Deodorantlardaki büyük tehlike

Hareketli ve koşuşturmalı günlük yaşantımızda ter kokmamak ve hoş kokmak için her gün kullanmak durumunda kaldığımız kozmetik ürünleri var. Deodorant ve roll-onlar. Ancak ne yazık ki raflarda birçok çeşidi ile yer alan bu ürünlerin çoğu sentetik ve kimyasal bazlı. Elbette hiçbirimiz her gün deodorant kullanarak toksinlere maruz kalmayı ve zararlı kimyasalları vücudumuza almayı istemeyiz. Piyasadaki ürünlerin içeriği incelendiğinde bu ürünlerin neredeyse yarısı, sudan meydana geliyor. Kimyasal olarak bir karışımın içine su girdiğinde ise ürünün raf ömrünü uzatabilmek ve içeriğinin bozulmadan kalabilmesi için koruyuculara ihtiyaç duyuluyor. Bu ürünlerde su katı bir maddeyle karıştırılıyor. Su bazlı ürünler kâr oranı yüksek olmasından dolayı tercih ediliyor. Genel olarak en çok güvenip tatmin olabileceğimiz kanıtlar bilimsel araştırmalardır. Deodorantlardaki paraben ve alüminyum maddesinin kanser oluşturduğuna dair kayda değer araştırmalar mevcut.

İngiltere’de Keele Üniversitesi’ndeki bilim adamları Wythenshaw Hastanesi’nde tedavi gören 17 kanser hastasının göğüs tümörlerini incelediklerinde, kanser dokularında alüminyum tespit etmişler. Ayrıca göğüs dokusunun dış kısmında da alüminyum yoğunluğunun arttığı görülmüş. Reading Üniversitesi’nden Dr. Philippa Darbe de benzer bir sonuca varmış. 20 göğüs tümörünü inceledikten sonra, bunların 18’inde çoğu ter önleyicilerde koruyucu olarak kullanılan parabenler tespit etmiş. Sonuçlarını ise kamuoyuyla şu cümlelerle paylaşmış: “Yeni bir çalışma yaptık. Kimyasal olarak 20 tümörün 18’inde paraben tespit ettik. Bu da göstermektedir ki cildimize yaptığımız bazı uygulamalar buna sebep oluyor. En olası adaylar ise deodorantlar, antiperspirantlar (ter önleyiciler), kremler ve vücut spreyleri.” Bunlara benzer ülkemizde ve dünyada birçok çalışma mevcut. Sıradan bir deodorantın içeriklerindeki zararlı maddelere baktığımızda, öncelikli olarak şu 7 maddeye dikkatinizi çekmek istiyorum.

Alüminyum: Gözenekleri tıkayan ve terlemeyi önleyen antiperspirantların bileşenidir. Alzheimer hastalığının gelişimi ile bağlantılıdır ve östrojen seviyelerine müdahale eder. Vücudunuz östrojeni düzgün bir şekilde işleyemediğinde, meme kanseri için yüksek risk teşkil eder.

Parabenler: Bu kimyasallar günümüzde birçok ürün içerisinde koruyucu olarak kullanılmaktadır, ancak en zararlı katkı maddelerinden biridir. Bazı durumlarda parabenler, vücudunuzda hormonal dengeleri bozup meme kanseri ve prostat kanseri ile bağlantılı olan östrojen gibi davranırlar. Deodorantın içeriğinde metil, etil, propil, benzil, butil gibi çeşitli parabenler olabilir. Bu parabenler deodorant, stick veya roll-on üretiminde saf su ile karıştırılarak raf ömrünün uzatılmasına yardımcı olur. Ancak özellikle bayanlarda östrojenik özellik gösterdiğinden vücutta artan östrojen miktarı ile göğüs kanseri riski de artabiliyor.

Ceteareth: Penetrasyon arttırıcı olarak sınıflandırılan, cildin yapısını değiştirerek kimyasalların deriye daha derin nüfuz etmesini sağlar. Kan dolaşımına ulaşan toksik miktarını artırır.

Triklosan: FDA, triklosanı bir böcek ilacı olarak sınıflandırmıştır. Ancak yine de deodorantların çoğunda vardır. Üretimde ve ayrıca cildinizle temas ettiğinde bakterileri öldürmek için kullanılır. Triklosan su ile birleştirildiğinde kloroform denilen kanserojen bir gaz da oluşturabilir.

Propilen Glikol: Bu kimyasal her g ün kullanılıyorsa, merkezi sinir sisteminize, kalbe ve karaciğere zarar verebilir. Özellikle hassas bir cildiniz varsa cildi tahriş eder. Propilen glikol, % 2 kadar küçük bir oranda zararlı olabilir, ancak deodorantlar genellikle % 50 oranında yüksek propilen glikol dozuna sahiptir.

TEA ve DEA: Trietanolamin (TEA) ve dietanolamin (DEA) kimyasalları cildinize sızarak karaciğer ve böbreklerinizi etkileyebilir. Kanserojen olarak bilinen bu iki kimyasal, Avrupa Birliği ülkelerinde kullanımı yasaklanmıştır.

Yapay renkler: Deodorantlardaki bazı yapay renkler ve ağartıcılar ciddi alerjik reaksiyonlara neden olabilir ve aynı zamanda karsinojenler olarak da bilinir.1

Sonuç olarak yoğun kimyasallar ve yapay maddeler içeren bu deodorantlara alternatif olarak, ya piyasada çok az bulunan doğal deodorantları tercih edebilir veya daha güzeli tarif edeceğim formül ile kendi deodorantınızı kendiniz yapabilirsiniz.

Doğal deodorant formülü:

45 gram shea butter

30 gram kakao yağı

15 gram balmumu

30 gram karbonat

30 damla misk adaçayı uçucu yağı

15 damla paçuli uçucu yağı

15 damla yeşil mandalina uçucu yağı

Öncelikle her uygulama öncesi temiz beher ve kavanozları etil alkolle silip yıkayın. (Ben tarifi aynen uyguladım 3 adet 50 ml’lik kavanoz çıktı. Fazla yapıp sevdiklerinizle paylaşabilirsiniz. Eğer deneme için 1 adet yapmak isterseniz malzemeleri 1/3 oranında azaltabilirsiniz.)

Kakao yağı ve balmumunu birlikte benmari usulü eritin. Shea butterı da ayrı bir kapta benmari usulü eritin. Kapalı cam bir kap kullanın veya üzerini streçleyin. Su buharının girmemesi gerekiyor. Su aldığında bozulma riskinden dolayı koruyucu gerekiyor!

Shea butterın içine karbonatı ekleyip iyice karıştırın, homojenize olması gerekiyor. Ardından zevkinize göre kullanmak istediğiniz uçucu yağları ekleyin. Kullanacağımız uçucu yağları iki sebeple tercih ediyoruz. Hoş kokusundan dolayı, bergamot, yeşil mandalina, ylang ylang uçucu yağlarını ve antiseptik özelliğinden dolayı misk adaçayı, ıtır, limon, lavanta, tea tree (özellikle erkekler) uçucu yağlarını kullanabilirsiniz.

Shea butter ve karbonat karışımını yine hızlıca karıştırarak balmumu ve kakao içine ekleyin. İkisinin de aynı sıcaklıkta olması ve hızlı olmak önemli. Balmumunda donma olursa yeniden eritip karıştırın.

Sonrasında ışık almayan kavanozlara boşaltın. Donduktan sonra kullanıma hazır. El değince mikrop üreyebilir, o nedenle ahşap spatül kullanarak uygulayın.

İpuçları:

* Balmumu alırken dikkat etmeniz gereken açık renkte kozmetiğe uygun olması. Koyu renkli olanlar eridiğinde hemen katılaşıyor ve onlar kozmetik için değil, mum dökmek için uygun.

* Uçucu yağları dozunda kullanmak çok önemli!

* 1 ml uçucu yağ yaklaşık 20 damla uçucu yağa denk gelir. 5 ml sabit yağ içine konan 1-2 damla uçucu y ağ yaklaşık % 1’lik bir çözeltiye denk gelir.

Dipnot: www.timeturk.com

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir