde bir temizliğe,hiç değilse sorgulamaya vesile olmak,

Dördüncüsü ise; asıl ve emredilen güzelliği erkek ve kadına hatırlatarak fıtrî ve helâl olan muhabbete katkı sunmak, böylece güzel evliliklerin ve dolayısıyla da güzel bir neslin ortaya çıkmasına katkı sağlamak.

Niyetlerimi de apaçık ortaya koyduğuma göre artık sürç-ü lisan ettiysem affolur kanaatindeyim. Çalışmaya yapılan bütün geribildirimlere cevap vermeye çalıştım. Yapılan bütün güzel yorumlara, tekrar teşekkürlerimi iletirken, bu amaçlara fayda sağlayacak her türlü bilgi, fikir, öneri ve eleştirinin tarafımdan memnuniyetle karşılanacağını hatırlatırım.

Güzellikle kalın…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir