Ya Ebu Bekir, neredeydin?

“Huzur-u Muhammedîde (asm) sahabelere görünen hazret-i Cebrail’in (as) temessülü gibi melaikeleri görmek ve onlarla konuşmak hadiseleri, tevatür suretinde eskiden beri nakl ve rivayet ediliyor.”

                                                                            Bediüzzaman Said Nursi

 

Müşrikler bir gün Hz. Ebu Bekir’e gelip:

“Haberin var mı? Dostun Muhammed göklere gidip geldiğini söylüyor.” Dediler.

Ebu Bekir (ra):

“Bunu kendisi mi söylüyor?” diye sordu.

Müşrikler onayladıklarında ise:

“O halde doğrudur” dedi.

Efendimiz (asm) bir gün sabah namazı kıldırırken, namaz bittikten sonra arkasındaki cemaate döndü ve sordu:

“Ebu Bekir nerededir?”

Cevap gelmedi. Soruyu ayağa kalkarak tekrarladı. Arka saflardan bir ses:

“Buradayım ya Resulallah.”” Dedi.

Efendimiz (asm) onu yanına çağırdı ve:

“Ya Ebu Bekir, neredeydin? İlk rekatta bana yetişemedin mi?” diye sordu.

Ebu Bekir (ra):

“Ya Resulallah, birinci rekatta seninle beraber tekbir getirdim. Fatiha okumaya başladığın anda abdest almadığımı hatırladım. Hemen dışarı yöneldim, tam çıkmak üzereyken bir ses duydum arkamı döndüm. Altından bir kabın asılı olduğunu gördüm. İçinde su vardı ve üzeri mendil ile örtülmüştü. Mendilin üzerinde de “La ilahe illallah, Muhammedûn Resulullah Ebu Bekir-i Sıddık” yazılı idi. Mendili kaldırıp abdest aldım, yine mendili kabın üzerine örttüm. Kap kayboldu. Dönüp birinci rekatta size yetiştim.” Dedi.

Peygamber Efendimiz:

“Ya Ebu Bekir, sana müjdeler olsun! Namazda okumamı bitirdim. Rüku’a gidecektim, dizlerim tutuldu. Sen gelinceye kadar çözülmedi. Sana abdest suyunu veren Cebrail (as), mendili tutan Mikail (as), dizlerimi tutan da İsrafil (as) idi.” Buyurdu.

 

1 comment

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir