Çekirdekten ebediyete

İnsanı ve kâinatı yaratan Rabbimiz, ‘yapan bilir’ kaidesince, bizi ve kurduğu bu alemin düzenini her şeyden ziyade bilir. Evlilik de dünya hayatının devamlılığı ve ahiret hayatının da anlamını bulması açısından en temel İlâhî kanunlardan biridir.

Evlilik müessesinin en birinci amacı neslin devamlılığıdır. Neslin devamlılığı sağlanmasaydı, ne bu dünya, ne de ahiret âlemleri maksadını gerçekleştiremezdi. Bu anlamda evlilik ne kadar lüzumlu, hatta Rabbimizin yaratma maksadına vesile olmakla ne kadar kutsal ve ulvi…

Cüssesi küçük olmakla birlikte içinde kocaman bir ağacı saklayan çekirdek gibi, çekirdek ailemiz ile birlikte dünyada gelecek nesilleri ve inşallah Cennete layık kulları yetiştirmeye vesile oluyoruz. Elbette mahiyeti bu kadar önem arz eden aile kurumu üzerinde, başta şeytan, nefsi emmare ve dünyevi düşmanlar çalışacaklardır.

Dünya hayatı içerisinde türlü türlü imtihanlar ile muhatabız, bu imtihanların pek çoğu da evlilik hayatı içerisinde gerçekleşiyor. Evlilik hayatı zor olduğu için mi imtihanlar yaşıyoruz, yoksa bu dünya hayatının gereği olduğu için mi? Evlenmezsek imtihanlar başımıza gelmeyecek mi, kusursuz bir hayat mı yaşayacağız? Kusursuzluk, sonsuz huzur ve saadet Cennet alemlerine has özelliklerdir. Fakat bakış açımızla, başımıza gelen halleri yorumlama tarzımızla korkularımız, sıkıntılarımız, bin derece hafifleyebilir. Lezzetlerimiz, zevklerimiz şükrümüzle, güzel bakışımızla bin derece artabilir.

İmanî zaafiyetle birlikte evlilik bağı da doğru orantılı olarak zayıflıyor. Dünyada sığınağımız, küçük bir cennetimiz hükmünde olması gereken aile hayatımız kaçacak yer arayacağımız Cehennemî bir halet alabiliyor. Bediüzzaman Hazretlerinin tespitlerine göre aile hayatının hayatı ve saadeti, samimi, ciddi, vefadarane hürmet ve hakiki, şefkatli, fedakârane merhamet ile olabilir.

Aile fertleri arasında bu duyguların hakim olabilmesi, fani dünyada geçici bir beraberlik düşüncesiyle mümkün olamıyor. Ahiret inancı, aile hayatlarımızda devreye girdiğinde karanlıklı, sıkıntılı hallerimizi aydınlatacaktır. Beraberliklerimizin ebedileşeceği ve sonsuz saadette birlikte olmak fikriyle, kusurlara odaklanılmayacak, samimi hürmet, sevgi, şefkat, sadakat gibi duygular ailelerde hüküm sürecektir. Aile huzurumuzu çok uzaklarda aramayalım. Yanı başımızda, kalbimizin içindeki imanımızı onararak iki dünya saadetini yakalayabiliriz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir