Aydınlık yakınında

Kapandığını düşündüğün penceren belki de sonradan bir ışık ile aydınlanır.”

Kim bilir?

Hayat her zaman istediğimiz şekilde gitmiyor olabilir. İsteklerimiz, arzularımız elbette var. Fakat olmadığı zaman yaşadığımız hayâl kırıklıkları ve birçok olumsuzluk anında ne yapmalı? Nasıl davranmalı? Bunları idrak edemediğimiz ve ne yapacağımızı bilemediğimiz zamanlar için sana birkaç anekdot sunmak isterim.

Bir şeyi çok istersin de olmaz ya.

Umutlanırsın, hayâl kurarsın, vazgeçilmezmiş gibi gelir sana.

Olmama ihtimalini düşünmek istemezsin.

Sonra bir bakarsın olmamış, hayâller bir bir suya düşmüş, umutlar bitmiş ve depresif bir hal almış seni…

Çare ararsın üzülmemek için, başa çıkmaya çalışırsın kendi kendine. Bu halde iken değişik başa çıkma yöntemleri kullanırsın..

İşte bazı zamanlar görmüşsündür, bu depresif halin gittiği, istediğin şeyi unuttuğun ve başka uğraşlara odaklandığın vakit bir bakmışsın istediğin şey karşına çıkmış. Ya da farklı şekilde ve daha güzeli ile çıkmış.

Bunu gören sen;

Mutluluktan havaya uçmuşsun.

Şükür ve memnuniyet içerisinde olmuşsun.

Hayat her şeye rağmen güzel demeye başlamışsın.

Fakat nasıl oluyor bu?

Aslında buradaki kilit nokta nedir biliyor musun?

Biraz önce söylediğim ‘başa çıkma yöntemleri’ yani olumsuz bir anında en umutsuz ve depresif halinde bile şikâyet ve isyan boyutuna çıkmama başarısı.

Nasıl mı?

* ‘Olmuyor yeter’ diye sızlanmak yerine ‘olmuyorsa bunun bir nedeni var Ve Yaratıcı beni biliyorve ben O’nun en iyisini bana nasip edeceğini biliyorum, ya sabır, çok şükür’ demeli, başından sonuna her adımda tevekkül ve teslimiyet içerisinde olmalı.

* O’nun yüksek kudret ve ilim sıfatlarını düşünerek, seni olgunlaştırdığı bilinci ile sakince hayatına devam etmeli.

* O’nun “Kun fe yekûn-O, ol der ve oluverir” ayetine samimiyet ve içtenlik ile inanmalı ve bu inanç ile yaşamalı.

* Odak noktanı ve enerjini o çok olmasını istediğin şeyden başka şeylere çevirmeli.

İşte bunlardan sonra bir bakmışsın en beklemediğin anda aklında hiç yokken belki de o şey olmuş ya da daha güzeli ve daha iyisi olmuş. Çünkü Yaratıcı öyle büyük ki, senin plânlarını, düşüncelerini duygularını, her şeyi biliyor.

………………………………………………….

Burada din ve mâneviyatın hayatımıza olan müsbet katkılarından bahsetmek yerinde olur. Din ve maneviyat, hayatı keşfetme ve anlamlandırma yönünde, yaşamda olgunlaşma, yaşadıklarından ders çıkarma ve öğrenme yolculuğunda sana psikolojik ve bedensel anlamda olumluluk katan olgulardır. Bunu değerlendirme ve hayatına yansıtma yukarıda belirttiğim birçok şeyi yapmaktan geçiyor.

Din ve maneviyat olgusunu, hayatındaki manâ ve keşif yolculuğunda güzel ve anlamlı bir şekilde tadan bilgeler, mutasavvıflar ve onların ihlasla, içten hissiyat ile söyledikleri manâ dolu ifadeler de bizi aydınlatan en güzel örneklerdir. Çünkü onlar, hayatımıza dokunan ve anlamlandıramadığımız bazı şeyleri manâ dünyamıza ilmek ilmek işleyen ve iyi ki var olmuşlar dediğimiz kişilerdir.

Konuyu manâ dünyamızı anlamlandıran bir mutasavvıf olan Mevlana’nın sözü ile bitirirsek;

Olmaz dediğin ne varsa hepsi olur…

‘Düşmem’ dersin düşersin …

‘Şaşmam’ dersin şaşarsın…

En garibi de budur ya

‘Öldüm’ der durur, yine yaşarsın…

Bu bilinç ve farkındalığa ulaşmak ümidi ile…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir