Gül Bahçesi

Hz. Ebû Hüreyre (ra) rivâyet ediyor:

Kadınlara hayır ve iyilik tavsiyesinde bulunurum. Çünkü kadın eğri kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Kaburganın en eğri yeri de üst tarafıdır. Eğer onu doğrultma yoluna gidersen kırarsın. Eğer kendi haline bırakırsan eğri kalmaya devam eder.

Hz. Ebû Hüreyre (ra) rivâyet ediyor:

Allah kadın elbisesi giyen erkeğe ve erkek elbisesi giyen kadına lanet etsin.

Hz. Ukbe bin Âmir (ra) rivâyet ediyor:

Kız çocuklarını hakir görmeyiniz. Şüphesiz onlar, cana yakın ve kıymetlidir­ler.

Hz. Îbni Abbas (ra) rivâyet ediyor:

Allah erkeklere benzemeye çalışan kadınlara ve kadınlara benzemeye çalı­şan erkeklere lanet etsin.

Hz. Îbni Amr (ra) rivâyet ediyor:

Ümmetimin başına İsrailoğullarının durumuna tıpa tıp benzeyen bir du­rum gelecektir. Öyle ki onlardan annesiyle açıkça zina eden kimseler çıksa, ümmetimden de bunu yapanlar çıkacaktır. İsrailoğulları yetmiş iki fırkaya ayrıldılar. Ümmetim ise yetmiş üç fırkaya ayrılacaktır. Onlardan bir fırkanın dışında, hepsi Cehennemdedir. Kurtulan o fırka ben ve Sahabelerimin yolu üzerinde olanlardır.

Hz. İbni Abbas (ra) rivâyet ediyor:

Sizler öncekilerin yoluna karışı karışına, arşını arşınına uyacaksınız. Öyle ki, onlardan biri kertenkelenin deliğine girse, siz de girersiniz. Ve yine onlardan biri yolun ortasında hanımıyla birleşse, siz de aynısını yaparsınız.

Hz. İbni Ömer (ra) rivâyet ediyor:

Fuhuş yaygınlaşınca yer sarsıntıları olur. İdareciler zulüm ve haksızlık yap­tıklarında yağmur kesilir. İslâm idaresi altında yaşayan gayrimüslimlere ve­rilen sözler yerine getirilmediğinde de düşman galip gelir.

Hz. İbni Mes’ûd (ra) rivâyet ediyor:

Kadın avrettir. Dışarı çıktığında şeytan onu ve onunla başkalarını yoldan çı­karmak için fırsat kollar.

Hz. İbni Abbas (ra) rivâyet ediyor:

Beş şey beş şeyin karşılığıdır: (1) Bir topluluk verdiği sözden dönerse, Allah mutlaka düş­manlarını başlarına musallat eder. (2) Allah’ın indirdiğinden başka bir şeyle hükmederlerse, fakirlik mutlaka aralarında yaygınlaşır. (3) Ara­larında fuhuş yaygınlaşırsa, ölümler mutlaka çoğalır. (4) Ölçü ve tartıyı eksik yaparlarsa, zi­raatın bereketinden mutlaka mahrum kalırlar ve kıtlığa yakalanırlar. (5) Zekâtı vermezlerse, Allah mutlaka yağmuru keser.

Hz. Esma binti Umeys (ra) rivâyet ediyor:

Ne kötü kuldur o kul ki, sonsuz büyüklük ve yücelik sahibi olan Allah’ı unutur da kendinde bir şeref var sanıp kibirlenir. Ne kötüdür o kul ki, en yüksek ve istediğini yapmaya muktedir olan Allah’ı unutur da zulüm ve tecavüze kalkı­şır. Ne kötüdür o kul ki, kabir ve orada çürümeyi unutur da bu dünyadaki asıl vazifesini kulak ardı edip oyalanır. Ne kötüdür o kul ki, nereden gelip nereye gittiğini unutarak, serkeşlik ve azgınlığa dalar. Ne kötüdür o kul ki, dini âlet ederek dünyayı ister. Ne kötüdür o kul ki, şüpheli şeylere sarılıp dinî yasak­lardan kurtulmaya çalışır. Ne kötüdür o kul ki, rehberi bir tamahkârlıktır. Ne kötüdür o kul ki, nefsinin herhangi bir kötü arzusu onu yoldan saptırır. Ne kötüdür o kul ki, bir gayr-ı meşru istek ayağını kaydırır.

Hz. Îbni Ömer (ra) rivâyet ediyor:

Allah’ın en hoşlanmadığı helâl, boşanmadır.

Hz. Sevban (ra) rivâyet ediyor:

Herhangi bir kadın zarurî bir gerekçe olmadan kocasından boşanmasını is­terse Cennetin kokusu kendisine haram olur.

Hz. Enes (ra) rivâyet ediyor:

En zorlu savaş, kadınların fitnesinden korunabilmektir. İnsanın karşılaşmayı en uzak gördüğü şey ölümdür. Bu ikisinden daha zorlusu ise, insanlara muh­taç olmaktır.

Hz. İmran bin Husayn (ra) rivâyet ediyor:

Cennete baktım, ekser halkının fakirler olduğunu gördüm. Cehenneme de baktım, ekser halkının kadınlar olduğunu gördüm.

Hz. Sa’d bin Ebî Vakkas (ra) rivâyet ediyor:

Allah’ım, kadınların fitnesinden ve kabir azabından Sana sığınırım.

Hz. Enes (ra) rivâyet ediyor:

Şunlar kıyamet alâmetlerindendir: İlmin kaldırılması, cehaletin yaygınlaş­ması, zinanın açıktan işlenmesi, içkinin içilmesi, elli kadına bir tek erkek hi­maye ve nezâret edecek kadar erkeklerin ölüp kadınların kalması.

Hz. Üsâme (ra) rivâyet ediyor:

Ben, erkekler için kadınlardan daha tehlikeli bir imtihan sebebi bırakmadım.

Câmiü’s-Sağîr’den…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir