Ailemiz için en makbul dua: İhlas

İhlâs bir işin Allah rızasını gözeterek yapılmasıdır.

İhlâs Risalesi’nde belirtildiği üzere hem dünya, hem ahirette en mühim bir esas, en büyük bir kuvvet, en makbul bir şefaatçi, en sağlam bir dayanak noktası, hakikate ulaşmak için en kısa yol, en makbul bir duâ, en kerametli şekilde maksada ulaşma vesilesi, en yüksek bir meziyet, en saf bir ibadettir.

Hayatın her ânını kuşatan bir süreçtir ihlâs. Kazanılabilir, kaybedilebilir, muhafaza edilebilir özelliktedir. Bediüzzaman Hazretleri hiçbir risalesinin başına yazmadığı ibareyi bu risalenin başına yazarak “Lâakal her on beş günde bir okunmalıdır” der.

 

Göz aydınlığı olmak

Aile ortamında ihlâsı kazanmaya çalışmak ve muhafaza etmek de Rabbimizin ve Peygamberimizin (asm) çok sevdiği, mü’mine yakışır hallerdendir.

Peygamberimiz (asm) kendi hayat tarzıyla aile fertleriyle ihlâsın nasıl yaşanacağını bütün mü’minlere gösterir. “Sizin en hayırlınız ailesine karşı hayırlı olanınızdır” buyurur.

Rabbimiz Kur’ân-ı Kerîm’de eşleri birbirinin “göz aydınlığı”1 ve “örtüsü”2 olarak nitelendirir. Rahmetin delili olan hürmet ve muhabbetle birbirlerine örtü olur, kusur ve ayıplarını örter, noksanlarını tamamlar, günahlardan korurlar.

Şüphesiz hürmet, muhabbet de özen, sabır ve emek ister.

Bu konuda fiilî ve kavlî duâ etmek önemlidir.

Kur’ân’da peygamberlerin eşleri ve çocukları hatta gelecek nesilleri için yaptıkları duâlar vardır. Ya da mü’min kulların eşleri ve evlâtları için yakarışlarına yer verilir.

Olduğundan, düşündüğünden farklı görünmek, eşine karşı tahakküm göstermek, hatasını bile bile kendini savunmak, gizli saklı işler yapmak, yalan söylemek gibi haller ailede samimiyeti zedelediği, so­ğukluğa sebep olduğu gibi Allah’ın ve Peygamberimizin de (asm) hoşuna gitmeyen hareketlerdir.

Hülasa

Ailede ihlâsı kazanmaya, muhafaza etmeye çalışmak çok güzel bir ibadettir. Ancak bir o kadar da güzel ve önemli olan, aile fertlerini ihlâstan uzaklaştıran davranışlardan titizle çekinmektir.

İhlas Risalesi’ni bir de bu düşüncelerle okumaya ne dersiniz?

 

Bugünün yarını, ahireti var

Eşler arasındaki samimiyetin ve muhabbetin derecesini ise Allah’a ve âhiret günü­ne iman belirler. Bu hakikat Risale-i Nur’un satırları arasında şöyle anlatılır: “Hâne ve aile hayatının hayatı ve saadeti ise; samimî ve ciddî vefâdarâne hürmet ve hakikî ve şefkatli ve fedâkarâne merhamet ile olabilir. Ve bu hakikî hürmet ve samimî merha­met ise, ebedî bir arkadaşlık ve daimî bir refakat ve sermedî bir beraberlik, hadsiz bir zamanda ve hududsuz bir hayatta, birbiriyle pederâne, ferzendâne, kardeşâne, arka­daşâne münasebetlerin bulunmak fikriyle ve akidesiyle olabilir.”3

Sadece eşler arası değil, ailenin diğer fertleri, kayınvalideler, kayınpederler, kayınbi­raderler, görümceler, eltiler, kuzenler, torunlar arası iletişimde de geçerli olan dünya ve ahirette mutlu ailenin altın formülüdür bu!

 

Dipnotlar:
  1. “Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl. Ve bizi takva sahiplerine rehber kıl.” (Furkan Sûresi, 74.)
  2. “Onlar sizin için günahtan koruyan bir elbise, siz de onlar için bir elbise hükmündesiniz.” (Bakara Sûresi, 187.)
  3. Bediüzzaman Said Nursî, Şuâlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir