Koronavirüste seyir ne durumda?

Toplumumuzda yıllardır koronavirüslerle karşılaşmaktayız. Bunların en basit ve en sık görüleni ise nezledir.  Ama bu yıl karşılaştığımız virüs ile ilk kez tanışıyoruz.

Tamamen yeni bir virüs olması nedeniyle, bağışıklık sistemimiz bu virüse karşı, aşırı tepki veriyor.  Ve akciğere çok sayıda savaşçı hücre gönderiliyor. Yani durumu kritik olan ve hayatını kaybeden birçok hastada sorun, bakteriyel enfeksiyonlar değil; akciğerin kendi bağışıklık sistemimiz tarafından istila edilmesidir.

Bu total ve ağır nekroz- inflamasyon- ödem vs oksijenin akciğerden solunmasını engelleyerek, tüm vücutta  hipoksi yani oksijensizlik yapıyor. Yoğun bakıma yatan hastalara ventilatör ile solunum desteği sağlanmaya çalışılıyor.

 

İmmün sistemimizi nasıl doğru yönetmeliyiz?

Vücudumuz sağlıklı kalmak üzere programlanmıştır. Yaratıcımızın  ”Kuddüs” ismi gereği, bedenimiz, tanzif “ temizlenme emri” işleyişine göre hareket ediyor. Bedenin tüm hücreleri, ”bozuk olanı kaldır” “yabancıyı yakala” ve ” ortadan kaldır ve intizam dahilinde tut” emri gereğince çalışıyor.

Koruma görevi yapan immün sistemimiz, virüsün çokluk miktarına göre, çok fazla makrofaj denen asker üretiyor.  Onların eline de nitrik oksit adındaki silahı veriyor. bu savaş sonunda da  serbest radikaller denen savaş kalıntıları, atıkları oluşuyor. Bu seferde, savaş alanının atıkları da vücudun temizleyicileri tarafından ortadan kaldırılıyor. Vücudumuzdaki sülfürlü bileşikler ise bu temizliği yapıyor

Vücudumuzun yaklaşık bulunmakta olan 100 trilyon hücresinden, belki yüzde altmış, yetmişi doğal mikrobial flora denen, vücudumuzun işleyişinde, onarılmasında ve bağışıklık sisteminin oluşturulmasında kullanılan kendi hücrelerimiz  dışındaki, mikroorganizmalardan oluşuyor

Şimdi yine koronaya baktığımızda, önce solunum yoluyla giriyor ve burun mukozasındaki hücreler tarafından kontrol altına alınıyor. Belki birçok kişinin hastalığı semptomsuz atlatması, bu evrede yakalanarak yok edilmesinden kaynaklanıyor. Aslında virüsle karşılaşma sonrası, yüzde seksen gibi bir oranda hastalık yapmadan (test pozitif gözükse bile ) şikayetsiz olarak atlatılabiliyor.

 

COVID-19 nasıl tedavi ediliyor?

Bu kış aylarına girişte pandeminin yine bir atak halinde olduğunu gözlemliyoruz. Halen kullanılmakta olan tedavi protokolü, daha önce başka hastalıklar için geliştirilmiş olan ilaçların denenmesinden ibaret. Virüse değil, virüsle beraber gelişen diğer hastalıkların gelişmesine engel olabildiği bildiriliyor. Hafif koronavirüs vakaları semptomatik (şikayete ve belirtilere yönelik) tedavi ediliyor. Pnömoni vakalarında ise hastaneye yatırma, geniş antimikrobiyal tedavi, oksijen desteği uygulanmaktadır.

Bizim korunma için sürekli tekrarladığımız  MMT (Maske MesafeTemizlik ) seçeneğinden başka, asıl olan beslenme tedbirlerimiz ile, hem doğal floramıza, hem de  savunma sistemimize vereceğimiz desteğimiz önem arz ediyor. Bunları şöyle sıralayabiliriz:

1-Vücudumuzda sülfürlü bileşiklerin artırılması (sarımsak, lahana , pırasa vs)

2- Pancardan başlayarak, tüm mor ve koyu yeşil yapraklı bitkiler. (Not: Nitrik oksit silah olarak gerekli, sülfürler de ortalık temizliğinde gerekli)

3-Sistein içeren gıdalar (Glutatyon, selenyum gibi)

4-Antioksidanlar dediğimiz savunmanın diğer elemanları; Özellikle Vitamin C , Vitamin D. (Şuan bu ikisi ile ilgili çokça çalışma yapılıyor.)

5-Prebiyotikler-Probiyotikler ( doğal floranın desteklenmesi için)

Zatürre aşısı herkese yapılmalı mı?

Zatürre yani pnömokok aşısı ile koronavirüs arasında doğrudan bir ilişki yok yani aşı virüse karşı bir koruma sağlamaz. Ancak koronavirüs sonrası insanlarda zatürre gelişebildiği için, yapılan aşı,  koruma sağlayabilir. Diyabetikler, kronik akciğer hastaları, kanser hastaları  ve kronik bağışıklık problemi olan olgularda  ise aşı yapılabilir.

Aşı ne durumda ?

Aşı içerisinde bulunan madde, virüsün kendisi değil, hücre içine girmekte kullandığı proteinleridir. Bu sayede vücudumuz önceden bu proteini bloke edecek, bağlayacak antikorları vücudumuzda oluşturur. Denemeler hızla devam etse de henüz etkisi ve gelişebilecek yan etkilerini öğrenmek zaman alacak.

Hastalık tekrarlayabiliyor mu?

COVID-19’a yakalanan hastaların çoğu virüse karşı bağışıklık geliştiriyor. Yani bireyin tekrar virüs ile karşılaşma riskine karşın, virüse saldıracak ve etkisini ortadan kaldıracak olan IgG yapısında antikorları üretiyor ve kanın plazma kısmında hazır tutuyor.

Kalıcı bağışıklık yapıyor mu veya tekrar hastalanılabilir mi?  Bu çalışmalar sürüyor fakat Covid-19 enfeksiyonu sonrası antikor miktarının 1. aydan itibaren hızla düştüğünü ve 2. ay civarı tekrar Covid-19’a yakalanabileceğini gösteren kanıtlar vardır. Bu da bir kişi hastalığa yakalansa ve atlatsa bile, tedbiri elden bırakmaması gerektiğine dair önemli bir uyarıdır.

 

1 comment

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir