Gül Bahçesi

Hz. Enes (ra) rivâyet ediyor:

Sahabîlerimi bana bırakın. Nefsimi kudreti elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, siz Allah yolunda Uhud Dağı kadar altın harcasanız, onların yaptıklarına yetişemezsiniz.

Hz. Ömer (ra) rivayet ediyor:

Size Sahabîlerimi ve onları izleyen nesli tavsiye ederim. Sonra yalan yaygınlaşacak. Öyle ki, yemin etmesi istenmeden kişi yemin edecek. Şahitlik etmesi istenmeden şahitlik edecek. Dikkat edin. Bir erkek kendisine nikâh düşen bir kadınla hiçbir surette baş başa kalmasın. Şayet kalırsa üçüncüleri şeytan olur. Cemaate sarılınız. Ayrılıktan uzak durunuz. Şeytan tek ki­şiyle beraber, iki kişiden ise daha uzaktır. Cennetin en orta yerini isteyen kimse cemaate sarılsın. İyilikleri kendisini sevindiren, kötülükleri ise kendisini üzen kimse gerçek mümindir.

Hz. Ali (ra) rivayet ediyor:

Sıratta en sağlam yürüyeniniz, Ehl-i Beytimi ve Ashabımı en çok seven­lerdir.

Hz. Enes (ra) rivâyet ediyor:

Benden sonra Ashabımdan Ebu Bekir ve Ömer’e tabi olunuz. Ammar’ın doğru yolunu tutunuz. İbn Mesud’un nasihatlerine sarılınız.

Hz. Ebû Hüreyre (ra) rivâyet ediyor:

Ümmetimin malı ve bedeniyle en fedakâr olanı Cafer-i Tayyardır.

Hz. Abdullah bin Mugaffel rivâyet ediyor:

Ashabım hakkında Allah’tan korkun. Ashabım hakkında Allah’tan korkun. Sakın benden sonra on­lara düşman olup sövmeyin. Onları seven bana olan sevgisinden dolayı sevmiş olur. Onlara kızıp kin duyan da bana olan kin ve düşmanlığından dolayı böyle yapmış olur. Onlara sıkıntı veren bana sıkıntı vermiş; bana sıkıntı veren de Allah’a eza etmiş gibi olur. Allah’a ezâ eden de büyük bir felâketle yüz yüze gelmiş olur.

Hz. İbni Abbas (ra) rivâyet ediyor:

Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların laneti, Ashabıma dil uzatanların üzerine olsun.

Hz. Îbni Câbir (ra) rivayet ediyor:

Sahabelerime dil uzatana Allah lanet eylesin. Kim Sahabelerim konusunda benim hakkımı gözetir­se, ben de Kıyamet günü onu gözetirim.

Hz. Abdurrahman bin Avf (ra) rivayet ediyor:

Sahabelerime dil uzatanların dışında herkese şefaat edebilirim.

Hz. Îyaz el-Ensârî rivayet ediyor:

Ashabım ve akrabalarım hususunda hakkımı gözetin. Kim onlar hususunda hakkımı gözetirse, Allah dünyada ve âhirette onu gözetir bunu yapmazsa, Allah ondan yüz çevirir. Allah kimden yüz çevirse yakasından tutması yakındır.

Hz. Büreyde (ra) rivayet ediyor:

Allah bana Ashabımdan hususî olarak dört kişiyi sevdiğini bildirip, benim de onları sevmemi em­retti. Bunlar: Ali bin Ebî Tâlib, Mikdad bin Esved, Selmân-ı Fârisî ve Ebû Zer’dir.

Hz. Ali (ra) rivâyet ediyor:

Sahabîlerimin ileride hataları olacaktır. Allah benimle olan beraberlikleri sebebiyle bunu affede­cektir.

Hz. Enes (ra) rivayet ediyor:

Allah ümmetimden biri için hayır dilerse, kalbine Ashabımın sevgisini kor.

Hz. Îbni Abbas (ra) rivâyet ediyor:

Cennet kadınlarının en üstünü Hüveylid’in kızı Hatice, Muhammed’in kızı Fâtıma, İmran’ın kızı Meryem ve Firavun’un hanımı, Müzahim’in kızı Asiye’dir.

Hz. Urve (ra) rivâyet ediyor:

Hatice, dönemindeki kadınların en hayırlısıdır. Meryem, dönemindeki kadınların en hayırlısıdır. Fâtıma, dönemindeki kadınların en hayırlısıdır.

Hz. Misver (ra) rivayet ediyor:

Fatıma benden bir parçadır. Onu üzen beni de üzer, onu sevindiren beni de sevindirir. Kıyamet günü akrabalık bağları kopar. Benim hısım ve akrabalıklarım bundan hariçtir.

Hz. Ali bin Ebî Talip (ra) rivâyet ediyor:

“Size benim, Sahabîlerimin ve benden önceki peygamberlerin halifelerinin kimler olduğunu bil­direyim mi? Onlar Allah yolunda O’nun rızâsı için Kur’ân’ı ezberleyen ve mânâsını düşünerek de­vamlı okuyanlarla, benim ve onların sözlerini başkalarına nakledenlerdir.”

Hz. Îbni Ömer (ra) rivayet ediyor:

Hz. Peygamber sabah namazını kıldığında yüzünü Sahabilere döner ve “Hastanız var mı? Ziya­retine gideyim” diye sorardı. “Yok” derlerse, “Cenaze var mı? Uğurlayayım” diye sorardı. “Yok” derlerse, “Sizden kim bir rüya gördüyse bize onu anlatsın” buyururdu.

Hz. Enes (ra) rivayet ediyor:

Hz. Peygamber Sahabîlerden birisiyle karşılaştığında yanında durursa kendisi de dururdu. O kim­se ayrılmadıkça Hz. Peygamber de ayrılmazdı. Sahabîlerinden birisiyle, karşılaştığında kendisine elini uzatırsa Hz. Peygamber de elini uzatır, o Sahabî elini çekmedikçe kendisi de çekmezdi. Sa­habîlerinden birisiyle karşılaştığında kulağına eğilirse, Hz. Peygamber ona kulak verir, o sözünü bitirip ağzını çekmedikçe Hz. Peygamber kulağını uzaklaştırmazdı.

Hz. Huzeyfe (ra) rivâyet ediyor:

Hz. Peygamber bir Sahabîsi ile karşılaştığında onunla tokalaşır ve onun için duâ ederdi.

Câmiü’s-Sağîr’den…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir