“Allahım, benden Resûlune selam ulaştır!”

“Semâvât ve arz ehl-i imânın ölmesiyle ağlarlar. Zîrâ ehl-i imân ise-çünkü semâvât ve arzın vazifelerini bilir. Hakiki hakikatlerini tasdik ediyor. Ve onların ifade ettikleri mânâları imân ile anlıyor.”  Bediüzzaman Said Nursi

Peygamberimizin (asm) emriyle Mekke halkından haber almak için gelen Hubeyb bin Adiy (ra) ve Zeyd bin Desinne’yi (ra) yakalayıp darağacına bağlayan müşrikler, Zeyd bin Desinne’yi tüm gözler önünde şehit ettiler. Ve Hubeyb’e sormaya devam ettiler:

“Ey Hubeyb, şakamız yoktur. Eğer İslâm dininden dönmezsen seni öldüreceğiz!”

Hz. Hubeyb (ra):

“Allah yolunda olduktan sonra, öldürülmenin benim için hiç bir kıymeti yoktur!” diye bağırdı.

“Allahım, şuan burada müşriklerin yüzünden başka bir yüz göremiyorum. Ama benden Resulune (asm) selam ulaştır.” diye dua etti. Daha sonra da:

“Esselamü aleyke ya Resulallah!” diye bağırdı.

Ve o sırada ashab ile oturan Peygamber Efendimiz (asm) aynı vahiy gelmiş gibi bir halete girerek Hubeyb’in selamını aldı:

“Ve aleyhisselam ya Hubeyb!”

Ve merakla bakan ashabına dönerek buyurdu:

“Şu an kardeşiniz Hubeyb (ra), müşrikler tarafından şehid edildi. Hubeyb (ra) benim Cennet’te komşum olacaktır.”

Mekkeli müşrikler Hz. Hubeyb’in (ra) vücuduna mızraklarla saldırmışlardı. Peş peşe öyle saplıyorlardı ki, mızraklar göğüs kısmından girip sırt kısmından çıkıyordu. Hz. Hubeyb (ra) vücudundan kanlar fışkırırken, son nefesini kelime-i şahadet getirerek verdi:

Cenazesi kırk gün darağacında asılı kaldı. Müşrikler, ara ara gelip vücuduna bakarak gülüyorlardı. Fakat gün geçtikçe müşrikler de korkmaya başladı. Çünkü Hubeyb’in vücudu çürüyüp, kokmuyor, ilk günkü tazeliğinde kalıyordu.

Peygamber Efendimiz (asm), Zübeyr bin Avvam (ra) ve Mikdad bin Esved’i (ra) Hubeyb’in cenazesini getirmeleri için Mekke’ye gönderdi. Onlar da gece gizlice Mekke’ye girip, Hubeyb’in cenazesini aldılar ve Medine’ye doğru hızla yola çıktılar. Durumu fark eden müşrikler vakit kaybetmeden peşlerine takıldı. Ve büyük bir kalabalıkla üzerlerine hücum ettiler.

Zübeyr (ra) ve Mikdad (ra) kendilerini savunmak için cenazeyi yere koydular. Hubeyb’in cenazesi toprağa değer değmez toprak yarıldı, cesedi içine aldı ve kapandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir