Hurma kütüğünün gözyaşları

“Zemindeki bütün ağaç ve nebatat, yaprakları ve çiçekleri ve meyveleriyle Seni (cc) bedâhet derecesinde tanıttırıyorlar ve tanıyorlar.”

Bediüzzaman Said Nursi

Mescid-i Nebevi’de ilk zamanlar minber olmadığı için, Efendimiz (asm) kuru bir hurma kütüğüne dayanarak hutbe okurdu. Uzun müddet böyle devam etti. Daha sonra mescide minber yapıldı. Efendimiz (asm) mescidde ilk defa minbere çıkıp hutbeye başlayacağı sırada, daha önce dayandığı hurma kütüğü ağlamaya başladı. Sahabeler şaşırdılar, kütük acı acı sesler çıkarıyor, bağıra bağıra ağlıyordu.

Efendimiz (asm) minberden inip kütüğün yanına geldi. Elini kütüğün üzerine koydu, kütük susmuştu. Bunu gören Sahabeler de hüngür hüngür ağladılar.

Kuru direği teselli edip susturan Peygamberimiz (asm), ashabına da dönerek:

“Eğer ben onu kucaklayıp tesellî vermeseydim, kıyamete kadar ağlaması böyle de­vam edecekti!” buyurdu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir