Gül Bahçesi

Hz. Enes (ra) rivâyet ediyor:

Allah belâ ve musibetlerin mü’min kulunun bedeni üzerinde hâkimiyet kurmasına izin vermez.

Hz. Ebû Hüreyre (ra) rivâyet ediyor:

Kader hakkında bilir bilmez konuşmak, ümmetimin âhirzamandaki kötülerine bırakıldı.

Hz. Ebû Hüreyre (ra) rivâyet ediyor:

Allah bir kulunu severse ona musibet verir ki, duâ ve niyazını işitsin.

Hz. Îbni Ömer (ra) rivâyet ediyor:

Allah bir topluluğa azap vermek istediğinde o azap bütün fertlerine isabet eder. Sonra da o amelle­rine göre diriltilirler.

Hz. Ebû Mâsâ el-Eş’arî rivâyet ediyor:

Şu ümmetim merhamete nail olmuştur, Ahirette azap görmeyecektir. Onun azabı ancak dünyada ağır imtihanlar, zelzeleler, öldürülmeler ve musibetler şeklinde verilir.

Hz. İbni Abbas (ra) rivâyet ediyor:

Ümmetime hiçbir ümmete verilmeyen bir hususiyet verildi. O da musibet ânında, “Şüphesiz biz Allah’a âitiz ve yine O’na döneceğiz” demektir.

Hz. Ebû Ümâme (ra) rivâyet ediyor:

Benim nazarımda en çok gıpta edilen mü’min, yükü hafif, namazdan nasibi fazla olan, rızkı ken­disine yetecek derecede fazla olmadığı halde Allah’a kavuşuncaya kadar buna sabreden, Rabbine karşı kulluk vazifesini güzel bir şekilde yerine getiren, insanlar arasında fazla tanınmayan, musibeti dünyada iken verilen, mirası ve ardından ağlayanı az olan kimsedir.

Hz. Ebu’d-Derda (ra) rivâyet ediyor:

Musibete uğramış mü’minin duasını ganimet bil.

Hz. Enes (ra) rivâyet ediyor:

Şüphesiz ümmetimin başına gelen musibetlerin üçte biri nazar değmesindendir.

Hz. Îbni Ömer (ra) rivâyet ediyor:

Allah salih bir Müslüman kulu hürmetine komşusu olan yüz hane halkını belâ ve musibetten korur.

Hz. Huzeyfe (ra) rivâyet ediyor:

Allah, şefkatli bir çobanın koyunlarını tehlikeli yerlerden uzaklaştırdığı gibi, ku­lunu himaye eder.

Hz. Mikdam bin Madikerb (ra) rivâyet ediyor:

Bahtiyar kişi fitnelerden uzaklaştırılan ve musîbet verildiğinde sab­redendir.

Hz. Âişe (ra) rivâyet ediyor:

Şüphesiz sâlih kimseler sıkıntıya maruz bırakılır. Mü’mine bir diken veya daha küçüğü de olsa her hangi bir musibet dokunursa, mutlaka bununla bir günahı dökülür ve mertebesi de bir mertebe yükseltilir.

Hz. Aişe (ra) rivâyet ediyor:

Mü’min sıkıntıya tabi tutulur. Çünkü bir diken batışı veya ondan daha küçük bir musibetle veya bir ağrıyla sıkıntıya düşerse Allah bununla mutlaka onu bir derece yükseltir ve onun bir günahını düşürür.

Hz. Ebû Hüreyre (ra) rivâyet ediyor:

Şüphesiz kişiye bakmakla yükümlü olduğu kimselerin ihtiyacı ölçüsünde Allah’ın yardımı gelir. Musibetin derecesi ölçüsünde Allah’tan sabır gelir.

Hz. Enes (ra) rivâyet ediyor:

Büyük mükâfatlar büyük musibetlerin beraberindedir. Allah sevdiği kavmi musibetlere müptelâ eder. Buna sabır ve rızâ gösterenlere Allah’ın rızâsı, hoşnutsuzluk gösterenlere ise gazabı vardır.

Hz. İbni Abbas (ra) rivâyet ediyor:

Musibet ve sıkıntının geçmesini sabırla beklemek ibâdettir.

Hz. Ebû Hüreyre (ra) rivâyet ediyor:

Dünyada başına bir musîbet geldiği zaman çığlık atarak ağlayanlar kıyamet günü Cehen­nemliklerin sağında ve solunda olmak üzere iki saf halinde dizdirilirler. Ve bunlar Cehen­nemliklerin üzerine köpekler gibi havlarlar.

Hz. Ebû Muaviye bin Hayde (ra) rivâyet ediyor:

Komşu hakkı, hastalandığında ziyaret etmen, öldüğünde cenazesine katılman, borç is­tediğinde vermen, fakir düştüğünde bunu olur olmaz yerde söylememen, güzel bir şeye kavuştuğunda tebrik etmen, başına bir musibet geldiğinde teselli etmen, binanı onun bi­nasından yüksek yapıp da evinin hava almasına engel olmaman, komşuna göndermeye­ceksen, yaptığın yemeğin kokusuyla ona sıkıntı vermemendir.

Hz. Aişe (ra) rivâyet ediyor:

Bizim mükâfatlarımız kat kat verildiği gibi belâ ve musibetlerimiz de kat kat verilir.

Hz. Amr bir Hazm (ra) rivâyet ediyor:

Bir mü’min uğradığı bir musibetten dolayı din kardeşini teselli ederse, Allah kıyamet günü ona mutlaka şeref elbiselerini giydirtir.

Câmiü’s-Sağîr’den…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir