İbret Levhaları

“Allah’ı göster de inanayım!”

“İnsan, nur-u iman ile âlâ-yı illiyyîne çıkar, Cennete lâyık bir kıymet alır. Ve zulmet-i küfür ile esfel-i sâfilîne düşer, Cehenneme ehil olacak bir vaziyete girer.”   Bediüzzaman Said Nursi

Her gittiği yerde Allah’ı inkâr eden, bunun için münakaşalara giren dinsiz bir adam döne dolaşa Küfe şehrine geldi. Küfe bilginleriyle münazara yapmak isteyen dinsize, Küfe halkı:

“Bizim küçük bir bilginimiz var, eğer onunla karşılaşıp yenersen, büyük bilginlerimiz seninle görüşebilir. ‘diye cevap verdiler.

Küfe halkı, daha yaşı çok küçük olan İmam-ı Azam Ebu Hanife Hazretlerinden bahsediyordu. Teklifi kabul eden dinsiz söylenilen yere geldi. Münazara yapacakları salon tıklım tıklım dolmuştu, fakat bahsettikleri küçük ortalıklarda görünmüyordu. Hemen kürsüye geçip yerini aldı ve beklemeye başladı. Vakit epey ilerlemesine rağmen küçük bilgin ortalıklarda görünmüyordu. Dinsiz adam da “Sizinki benden korktu” diyerek gururlanıyordu. Nihayet hayli zaman sonra küçük bilgin Ebu Hanife geldi ve aralarında şöyle bir münazara başladı:

“Niçin geç kaldın küçük, yoksa çok mu korktun?”

“Hayır, korkmadım. Evimiz nehrin öte yakasında. Bu tarafa geçmek istediğimde köprünün yıkılmış olduğunu gördüm. Geçemeyeceğimi anlayınca, oradaki ağaçlara, hemen sandal olup beni karşıya geçirmelerini emrettim. Onlar da sandal olup beni geçirdiler. Bu yüzden geç kaldım, özür dilerim”

“Hey akılsız çocuk! Hiç ağaç kendi kendine sandal olur mu?”

“Asıl aklı olmayan sensin! Bir sandalın bile kendi kendine yapılmadığını kabul etmiyorsun da, şu uçsuz bucaksız âlemin kendi kendine var olduğunu nasıl iddia ediyorsun?”

“Beni gafil avladın küçük! Pekâlâ, şu varlığını iddia ettiğin Allah’ı göster de bizde inanalım.”

“Yağ ve peynir neyden yapılır?”

“Tabii sütten yapılır.”

“Öyleyse, şu bardaktaki sütün içinde bulunan yağ ve peyniri göster bakalım.”

Ateist bilgin iyice şaşırmıştır:

“Elbette bu sütün içinde yağ ve peynir vardır fakat görünmez… Peki, son soruma da cevap verirsen, üstünlüğünü kabul edeceğim. Mademki Allah vardır diyorsun şu anda ne yapmaktadır?”

Bir an düşünen küçük bilgin Ebu Hanife Hazretleri:

“Bulunduğun kürsüden aşağı in ben çıkayım. Sorunun cevabını orada vereceğim” diyerek dinsizin indiği kürsüye çıkar ve son cümlesiyle dinsiz adamı imana getirir:

“Şu anda Allah, senin gibi bir dinsizi bu kürsüden indirip benim gibi küçük bir kulunu çıkarttı.”

 

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*