Dijital Değişim ve çocuk

Teknolojinin hayatımıza etkisi son 5 yıldır çok arttı. O etki o kadar hızlı ki artık her şey dijitale döndü ve dijital bir hayat ortaya çıktı. Özellikle de pandemi döneminde hayat aylarca dijital yaşandı ve dijital cihazların sağladıkları olanakların önemi arttı. Diğer taraftan yetişkinler için birçok olanak sunan dijital alan, çocuklar için de bazı tehlikeleri içermekte.
Özellikle dijital alanda sosyal medya platformlarındaki ekonomik kazanç çocukların bilinçli şekilde ekonomik olarak sömürülmesine neden oluyor. Bunun yanı sıra kötü niyetli kişiler içinde dijital alan çocuklara ulaşmanın bir aracı halini aldı. Bunların dışında çocuğun dijital cihaz bağımlısı olmanın hem fizyolojik zararları, hem de gelişimsel ve ruhsal zararlarını da düşündüğümüzde bu konuda çok dikkatli olmalıyız ve annelerin dijital alanda bilgili olması çok önemlidir. Çocukların dijital cihazlarla ne kadar zaman geçirdiği, ne yaptığı, kimle görüştüğü çok önemli.

Önceden teknoloji hayatın bu kadar içinde değildik. Şimdi iş hayatından eğitim hayatına kadar dijital gelişmelerin etkisindeyiz. Özellikle sosyal medya ağları insanların iletişim ve haberleşme alanı oldu. Önceden var olan internet ve bilgisayar bağımlılığına ek olarak Sosyal medya bağımlılığı gibi kavramları konuşuyoruz. Özellikle dijital platformlarda fotoğraf ve video paylaşımı kendini ifade etme yolu oldu ve tıklanmak, beğenilmek, abone olunmak ise yeni sosyal taktir ve onay ihtiyacını karşılama yolu oldu. Teknoloji bu denli hayatımızın içinde olunca çocukların hayatındaki etkisi de arttı.

Kentleşmenin artmasıyla yeşil alanların azalması ve sokaklara olan güvenin kalması gibi olumsuzluklar nedeniyle çocuklar kapalı alanlara mahkum oldu. Okulda kapalı alandalar, evde kapalı alandalar. Aileler sokakların güvensizleşmesi nedeniyle çocuklarının en azında gözlerinin önünde olmasını istiyor. Dolayısıyla dışarı çıkamayan çocukta boş zamanlarını bilgisayar, IPAD, Cep Telefonları, Play Station, vb. teknolojik cihazların başında geçiriyor ve bu da teknoloji cihazlara bağımlı hale geldiler.

Teknoloji bağımlılığı ile birlikte bağımlılık yaşı da düşmüştür. İngiltere’de 4 yaşındaki çocuğa IPad bağımlılığı tanısı konmuş ve artık yurtdışında kliniklerde teknoloji bağımlılığı bölümleri açılmıştır. Bu durum tüm dünyada büyük bir problemdir. Teknolojik gelişmeler hayatımızı kolaylaştırırken sağlığımızda tehdit ediyor. Günlük hayatta kullandığımız elektronik aletler elektromanyetik alan oluşturuyor. Bilgisayar ve cep telefonundan gelen mikrodalgalar sağlığı daha da olumsuz etkiliyor. Çok uzun süreli bu cihazları kullanmak birçok sağlık problemlerini beraberinde getiriyor.

Yapılan araştırmalar bilgisayar ve cep telefonu kullanımının yetişkinler üzerindeki olumsuzluk etkilerini sıralarken çocukları daha da büyük tehlike bekliyor. Çünkü teknolojik cihazlar henüz olgunlaşmamış dokulara sahip olan çocukları yetişkinlere göre 10 kat daha fazla olumsuz etkiliyor. Çünkü çocukların hücreler ve dokuları bu mikrodalgaları 10 kat daha fazla içine çekiyor. Diğer tehlike ise yetişkinler sadece son 10 senedir teknolojik cihazların olumsuz etkilerine maruz kaldığı için bu problemleri yaşarken bu cihazlarla büyüyen, küçük yaşlardan itibaren teknolojinin bu olumsuzluklarına maruz kalan çocukları daha büyük tehlike bekliyor. İlerde bu çocuklarda şuan ortaya çıkan sağlık problemlerinin daha sık yaşanacağı ve bu sağlık problemlerinin derecelerinin artacağı kesindir.

 

12 yaş altındaki çocuklarınıza cep telefonu vermeyin!

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) cep telefonun kanser ve beyin tümörüne neden olduğunu 2007 yılındaki raporunda açıklamıştır. Yapılan araştırmalar 12 yaşından küçük çocukların cep telefonu kesinlikle kullanmaması gerektiğini, 13-20 yaşındaki çocukların ise sadece acil durumlarda kullanabileceği konusunda aileleri uyarıyor. Cep telefonlarındaki en büyük tehlike her an yanında taşınıyor olması ve kulakta tutulduğu için, beyine yakın olduğu için daha fazla riskli olmasıdır. Cep telefonu ile altı dakikadan fazla konuşulduğunda kulak ve beyin dokusunda ısınmanın yol açtığı bizim bile hissedebileceğimiz baş ağrısına neden olduğu düşünüldüğünde tehlikeleri tahmin etmek zor olmayacaktır.

Çocukların mümkün olduğunca az dijital cihazlarla temasta olmasına özen göstermek gerekir. Daha bebeklikten çocuklara oyuncak gibi telefon ve tablet vermek doğru değil. Şuana kadar fizyolojik etkilerini vurguladım fakat çocukların gelişimi ve psikolojik etkilerine değinmedim. Teknolojik cihazlar çocukların gelişimlerini ve ruh sağlıklarını da aynı şekilde oldukça olumsuz etkilemektedir. Örneğin küçük yaşlarda uzun süreli televizyon izleyerek büyüyen çocuklarda gelişim geriliği ve konuşma problemleri ortaya çıkıyor. Çocukların sosyal becerilerini de olumsuz etkileniyor. Yine pasif bir şekilde bilgisayar ve TV karşısında zaman geçiren çocukların fiziksel becerilerinde problemler oluşurken kilo alımı ve obezite riskini de artırıyor.

Bunun yarı sıra pedofili bireylerin çocuklara dijital alanda daha kolay ulaşabiliyor. Mavi balina, momo gibi oyunlar da çocukların kendine zarar vermesine neden olabiliyor. Bu nedenle anne babalar çocuklarıyla iletişimde olmalı ve davranışlarında bir değişiklik var mı farkında olmalıdır.  Çocuğun yeteneklerine uygun aktivitelere yönlendirmeli ve arkadaşlarıyla daha fazla zaman geçirmelerine izin verilmelidir.

Çocuklarınızın sağlığından anne babalar sorumludur. Bu nedenle çocuklarını teknolojinin getirdiği tehlikelerden koruyun.

Çocuğunuza yapacağınız en büyük iyilik onu teknolojinin olumsuzluklarından koruyup daha fazla doğa ile iç içe zaman geçireceği fırsatlar sunmanızdır. Çocukları evlere hapsetmeyin. Güvenliğinden emin olarak daha fazla arkadaşlarıyla açık hava oynamasına izin verin.

 

Psikolog Dr. Sevil Yavuz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir