MELEKLERİN UTANDIĞI SAHABE

Hem kendi mahlûkâtının mehâsin-i ahlâkiyelerini sevdiği için, mehâsin-i ahlâkiyede bil-ittifak en yüksek mertebede bulunan Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtu Vesselâmı sever ve derecâta göre ona benzeyenleri dahi sever. En yüksek makam, Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtu Vesselâma mahsustur ki, ‘Habîbullah’ lakabı ona verilmiş.”

Bediüzzzaman Said Nursi

 

Peygamber Efendimiz (asm), Hz. Aişe (ra) ile beraber evinde oturuyordu. Elbisesi biraz sıvanmış, diz kapakları görünür vaziyetteydi.

Hz. Ebu Bekir (ra) ziyaretine geldi, birkaç şey sormak için içeri girmek istedi. Peygamber Efendimiz müsaade etti ve oturup konuştular.

Daha sonra Hz. Ömer (ra) geldi, aynı şekilde izin istedi. Peygamber Efendimizin müsaadesiyle girdi ve konuşmaya dahil oldu.

Son olarak Hz. Osman (ra) geldi. Peygamber Efendimiz onu da kabul etti fakat elbisesini toparladı ve Hz. Aişe’ye çıkmasını söyledi. Bu şekilde bir saat kadar sohbet ettikten sonra kalkıp gittiler.

Hz. Aişe (ra) odanın boşaldığını fark edince Peygamber Efendimizin yanına gelerek:

“Ey Allah’ın Peygamberi, Ömer ve Ebu Bekir geldiğinde toparlanmadın ama Osman geldiğinde elbiseni toparladın ve benim de dışarı çıkmamı istedin. Bunun sebebi nedir?” diye sordu.

Peygamber Efendimiz cevap verdi:

“Meleklerin bile utandığı kimseden ben nasıl utanmayayım? Allah’a (c.c.) yemin olsun ki, melekler Allah ve Peygamberinden nasıl utanıyorlarsa Osman’dan da öyle utanıyorlar. Osman odaya girdiği zaman seni görseydi veya benim vaziyetimi görseydi utancından ne konuşabilirdi, ne de başını yerden kaldırırdı.”

 

 

Şeyma Kösmene Özdemir

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir