Tasarımda kapılar

Mimaride çoğu zaman arka plâna atılan kapılar, sandığımızın aksine tasarımın son derece önemli bir yapıtaşıdır. Kullandığımız bina veya konut yapılırken tasarıma bakılmadan gelişi güzel yekpare olarak bütün mekânlara neredeyse aynı kapı kullanılır. Tabi bunu kullanıcı zamanla tasarımına göre değiştirmek zorunda kalabiliyor. Burada biz tasarımcılara düşen en önemli görev bu mekânı kimin kullanacağı ve ne amaçla kullanacağıdır. Bu soruların doğru cevabı bulunduğu taktirde yapılacak tasarım da bir nevi yön bulmuş olur.

Kapılar geçiş alanıdır bir mekândan başka bir mekâna geçildiğinin belirtisidir. İşte bu mekânlar arası geçişleri yaparken herkesin kolaylıkla kullanması gerekir. Bu noktada düşünmemiz gereken en önemli husus engelli bireyler için işlevsel olup olmadığıdır. Engelliler için tavsiye edilen hacimler arası geçişleri kapılarla sınırlamak yerine boşluk bırakılmasıdır. Fakat mekânların ve kişilerin mahremiyeti açısından kapı kullanımı zorunlu olabilmektedir. Bu durumda kapı boşluklarının boyutu, açılım yönü ve kapının üzerinde bulunan mekanizmaların yeri, kullanıcının hareket kabiliyetine göre düzenlenmelidir. Kapı girişleri bedensel engellilere göre düzenlenirken sadece tekerlekli sandalye kullanan engelliler değil, tüm engelliler için uygun düzenlenmelidir. Bedensel engelliler arasında, tek elini kullanamayan veya iki elini de kullanamayan, yardımcı gereçlerle yürüyebilen vb. gibi birçok farklı engel grubu vardır. Bedensel engellilerin tamamı düşünüldüğünde, kapılarda temiz geçiş açıklığının yanında harekete veya sese duyarlı algılayıcılar kullanılması en uygun çözümdür. Ellerini kullanamayan engelliler kapı önüne geldiklerinde kapıdaki algılayıcı sayesinde kapı kendiliğinden açılacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli konulardan birisi kapının açık kalma süresidir. Bu süre hesaplanırken engellilerin, engelsiz bireylere göre daha yavaş hareket ettikleri mutlaka düşünülmeli ve kapının açık kalma süresi buna göre plânlanmalıdır. Böylelikle onların hayatında bir engel de biz olmayız.

Biraz da kapıları tasarım boyutundan inceleyelim. Kapıların her iki yüzeyinin farklı mekânlara, farklı ortamlara ve hatta farklı duygulara hitap etmesine rağmen aynı görüntüde olması çoğu zaman eleştirilmiştir. Bunun için belki de tasarlanan, üretilen kapı modüler biçimde tasarlanmalı ve bu modüler parçalar sayesinde kapının fonksiyonu, rengi bireysel olarak kullanıcı tarafından değiştirilebilir olması sağlanabilir.

Kapılar bir mekâna girerken ilk izlenim için çok mühimdir. Çoğu zaman bir kapıya bakıp iç mekân hakkında olumlu veya olumsuz bir fikir üretmek mümkün. Bundan ötürü ister ev isterseniz iş yeri veya özel tasarım mimari yapılarda kapılar her zaman çok önemlidir.

Dolaplarda sürgülü kapıların kullanılmasına çok sık rastladığımız halde bu sistemin mekânın iç kapılarında kullanımını arka plâna atıyoruz. Oysa sürgülü kapılar kullanmak sandığımızın aksine çok da zor bir uygulama değildir, aksine bu tarz tasarımlar yapmak hem mekânımızı diğer mekânlara oranla daha farklı ve özgün kılar, hem de alan elde etmiş oluruz.

Çoğunlukla insanlar antrenin yeterli derecede gün ışığı alamadığından şikâyetçi olurlar. Bunun çözümünü de kapı tasarımında bulabiliriz. Kullandığınız iç mekân kapılarını cam tercih etmeniz doğrultusunda mekân hem daha aydınlık, hem de daha soft bir görünüme sahip olacaktır.

Kaynak: https://dergipark.org.tr/download/article-file/325736

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir