En az bizim kadar canlı olan: Bitkiler

İç ve dış mekânlarda hareketlilik ve temiz hava istiyorsanız en kolay yolu o ortamı yeşillendirmektir. Her türlü çiçek ve bitkinin mekâna şıklık ve ferah hava sağladığı gibi mekânın dekorasyonunu da tamamlayıcı özelliktedir. Ev için bitki seçerken karar vermeniz gereken ilk şey tabii ki dekorasyonunuz için nasıl bir bitki aradığınızdır. Mekânın büyüklüğü ve kullanacağınız alan yeterli büyüklükte ise ona göre bir bitki seçmeniz daha doğru olur. Dar alanlarınız için daha küçük bitkiler seçmeniz ortama ferahlık sağladığı gibi alanı da daraltmayacaktır. İlk defa bitki yetiştirmeye karar verdiyseniz mümkün olduğunca bakıma daha az ihtiyaç duyan bir bitki seçmenizde fayda var. Seçtiğiniz bitkiyi konumlandıracağınız yerin güneş alan bir alan olması ve nem dengesini koruyabilmesi önemlidir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, bitkilerin geceleri karbondioksit yaymasından ötürü yatak odasında kullanılmamasıdır. Evlerin koridorları ve girişleri genelde ışık almadıkları için buralara güneş isteyen bitkiler koyulmamalı. Mutfakta ise rengârenk çiçekler ve baharatlar kullanabilirsiniz.

Ayrıca size bir inovasyondan bahsetmek istiyorum. Alışveriş sonrasında buzdolabına saklanan sebzeler, içinde bulundukları plastik torbalar ya da buzdolaplarının soğuk, kuru ve nemli ortamları sebebiyle çoğunlukla birkaç gün içinde bozulabiliyor. Bitkilerin yaşaması için farklı koşullar gerekli olabiliyor: Tamamen su altında kalma, hava geçirmez bir kapta bulunma ya da bir çiçek gibi içinde su bulunan bir kaba konma. Bunun için kolları sıvayan İsveçli tasarımcı Agnes Sjöberg’in dikkat çeken bir çalışması var. Tasarımcının her üç duruma da yanıt veren cam formları sayesinde, sebzeler, 2-3 günde bir suları değiştirilerek birer bitki gibi yetiştirilebiliyor. Böylelikle kesilmeden önceki durumları korunuyor, ömürleri uzuyor.

Benim için heyecan verici olan yeni bir inovasyondan daha bahsetmeden geçemeyeceğim: Bitkilerin oksijen üretmelerinin yanı sıra onlardan ışık da elde edebileceğiz. Missouri’de faaliyet gösteren biyo-teknoloji firması Bioglow kendiliğinden ışıklı bitkiler üretmeyi başardı. DNA’sıyla oynanarak ateşböceği gibi ışık saçan organizmaların özelliklerinin hücre düzeyinde aktarılmasıyla, bitki, yaşam döngüsü boyunca sürekli olarak ışık saçabiliyor. Doktor Alexander Krichevsky’nin yaptığı araştırmalar sonucunda ürettiği ilk kendiliğinden ışıklı bitkiye verdiği isim ise Starlight Avatar. Bilim adamı gelecekte elektriğe gerek duyulmaksızın bitkilerle aydınlatma sağlanabileceğini öngörüyor. Hadi hayırlısı diyoruz.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir