DEĞİŞİM FARKINDALIKLA BAŞLAR

Modern zamanlarda insanlar internet, medya, müzik, eğlence ya da dünyayı sarsan şok haberlerle sersemletilip uzaktan kumanda edilen robotlar haline getirilmek isteniyor. Sosyal bilimciler bunu “zombi insan” tabiri ile ifade ediyorlar. Çalışan, üreten ama düşünmeyen, tefekkür etmeyen, sorgulamayan, araştırmayan,  körü körüne taklit edip şüphelenmeyen bir “mezar-ı müteharrik”…

 

KUR’AN VE  PEYGAMBERİMİZ (asm)

Dinimiz araştırmayı, sorgulamayı, incelemeyi emrediyor. “Neden akıl etmiyorsunuz?” (Enbiya Suresi, 10.) “Size bir haber getirildiğinde doğruluğunu araştırın!” (Hucurat Suresi, 6.)  mealindeki birçok ayetler her konuda inceleme, araştırma ve sorgulamayı emrediyor.

“Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme” (İsra Suresi, 36.) ayeti de taklit etmeyi reddedip, araştırıcı olmayı tavsiye ediyor.

Aslında dinimizdeki meşveret ve şurayı  emreden ayetleri de bu çerçevede değerlendirebiliriz.  Kur’an ve Sünnet-i Seniyye düsturları ışığında çözüm bekleyen problemleri istişare ve meşveret etmek Kur’an’da müminlerin vasfı olarak nitelendiriliyor.

Peygamberimiz (asm) da vahiy ile belirlenmemiş olan tüm konularda, sosyal ve siyasi meselelerin çözümünde “istişare”yi esas almış ve hayatın  her safhasında uygulamıştır.

 

SAHABELER

Araştırıcı, sorgulayıcı olma konusunda en güzel örnekleri Peygamberimizin (asm) ve Sahabelerinin hayatlarında görüyoruz. Sık sık  ruhlarına hediye ettiğimiz salavatlarımızda andığımız “Âl ve Ashab” her anlarında “Rabbimiz bizden ne istiyor?” sorusu ile hemhal olduklarından hem kendi hayatları, hem de müşriklerde gördükleri halleri sorguluyor daha güzel ahlâka müşteri oluyorlar. Bu konuda İslâmdan önceki halleri yakinen müşahede ettiklerinden muazzam bir teyakkuz yani uyanıklık, farkındalık, pişmanlık, tövbe hali içindeler. Cahiliye dönemini andıran hareketler karşısında hemen şüphelenip, dikkat kesiliyor, herkesi ve her şeyi sorgulayarak dünyalarına alıyorlar. Bu konuda siyer-i nebi onların muhteşem ibret levhalarıyla dolu.

Sahabelerin ders verdiği “Tabiin” ve onların talebeleri olan “Tebei Tabiin” dönemlerinde bu hassasiyet devam ediyor. Sonra gitgide gelişen bir rehavet ve taklit dönemi araştırma, sorgulamanın önemini ihmal ettiriyor. Sathi ve yüzeysel düşünme hakim oluyor.

 

Yazının devamını Bizim Aile Dergisi Temmuz sayımızdan okuyabilirsiniz.

Abone olmak için sitemizi ziyaret edebilirsiniz.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir