Kapak

Onun huzuruna götürülen bütün çocuklar terbiye olmuştur

Araştırmacı Yazar Nuriye Çeleğen ile sünnet pedagojisinde çocukluk ve ergenlik konulu hoş bir sohbet gerçekleştirdik. Keyifli okumalar…

“Sünnet pedagojisi” ifadesini bizim için biraz açar mısınız?

Aslında hayatımızın kendisi sünnettir. Bir mü’minin hayatının tamamı, “Efendimiz (asm) nasıl yaşamış, nasıl davranmış?” öğrenip bunları uygulayarak geçmelidir. Sünnet nedir? Konusuna baktığımızda, Cenab-ı Hak ne yapmamızı, ne yapmamamızı istemişse Efendimiz (asm) onu yapmış, bize de Efendimize (asm) uymamızı emretmiş. Efendimize (asm) uymakla biz diyoruz ki; “Ya Rabbi bu konuda sen nasıl yapılmasını istiyorsan, biz öyle yapıyoruz. Ve bu konuda Senin esman nasıl bizde tezahür edecekse, nasıl yansıyacaksa biz de Efendimiz(asm) gibi davranarak, o esmanın yansımasına mazhar oluyoruz.”Eğer sünnetten, Efendimizin (asm) davranış boyutundan uzaklaşırsak, günlük işlerimizde veya ibadetlerimizde, o fiilimizin içersinde yansıyan esma ile aramıza perde çekmekteyiz. Bu bakımdan eğitimde sünnet-i seniyye çok önemli bir konu. Eğitimde sünnet-i seniyyeye uymak ona tabi olmak, “Efendimiz (asm) bu konuda ne yapmıştır?” diye düşünmek aslında Cenab-ı Hakkın esmasını, isimlerini o eğitimin içersine dâhil etmek oluyor.

Bu bakış açısıyla günümüzün çocuk eğitimini nasıl yorumluyorsunuz?

Günümüzde ise her şeye dünyevî olarak bakışın ve modern eğitim sisteminin yaygınlaştığı bir dönemde sünnet merkezli bir eğitimden tamamen uzaklaşıldı. Eğitim yalnız bilimsel olarak ele alınmaya başlandı ve bugün anne babalar çok eğitimli oldukları halde çocuklarını eğitemez oldular. Acaba neden çocukların eğitiminde bir sıkıntı yaşamaktayız? Şu göz ardı edilmekte. Eğitim bir ruh, nefis terbiyesidir. Burada tamamen bilimsel yöntemle yola çıktığımızda bir sorun yaşıyoruz. Eğitemediğimizi ve eğitimde bir zorluk yaşadığımızı görüyoruz. Birinci olarak ben eğiteceğim, bilimsel olarak eğiteceğim demekte hata yapıyoruz. Cenab-ı Hakkın eğiten esmasıyla araya perde koymaktayız. İkincisi sünnet pedagojisi kavramını gündeme getirmediğimiz için bu davranışta, eğitimde çocuğumun bu halinde Resul ne yapmıştır, nasıl davranmıştır? diye düşünmediğimiz için çocuğumuzun eğitiminde böyle manevî bir desteği almıyoruz. Bence en önemli şey sünnet pedagojisi kavramını yaygınlaştırmak. Gündemde tutmanın en pratik yolu da belki o davranışı sünnette bulamayabiliriz, bilemeyebiliriz ama orada “Peygamberim(asm) bu eğitimde nasıl davranırdı?” diye düşünmek Allah Resulünün (asm) manevî olarak yansımasını sağlayacaktır. Manevî olarak o anımıza fiilimize Allah Resul’u yansıyacaktır ve bizi doğru eğitim metoduna ya da davranışa götürecektir. Burada çok önemli bir konu da, eğitimde davranış metodu bir tanedir. Oysaki her çocuğun psikolojisi, her çocuğun huyu, ahlâkı farklı farklıdır. Hepimiz huylarımızla imtihan ediliriz. Huylarımızı değiştirmekle sınanırız. Ahmed Bin Hanbel Hazretlerinin de söylediği gibi “huy rızıktır”, herkese Allah farklı bir rızık verir. Kimisi daha celâli isimlere mazhardır, o konuda sorunları, hırsı, kıskançlığı vardır. Kimisi de daha yumuşaktır ama hepimizin sınavı bizde olan bir huyu değiştirmektir. Şu anki anne babalarında yaptığı şey çocuğun huyunu doğruya kanalize etmektir. Bu konuda huyu daha erken olarak tespit ediyoruz, çocuğum böyle davranıyor diyoruz, ama bu davranış modelini de değiştirmek için daha çok bilimsel yolları kullanıyoruz. Pedagoglalara, psikologlara götürüyoruz. Burada onların söylediği doğrudur evet, ama o doğru benim çocuğuma tesir etmeyebiliyor. Oysaki Allah Resulünün (asm) de davranışı bir tanedir. Fakat o bir tane davranış hepimize uygun geliyor. Çünkü Allah Resulünün (asm) davranışı bir tanedir ama o davranışın içersinde 99 esma yansımaktadır ve o 99 esma bende de hangi esmaya karşılık geliyorsa tesirini yapıyor. Diğerinde hangi esmanın tecellisi varsa onda tesirini yapıyor, yani hep insanlar adedince, herkese özel bir metot oluyor. O kişide tecelli eden esma ve o tecelli noktası ne ise o şekilde tecelli ediyor. Şunun altını çizelim çocuk terbiyesi maddesel olarak bakıyoruz ama ruhun, nefsin terbiyesidir. Bu bakımdan sünnet pedagojisine uzanmamamız gerekiyor. Allah Resulünün (asm) elinden tutmamız gerekiyor. Çocuk eğitiminde sünnete uymak, çocuğunuzun elinden tutarak Allah Resulünün (asm) huzuruna gitmektir. Onun huzuruna götürülen bütün çocuklar terbiye olmuştur.

Peki, o dönemdeki gençler “ergenlik dönemi” dediğimiz evreyi nasıl geçirmişler?

Araştırmaya başlamadan önce ben sahabeleri yaşlı olarak biliyordum. Gençlere ergenlik dönemindekilere nasıl davranır diye bir düşüncem yoktu. Sahabelerin yaşlarını gördüğüm zaman çok küçük yaşta olduklarını ve özellikle bizim ergen dediğimiz, sorunlu problemli yaş döneminde Efendimizin(asm) etrafında olmaları çok ilgimi çekti. İşte o zaman böyle bir çalışmaya yöneldim. Ve şunu gördüm siz ergensiniz, ergenlik dönemine giriyorsunuz, ergenlik problemleriniz başlıyor diye bir mantık yok onlarda. Ergenlik dönemine girmek, mükellefiyet dönemine girmek demektir. Cenab-ı Hak tarafından muhatap kabul ediliyorsunuz artık. O bakımdan biz şu anda çocuklara nasıl yaklaşıyoruz? “ergenlik dönemine giriyorlar. Bunlar problemli olacaklar” tarzında bakıyoruz. Bir de şunu gözlemledim biz çocuklara çocukluk döneminde çok fazla çocuk gibi davranıyoruz. Çocukluk dönemi tamamen bir oyun evresi gibi görülüyoruz. Günümüzde de bu çocukluk devresi çok fazla uzatılıyor. Evet, çocuk oynuyor, ama çocukla Efendimizin (asm) bir büyük gibi muhatap olması gibi muhatap olunmuyor. Biz bu dönemi çok çocuk gibi geçirip, bir anda ergensin deyip büyük ettiğimiz zaman zaten birinci bunalımı çocuk orada yaşıyor. Ne yazık ki o geçiş dönemini çok net yapıyoruz. Osmanlı’ya baktığımızda da 4 yaş 4 ay 4 gün iken çocuk eğitime başlandığını görüyoruz. Bu İslâmî bir eğitim. Bunu günümüzde de görüyoruz. Çocuk kabiliyetlerin açılması için, müzik, spor eğitimini çok küçük yaşlarda almaya başlıyor. Fakat çocuğun büyük olarak hazırlanması uyum eğitimini ise geciktiriyoruz. Bizim problemimiz buradan başlıyor. Çocuğu çocuk görüp, büyük gibi muhatap olmamak. Bu arada ergenliğe giriyor diye de çocuğa bir ergenlik psikolojisine hazırlıyoruz. Eğer ergenlik diye bir bunalım dönemi olsaydı peygamberlerde olurdu. Çünkü peygamberler insanlara örnektir. Efendimiz (asm) olurdu, çünkü Efendimiz (asm) bize beşerî haliyle de örnektir. Ama bakıyoruz ki peygamberde yok Efendimizde yok. Efendimizin yanında olan gençlerde yok. Sahabelerde, büyük zatlarda yok. O zaman düşünmemiz gerekiyor, bizim çocuklarımızda neden böyle bir ergenlik sorunu var? Eğer ki bu bilimselse bir durumsa, onlarda da olması gerekirdi. Efendimizin yanından hiç ayırmadığı bir genç grubu var. Medine döneminde özellikle o gençleri hiç yanından ayırmıyor. Mekke döneminde yine öyle. Mesela Musab bin Umeyri örnek verebiliriz yanına çok bunalımlı bir şekilde geliyor. 17 yaşında, Efendimizin (asm) yanından ise onu Medine’ye hazırlayan bir şahsiyet olarak çıktığını görüyoruz.

Peki, anne babalar sizce nerede hata yapıyor?

Biz şu anda çocukları dünyevî olarak yetiştiriyoruz ve niyetlerimiz de dünyevî. Ergenlik döneminde çocuk ilk günahla tanışıyorsa bunun bunalımını yaşar. Çünkü ilk defa yaşadığı bir şeye bu. Ruh çok şiddetli bir tepkiyle karşılık verir. Zaman içersinde alışır, belki ergenlik dediğimiz dönemde muhatap olmaya başlıyor, ilk günahı işliyor ve ruhunun orada feveran etmesini biz orada bunalım olarak görüyoruz. Sonra çocukluktan beri dünyevî olarak yükleme yaptığımız için çocuğun dünyayla karşılaşması ve dünyanın önemini anlaması ve algılaması da ergenlik döneminde oluyor. Çocuk bu bunalımı dünya yükünden de tepki gösteriyor. Çünkü o dönemde kabiliyetler, hayaller çok fazla ve karşısına maddesel bir boyut getiriliyor. Mesela çocuğun hayal dönemidir ve çocuğun ruh dünyası âlem-i gayba daha açıktır. Âlem-i gayba açık bir çocuk ruh dünyasını bir anda madde ile çeviriyoruz. Çocuğun dünyayla tanışması ve çarpışması nispetinde ergenlik problemi yaşıyor.

Bunlar çok önemli noktalardı bizim için çok teşekkür ederiz. Son olarak neler söylemek istersiniz?

Çocuğumuzun eğitimde, çocuk terbiyesinde sorun yaşıyorsak mutlaka nefis terbiyemizde, sünnetle olan iletişimimizde bir sorun vardır. Bu noktaları gözden geçirmemiz lazım. Şuan ki ebeveynler çocuğun eğitiminde çok dünyevî çareler arıyor. Sünnete yönelmemizin çok büyük faydaları olup, sıkıntılarımız anında da elimizden tutacaktır diye düşünüyorum.

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*