KELAMLAR DA EMANETTİR

Biliyor musunuz?

Söz mal gibidir. Aslında konuştuklarımızı bir başkasına emanet ediyoruz.

Bizden emin olmuş ki paylaşmış, dertleşmiş. O anki hâlet-i ruhiyesine göre konuşmuş. Mü’minin sıfatıdır dilinden de emin olunmak. Bize emanet edilen sözleri, ister konuşarak, ister yazarak olsun, bunları bir başkasına servis edemeyiz. Eğer edersek, işte bu bir hak ve hukuktur.  Çok rahat başkasına anlatıyorsak, aslında laf taşıma ve gıybet denir buna… Ki farkına varmadan ne kadar çok ve çabuk günaha girebiliyoruz. Aynı zamanda o kişinin hakkına da girmiş oluyoruz.

En kötüsü de bu hak bir kişi ile sınırlı kalmıyor. O mağdur olan, üzülen kişinin çevresinde kaç kişi bundan etkilendiyse o kadar kişinin hakkına girmiş olunuyor, bu emanete hıyanet demektir. Mü’minin sıfatı emin olmaktır, böyle yaparsak “Emin” sıfatını kaybederiz. Bu hakkı yarın Allah sorduğunda ne diyeceğiz? Bu gün dediğimiz gibi mi? Yani meşrulaştırmamız, bizi bu kişinin ve kişilerin hak ve hukukundan muaf tutamaz. Sadece bizimle de kalmaz bu hesap, virüs gibi bulaştırdığımız herkes derecesine göre hesabını verecek. Bilmeliyiz ki konuşulan kelamlar emanettir duyan kişide… O zaman gereği korumaktır o kelamları. Bu bir ahlaktır… Kaybetmemeliyiz…

Gözden kaçan haklardan biriydi bu durum.

Farkındalık oluşturmak duasıyla!…

 

Ayşenur YAŞAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir