Ne yediğimizi bileceğiz

Sevgili Bizim Aile okuyucuları,

Bugüne kadar ele aldığımız çeşitli gıda ürünlerinde gıdaları helal, tayyib ya da şüpheli olma durumlarına göre incelerken aynı zamanda içeriğindeki yağ ve şeker oranları ile sağlık ilişkilerini de gözden geçirdik. Geçtiğimiz aylarda bahsi geçen nişasta bazlı şeker şurupları ile ilgili yazıda detaylı bahsedildiği üzere, yapılan bilimsel çalışmalara da dayanarak sağlık ilişkisinden ne kadar uzak olduğu, artık devlet tarafından atılan adımlarla da netleşti. Halâ devam eden uygulamada ilave şeker içeren içeceklerin kapaklarında “F” ve “S” gibi ibareler bulunmaktadır. “F” ibareli kapaklar, fruktoz şurubunu işaret ederken “S” ibareli kapaklar sofra şekerini işaret etmektedir. Henüz yasal olarak yürürlülüğe girmemekle birlikte sunulan yeni önergeye göre; gıda ürünlerinde artık nişasta bazlı şeker ürünlerinin (mısır şurubu) kullanım oranı % 2.5 ile sınırlandırıldı.

Bu ne demek oluyor? 100 gram şeker içeren bir ürünün % 97.5’luk kısmının şeker pancarından elde edilmesi demektir. Aynı zamanda şeker pancarı üretimini etkileyecek bir adımdır. Ayrıca yeni önerge de bahsi geçen diğer husus; artık mısır şurubundan elde edilen her ürün etiketinde “nişasta bazlı” ifadesinin bulunması zorunlu olacaktır. Yapılan bu düzenleme sayesinde mısır şurubunun daha kolay farkına varabileceğiz.

Dünya Sağlık Örgütü ve Türk Gıda Kodeks’ine göre bir gıda için sağlıklı olduğunu beyan etmenin bazı şartları var. Bunlar; gıdanın içerdiği doymuş yağ asitlerinin % 10’u geçmemesi içerdiği enerjinin en fazla % 10’unun ilave şekerden olması gibi önemli maddelerdir. Gıdaların etiketlerinde çoğunlukla ilave şeker miktarı ve kaynağı, doymuş yağ oranı gibi hususlarda açıkça bilgi verilmemektedir. Bu nedenle bu yılın sonlarında verilmesi plânlanan yeni önergede sunulan Renkli Etiketleme Kuralı bu açığı önemli ölçüde kapatacaktır. Bu kurala bağlı olarak gıda ürünleri trafik ışıkları kullanılarak işaretlenecektir. Yani; sağlık beyanı yapılabilecek (% 5 ve daha düşük oranda şeker,% 3 ve daha düşük oranda yağ içeren) ürünlerde yeşil punto, ilave şeker ve doymuş yağ oranı bakımından biraz daha yüksek orana sahip (% 22.5’a kadar şeker ve % 17.5’a kadar yağ içeren) ürünlerde sarı punto ve cips, bisküvi, meyve suyu vs. gibi yüksek oranda ilave şeker ve doymuş yağ içeren ürünlerde kırmızı punto göreceğiz. Bu şekilde sağlıklı beslenme ve ne yediğimizi bilme adına bir adım daha ileriye gidebiliriz.

Paketli ürünlerin tüketim sıklığı ve bu tip ürünlerin kantinlerde; giyim, oyuncak gibi çeşitli mağazalarda ve promosyon olarak her şekilde el altında olması nedeniyle bu ürünlere karşı artan alışkanlık/ bağımlılık, obezite ve çeşitli şeker hastalıkları görülme sıklığı her geçen gün artıyor. Niyetim bu konuda belli replikleri tekrarlamak değil. Asıl ikna olunması gereken konu; paketli ürünlerin tüketim kontrolü. Bu yeni gelişmeler, toplumun bilinçlenmesi ve talepleri sayesinde gerçekleşiyor. Nitekim nişasta bazlı şekerler, ilave şeker/doymuş yağ oranları konusunda ki ısrarlı ikazlar netice vermiş ve kantin aracılığıyla çocukların her an elinin altında olması da kısıtlanmıştır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir