Okyanus Berisinden

Eşimizin psikoloğu olmak…

Biz hanımlar evlilik çağına gelene kadar başta anne babamız olmak üzere birçok büyüğümüzden evlilik üzerine nasihatler alırız. Bunlar çoğunlukla kendilerinin yaşadığı tecrübeler ve aldıkları derslerle biriktirdikleri kazanımlarıdır. Bunlar bize evlendiğimizde beyimize iyi bir eş, ailesine iyi bir gelin, çocuklarımıza da iyi ve faydalı bir anne olmamız için verilir.

Çoğu zaten hepinizin az çok bildiği kaidelerdir. Benim ise bu yazımda bahsetmek istediğim eşimize karşı üstlenmemiz gereken vazifelerden biri üzerine olacak.

Eşlerimiz de bizlere aynı bizim onlara olduğumuz gibi birer emanetimizdir. Muhakkak ki, Cenab-ı Hak bizlerden bunun hesabını soracaktır. Kendilerine iyi bakıp bakmadığımız, onlara hizmet edip etmediğimiz ve tabii ki itaatimizle ilgili hesap vereceğiz.

Hem dünyada, hem ahirette mutluluğumuz için bu konuya azamî ihtimam göstermemiz gerekmektedir. Bu yüzden de büyüklerimizden dinlediklerimiz ya da edindiğimiz bilgiler bizim için altın değerindendir. Mutlu bir evliliğin anahtarı da bir bakıma bu kurallardan geçmektedir.

Ama gelin görün ki ailemizden ya da çevremizden kazandıklarımız yeterli gelmediğinden mütevellit bazen eşimiz ile aynı frekansı yakalayamayıp maalesef kopmalar yaşayabilmekteyiz.

Ben bunun sebeplerinden birinin, bir konuda bizi yönlendirmede eksiklik olduğu, bizim de gözden kaçırdığımız düşüncesindeyim.

Bize eşimize itaat etmek, hizmet etmek, sevgi ve saygı göstermek öğretilir, evet ama unutulan bir başka konu da eşimize eşlik etmektir. İşte maalesef ki biz bayanlar bu konuda eksik kalırız ve bu bizim eşimizle iletişimimizi, onu anlamamızı zorlaştırır ve bizi zamanla birbirimizden uzaklaştırır.

Bunu yaşamamak için öncelikle erkeklerin karakterini bir nebze çözmemiz gerekmektedir. Hani onlardan bizi anlamalarını, ne kadar naif, kırılgan bir parça da kıskanç olduğumuzu bilmelerini ve ona göre davranmalarını istiyoruz ya işte onların da aslında bizden bazı beklentileri vardır. Fakat erkekler detaylara fazla önem vermedikleri ve fazla konuşup paylaşmadıkları için biz bazı noktaları bazen gözden kaçırabiliyoruz.

Nedir peki erkeklerin bu kaçırdığımız yönleri?

Öncelikle erkekler reislik, önderlik, güçlü olma vasıfları ile ilişkili olarak işlerine ve işteki başarılarına çok önem verirler. Bu sadece ailelerini geçindirmek, maişet kaygısı ile değildir. Onlar bunu gerçekten sevdikleri için yaparlar. Öyle olmasa belli bir maddi seviyeye ulaştıklarında çalışmayıp evde oturmayı tercih ederlerdi, ama dikkat edin iş hayatında belli bir başarıyı yakalamış erkekler daha fazla çalışma, işlerini daha da büyütme, daha da başarılı olmak isterler. Çünkü bu onların yapısında vardır.

Madem onlar iş hayatına ya da bazı hobilerine bu önemi veriyorlar o halde biz de eşlerimizin bu önemsedikleri şeylere, sadece onlar bundan mutlu oldukları için bile olsa aynı önemi vermeliyiz. Bize anlamsız, çok gereksiz bile gelse eğer eşimizi seviyorsak onun sevdiklerini de sevmek değer vermek evliliğimiz için daha evlâdır.

Bu konuda kendileriyle empati kurarak onları daha iyi anlayabiliriz aslında. Meselâ erkekler bizim gibi romantik değillerdir, özel bir günde çiçek almak kendilerine çok anlamsız gelebilir, bir demet çiçek onlar için para ödedikleri bir bitki kalabalığı gibidir kimi zaman. Ama sırf biz bunu çok seviyoruz ve bundan mutluluk duyuyoruz diye ellerinde bir demetle sürpriz yapabilmektedirler. Biz ise onların aksine bundan inanılmaz mutluluk duyarız ve bu çiçeğe çok güzel anlamlar yükleyebiliriz.

İşte bunun gibi binlercesi vardır ki bizim dünyamızda çok önemli olup onlar için fazla bir şey ifade etmez. Ama bizi anladıkları ölçüde, bizi mutlu ederler ve evliliklerimizi güzelleştirirler.

Biz de aynı şekilde daha mutlu, daha huzurlu eşlerimiz ile daha derin bir iletişim içinde olduğumuz bir evliliğimiz olmasını istiyorsak, bu noktada empati kurmalı, kendilerine onların dünyasında eşlik etmeli, önemsedikleri şeyleri önemsemeli ve özellikle başarıları ile övünüp, onları onurlandırmalıyız.

Fakat özellikle belirtmek isterim ki, bunun da bazı püf noktaları vardır. Erkekler genellikle işlerine bir başkasını özellikle de eşlerini karıştırmak istemezler. Eğer siz eşimin işleri, ilgilendikleri üzerine sohbet edeyim derken müdâhale ya da eleştiri yoluna giderseniz o diyalog ilk ve son olabilir. Burada önemli olan sadece onları dinlemektir. Aynı bir psikolog gibi öncelikle sadece dinlemelisiniz. Belli bir zaman sonra zaten kendileri size sormaya istişare etmeye başlayacaklardır. Ama onlar sizden bunu talep edene kadar sizin vazifeniz sadece dinlemek olmalıdır. Zamanla göreceksiniz ki, o hiç konuşmadığından, sizinle bir şeyler paylaşmadığından yakındığınız eşleriniz ile aranızda çok daha sıkı bir bağ oluşacak ve saatlerce sohbet ettiğinizi fark edeceksiniz.

Biz bayanların burada bilmesi gereken en önemli unsur, her insan konuşmaya ihtiyaç duyar, ama bu konuşma ilgi alanı dışında ise sadece bir zorlamadır ve devamlılığı olmaz. Erkekler bizim kadar sabırlı olmadığı için daha çok kadınları ilgilendiren meselelerde konuşmak onların hiç de hoşuna gitmez. Evliliğinizin başında bu beklenti içinde olmak size hayal kırıklığı yaşatabilir. Bu yüzden öncelikle siz onların ilgi alanlarında dolaşarak onları sizinle konuşmaya alıştırmalısınız ve bu eşiği atladığınızda hem eşiniz sizinle konuşmak, paylaşmak ve belki de istişare etmek için can atacaktır hem de zamanla artık her konuda konuşabildiğinizi bunun da sizi birbirinize daha da sıkı bağlarla bağladığını göreceksiniz.

Evliliklerimizde aklımızdan çıkartmamız gereken önemli bir başka husus da birbirimizi yıpratmamak, rakip iki firmanın çalışanı gibi savaşarak değil, aynı fabrikanın bir birine bağlı çalışan çarkları gibi olduğumuzu düşünerek buna göre hareket etmemizdir. Dışarda eşimizin canını sıkan, tüm gün stres yaşamasına sebep olan o kadar insan ve durum var ki, bizim görevimiz dolmuş bir şekilde eve gelen bardağı, taşıran son damla olmak değil, belki ateşi söndüren, ferahlık veren bir can suyu olmaktır.

Biz böyle davrandığımız sürece eşimiz bunalarak evden kendini dışarı atan değil, dışardan bir an önce kendini eve atmaya çalışan bir eş olacaktır inşaallah.

Rabbim hepimize cennetin bir numunesi hükmünde yuvalar nasip etsin efendim.

Selâm ve dua ile…

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*