El Emeğim

Bulaşık ellerimizi temizleyelim mi?

Bir süredir ekolojik düzeni bozmadan yaşamakla ilgili düşünüyor ve araştırıyordum. Malum, Bediüzzaman Hazretleri’nin de dediği gibi insan bulaşık elini karıştırdığı için, yaşadığımız gezegeni, hatta bütün kâinatı -öğrendiğime göre son zamanlarda Amerika çöplerini uzaya gönderiyormuş- kirletiyor ve de hızla tüketiyoruz. Son olarak Genç Yorum dergisi Çevre Yorum sayfasında bu konuyu tartışan Handenur Yaşar kardeşimin yazısıyla bir anda kendime geldim. Dilerseniz benim aydınlanma noktam olan çöplerle başlayalım. Affedersiniz, ambalaj atığı demek istedim. Çünkü aslında onlar çöp değiller.

Düşündüm ki, gerçekten çok fazla şey satın alıyoruz. Çünkü çok ucuzlar. Giyim kuşam demiyorum, şimdilik onları bir kenara bırakalım. Evden çıkarken yanına bir şişe su alma alışkanlığımı terk edeli uzun zaman oldu. Hatta anneme kızıyordum; “50 kuruşluk şey değil mi? Alırız, niçin kendine yük yapıyorsun?” diye. Öyle ya, susarsam alırım, içerim, atarım. Bir daha susarsam; tekrar alırım tekrar içerim ve tekrar atarım. Bu arada bir geri dönüşüm kutusu görürsem oraya atarım tabiî ki ama bulamazsam da –ki canım ülkemde pek de kalabalık etmez öyle şeyler!- ne yapayım atarım gitsin çöpe!

Peki, ben çöpe attıktan sonra bunlara ne oluyordu? İşte yazıda bunun cevabı vardı. İtiraf etmeliyim ki bu, şu zamana kadar düşünmediğim bir şeydi. Ve asıl bu düşünmemeliğimizle israfın en büyüğünü yaptığımızı fark ettim. Evet, önümdeki tabağı ekmekle sıyırmak konusunda ihtisas sahibiydim hatta bu konuda kimse beni geçemiyordu. Ama bunun kâinatı karıştıran bulaşık elimi temizlemekte pek yeterli olmadığını anlamıştım. Hatta bu aşamada bir şey daha fark ettim, 3R’nin (reduce-reuse-recycle) ilk ikisinin anlamını bilmediğimi. Yani evet, geri dönüşüm güzel bir şey fakat ondan önce atık miktarını düşürmek ve atık malzemeleri yeniden kullanmak da önem arz ediyor. İnternette gezinirken zaman zaman önüme atık malzemelerle yeni bir şeyler türetmiş insanların paylaştıkları fotoğraflar çıkıyordu. Büyük çoğunluğuna “aaa ne güzel yapmış, helâl olsun!” deyip geçiyordum. Bu kez geçmedim. Bir yerden başlamak lazım, değil mi?

Unutmadan. Açılışı ben yapıyorum; ama siz de türettiğiniz şeyleri bizimle paylaşırsanız memnun oluruz. Bu sayfa üzerinden hep birlikte ekolojik hayata, yani kâinatın nizamını bozmadan yaşamaya katkılarımızı sunalım.

 Kalem kutusu:

 türetici iç (1)İhtiyaçlar: 2 adet plastik şişe, fermuar, Yapıştırıcı

* İki şişeyi fotoğrafta görüldüğü şekliyle, sadece üst kısımlarını kesip, alt kısmını kullanıyoruz. Ben şimdilik üst kısımlarını geri dönüşüme atmadım; belki onları da türetmenin bir yolunu buluruz.

* Eğer düzgün kesilmediyse endişe etmeyin. Ütü yardımıyla, sadece hafif dokundurmak suretiyle kestiğiniz alanı düzleştirebilirsiniz. Merak etmeyin fazla tutmazsanız ütüye yapışmıyor.

* Sonra da kestiğimiz parçaları, fermuar yardımıyla birleştiriyoruz. Fermuarı şişemize yapıştırırken de silikon tabancası kullanabilirsiniz. Bitti bu kadar!türetici iç (3)

* İsterseniz siz de böyle süsleyebilirsiniz. Parça kâğıtlar origamiyle ne sevimli hâle gelmiş değil mi?

* 5 litrelik su şişesinden ıvır zıvır koymak için güzel bir kutu çıktı.

Not: Bunu gören bazı arkadaşlarım, “Bize de yapıp satar mısın?” diye ısrar ettiler. Tabii ki kabul etmedim. Burada amaç herkesin bir şeyler türetmesine yardımcı olmak. Tembelliği biraz bırakmamız lâzım.

 

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*