Duyu bütünleme

Çocuklarda görülen bazı problemlerin aşılmasında sıklıkla tavsiye edilen yöntemlerin başında akla ilk olarak oyun terapisi gelir. Oyun terapisi de birçok dala ayrılır. Diğer yandan bazı problemlerde duyu bütünleme sürecine girilmesi daha faydalı olabilmektedir. Duyu bütünleme tedavisi öncelikli olarak otizmli bireylerde kullanılmakla birlikte herhangi bir duyusal sorun yaşayan çocukların tedavisinde de etkili olabilmektedir.

Duyu bütünleme; bireyin kendi bedeninden ve çevresinden gelen hislerin beyninde yapılanması, düzenlenmesi, kavranması gibi işlemlerden geçerek bireyin bu duyusal verileri kullanarak fiziksel bir cevap açığa çıkarmasına yardımcı olan bir süreçtir. Normal şartlarda sağlıklı bir şekilde gerçekleşen bu sürecin oluşmaması durumunda bireylerde duyusal eksiklikler oluşabilmekte ve bu da duyu bütünleme tedavisine ihtiyacı doğurabilmektedir. Duyu bütünleme sürecini görme, işitme, denge, vücut farkındalığı, tat, koku olmak üzere 7 ayrı alanda irdeleyebiliriz. Bu süreçte amaç, çocuğun çevresel koşullara sorunsuzca uyum sağlayabilmesini ve ilişki halinde bulunabilmesini sağlamaktır.

Bir çocuğun duyu bütünleme tedavisini alıp almamasının gerekliliğini bu alanda uzman olan kişiler belirler ve çocuğun ihtiyacına yönelik bir süreç planlanır. Her tedavi süreci bireye özgüdür.

 

Duyu bütünleme ihtiyacı gösteren belirtiler

Bebeklik döneminde; psikomotor yani kas becerilerindeki zayıflık, banyo yapmaktan kaçınma, emme güçlüğü, uyku problemleri, bazı aşırı hareketlilik durumları, ayağa kalkma ve oturmada yavaşlık, ellerini çırpmada güçlük, otokontrol eksikliği, çok kolay korkma;

Okul öncesi 3-6 yaş arası dönemde yaşına uygun olan hareketleri yapmakta yetersizlik, sürekli eşyalarını kırma eylemi, dokunsallığa karşı tepkisellik, uyku problemleri, dikkati toparlamada zorluk, sakarlık, çelimsizlik, boyama-makas gibi eylemlerden kaçınma, dokunma-tatma-ses-koku uyaranlarına aşırı tepki gösterme;

Okul çağında; dikkat dağınıklığı ve görevler arası geçişte zorlanma, zayıf psikomotor beceriler, sakar ve düzensiz davranışlar, özgüven eksikliği, akranlar arası ilişkide zorluk, yönergeleri uygulamada zorluk, duyusal uyaranlara karşı isteksizlik ve aşırı tepki gösterme, ev ödevlerinden çok yorulma ve yapmak istememe, harfleri ters yazma gibi belirtileri sayabiliriz. Tüm bu belirtilerin tek başına görülmesi duyu bütünleme gerekliliğine sebep olmayacağı gibi net bir tanı için mutlaka uzman görüşü gerekmektedir.

Duyu bütünleme eğitimi süresince çocuk ilk olarak çevreden gelen uyaranları duyu organları tarafından algılama becerisini elde eder. Bu algılar beynimizde var olan merkezi sinir sistemimiz tarafından işlemlenir ve bu bilgilere karşı uygun cevaplar ortaya çıkarır. Bu cevapların sosyal, fiziksel, akademik veya ruhsal olarak harekete geçirilmesi ile süreç tamamlanır. Örneğin; bir kaktüse ellediğinizde ilk olarak elinizin bir şeye dokunduğunu, sonrasında da dokunduğunuz şeyin batan bir şey olduğuna dikkat edersiniz. Bunun sonucunda bu şey elime batabilir sonucuna ulaşarak elinizi çekmeniz gerektiği cevabını verir ve bu yönde eyleme geçersiniz. Bu sağlıklı olandır. Yani çocuğunuz bu aşamalar sırasında farkındalık sahibi değilse duyu bütünleme problemi yaşıyor olabilir. Farkındalığın gelişmesi için bu yönde yardım alması gerekmektedir.

Zaman zaman çocuklarınıza basit bir yönerge verdiğinizde anlamadığını ve uygulayamadığını görüyor olabilirsiniz. Bunu başarabilmesi için merkezi sinir sisteminde birçok becerinin aktifleşmesi gerekir. Öncelikle sizi duyması, söylediğinize dikkat kesilmesi, söylediğiniz şeyi anlaması ve ayırt etmesi, nereye bakacağını bilmesi ve ona göre bedenini konumlandırması, fiziksel olarak eyleme geçmesi ve gerçekleştirebilmesi için yeterli psikomotor becerilere sahip olması gibi birçok kazanıma ihtiyaç duyar.

Erken çocukluk dönemlerinde zorla yemek yedirilen bazı çocuklarda da duyu bütünleme problemleri görebilmekteyiz. Sağlıklı bir yeme farkındalığı gelişmemesi durumunda da çocuklarda yeni yemekler yerken yaşadığı öğürme eylemi görebiliyoruz. Bazı çocuklar sık sık ağızlarına bir şeyler sokma veya bir şeyleri emme davranışı gösterebiliyorlar. Bazı nesnelere/meyvelere dokunmakta güçlük yaşayabiliyorlar. Tüm bu davranışlar da duyu bütünleme sorunlarının işaretçisi olabilmektedir.

Duyu bütünleme sorunlarında temel ihtiyaçların süreç içerisinde giderilmesi sayesinde çocuklar bu davranışlardan kurtulabilmektedir. Elbette doğru bir uzman tarafından çocukta görülen problemin ruhsal mı yoksa duyusal açıdan mı kaynaklandığının ayrımının yapılması ve bu alandaki doğru uzmanlar tarafından sürecin yürütülmesi önem arz etmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir