Sembolik oyun

Sembolik oyun çocuğun hayal gücü vasıtasıy­la nesnelere farklı anlamlar yükleyerek oynadığı oyundur. Çocuklar fıtratları gereği çevresinde­ki her şeyi oyunlarına göre kurgulayabilir. Bazen anne babasını oyuna dahil eder ben anne olayım sen de benim kızım ol gibi. Çevresindeki her şey çocuk için bir oyuncağa dönüşebilir. Bir sandalye arabaya, bir süpürge ata, bir saç fırçası mikrofona gibi… Bu tür oynadığı oyunların hepsine sembolik oyun diyebiliriz. Aslında sembolik oyun olarak oy­nadığı oyunlarda çocuğun yaşama hazırlık süreci olarak da ele alabiliriz. Bu şekilde oynadığı oyun­larda çocuklar bizlere bilişsel gelişimiyle ilgili de ipuçları verir. Sembolik oyun 12 – 24 ay arası kade­meli olarak ortaya çıkmaya başlar, 2 yaş itibari ile artık kesin olarak kendini gösterir ve yaş ilerledik­çe daha da karmaşık senaryolar üzerinde şekille­nir. Gelişimsel problemleri olan çocuklarımızda ise sembolik oyun oynanmasının oldukça az olduğu bilinmektedir. Örneğin çocuğun sembolik oyun kuramaması otizm-spektrum bozukluğunun ilk belirtilerinden olabilir.

Diğer yandan da sembolik oyunların yetişkin­ler tarafından desteklenmesi ile çocukların dil be­cerileri ve sosyal becerileri de oldukça gelişmekte­dir. Dolayısıyla, sembolik oyunun ortaya çıkması için belli bir bilişsel olgunluk gerekmektedir. Aynı zamanda sembolik oyunlar ortaya çıktıktan sonra bilişsel becerileri destekler.

Altın tavsiye: Çocuklarınızın sembolik oyun­larına katılın. Onlarla bu eşsiz zamanların keyfini sürün. Böylelikle çocuklarınızın dil becerilerini ge­liştirirken sosyal becerilerini de desteklemiş olur­sunuz. Aynı zamanda bilişsel olarak gelişimlerine de katkı sağlamış olursunuz.

Altın söz: Çocukların karınlarını ve zihinlerini doyurduğumuz kadar ruhlarını da beslemeliyiz. (Michael Marshall)

Altın oyun: Şişirilmiş 3- 4balon, ağızları çözü­lerek, art arda odanın içerisinde birer birer serbest bırakılır. Havaları boşalan balonlar, havada oradan oraya uçarlar. Çocuklara balonların hareketlerine dikkatle bakmaları ve nasıl hareket ettikleri an­latmaları istenir daha sonra elleriyle balonların hareketlerini göstermeleri istenir. Çocuklar, elleri ile hava kaçıran balonların hareketlerini taklit et­tikten sonra tüm vücutlarıyla da, havası boşalan balonların hareketlerini canlandırmaya çalışırlar. Oyunumuzun son aşamasında, çocukların tüm vücutlarıyla odada hareket etmelerine, kendilerini oradan oraya fırlatmalarına izin verilebilir.

Yazar: Berfin Betül Karakoyun- Büşra Nur Bayraklılar

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir