“O benden bir parçadır”

“Bir kadın, kocasına yalnız hayat-ı dünyeviyeye mahsus bir refika-i hayat değildir. Belki hayat-ı ebediyede dahi bir refika-i hayattır. Madem hayat-ı ebediyede dahi kocasına refika-i hayattır; elbette, ebedî arkadaşı ve dostu olan kocasının nazarından gayrı, başkasının nazarını kendi mehâsinine celb etmemek ve onu darıltmamak ve kıskandırmamak lâzım gelir.”

Bediüzzaman Said Nursi

“Ey Huzeyfe, bu gece daha önce yeryüzüne hiç inmemiş bir melek indi. Rabbimin izniyle ondan bana selam getirdi. Fatıma’nın Cennet kadınlarının efendisi; Hasan ve Hüseyin’in de Cennet gençlerinin efendisi olduğunu müjdeledi.”

Bu hadis-i şerifin sırrına mazhar olan Peygamber Efendimizin (asm) biricik kızı Hz. Fatıma (r.anha) validemiz, iffet ve fazilet sembolüdür. Yürüyüşüne kadar her hali tavrı Resulullahın (asm) aynısıdır. Bunu Hz. Aişe (r.anha) validemiz şu şekilde anlatmıştır;

“Her haliyle, tavrıyla, oturuş ve kalkışıyla Fatıma kadar Resulullaha benzeyen birini görmedim.”

***

Bir gün Resulullah efendimiz (asm) bir sohbetinde etrafında bulunan Sahabilere sordu:

“Kadınlar içinde en hayırlı şey nedir?”

Hz. Ali (ra) dahil hiç kimse bu soruya cevap verememişti. Soru Hz. Ali’yi çok düşündürmüş evine gi­dince hemen Hz. Fatıma’ya (r.anha) sormuştu. Hz. Fatıma soruyu duyunca hiç düşünmeden şu cevabı verdi:

“Neden demedin ki, kadınlar için en hayırlı şey, zorunlu olmadıkları sürece, onların erkekleri, erkek­lerin de onları görmemeleridir.”

Bu hikmetli cevabı alan Hz. Ali (ra), hemen Resulullahın (asm) huzuruna gider ve cevabı söyler. Pey­gamber Efendimiz (asm):

“Bunu sana kim söyledi?”

“Kızınız Fatıma”

Bunun üzerine tebessüm eden Peygamber Efendimiz (asm):

“Şu bir gerçek ki, o benden bir parçadır.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir