Meyve suyu

Geçen sayıda gazlı içecekler üzerinden Peygamber efendimizin (asm) çok önemli bir uyarısına dikkat çekmiştik. Haram olarak kesin bir ifadeyle belirtemesek de şüpheyle yaklaşılması gereken durumlar mevcut idi. Gazlı içeceklerde kullanılan aroma ve lezzet verici birtakım materyallerin alkol ile muamelesinden doğan şüpheli durum maalesef bu ürünle sınırlı değil. ‘Meyve suyunda da mı alkol varmış?’ diye düşünebilirsiniz ancak buradaki durum farklı.

Bildiğiniz üzere pulplu, yoğun kıvamlı ve berrak hazır meyve suları bulunmaktadır. Hazır meyve sularındaki ortak problemlerden biri çok ama çok  fazla şeker içeriyor olmasıdır. Meyvelerin kendi şeker içeriklerinin yanı sıra, dışarıdan ilave edilen glukoz/fruktoz şurubu ya da şeker, kalori değerini bir hayli yükseltmektedir. Bu da düzenli tüketimde kontrolsüz kilo artışına neden olur. Diğer bir konu, İslâmî ölçüde bizde şüphe uyandıran nokta berrak meyve suları yani elma, vişne suyu gibi çeşitlerde karşımıza çıkmaktadır. Bu çeşit meyve suları üretiminde arzu edilen berrak ve parlak görünümü sağlamak amacıyla jelatinden geçirilerek bir nevi filtre edilmektedir. Sıkıntı seçilen proseste değil bu amaçla kullanılan üründedir. Filtrasyon için kullanılan jelatinin kaynağı haramlık/helâllik bakımından önemlidir. Çoğu haram olan bir şeyin azı da haramdır düsturu ile bakıldığında, jelatinin elde edildiği hayvanın Müslümanlara haram kılınan bir hayvandan elde edilmiş olması mümkün değildir. Niyet ne olursa olsun haram olan haramdır. Hazır meyve suları etiket bilgilerine bakıldığında jelatinin kaynağı belirtilmediği için şüpheyle yaklaşılması gerekmektedir. Ancak bu konuda dikkat edip gerekli tedbirleri alarak, helâl yollardan bu işlemleri sağlayan markalar, hariçtir.

Hazır meyve suları kötüdür, kilo aldırır, kanser yapar vs. gibi gıda bilimcilerden çok gıda bilimci tutum takınan medyatikleri değil, ‘bu ve bunun gibi ürünlerde neden sağlık problemleri teşkil eden ve haramlık bakımından şüpheyle yaklaşılması gereken durumlar var?’ bunlar sorgulanmalı ve bu noktalarda bilinç kazanılmalıdır. Bu tip ürünlerde olduğu gibi problem bazen görünür olmayabilir, örneğin teknik olabilir. Özellikle araştıran, sorgulayan insanlar ve gıda bilimciler dışında kaç kişi böyle bir durumun farkında olabilir ki? En azından bu sorumluluk evlatlarımız ve gelecek nesil için alınmalıdır.

Dozu kaçırıldıktan sonra su bile insan sağlığı için zarar verici olabilir. Neyi, ne kadar ve neden tükettiğimize dikkat edersek hem vücudumuza gereksiz besinleri almamış, hem de şüpheli durumlarla daha az karşı karşıya kalmış oluruz. Artık şunu biliyoruz ki aldığımız her ürün üzerinde etiket bilgileri yer alıyor. Etiket bilgilerindeki içindekiler kısmında yazılanlar, miktarı çok olandan aza doğru sıralanır. Yani bir içindekiler bölümünde ilk üç sırada şeker, yağ bilgileri yazıyorsa maalesef vücudunuza kalorisi hayli yüksek bir besin almak üzeresiniz…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir