Kapak

Koruyucu hekimlik

 

Sağlık dediğimiz bütüncül kavram, binlerce denge ve savunma sistemi üzerine kuruludur. Bu denge ve sistemlerin bozulmasına engel olmaya yönelik atılan her adım ve çalışmayı koruyucu hekimlik çalışmaları olarak adlandırıyoruz.

Önceleri hıfzıssıhha olarak adlandırdığımız, yani sıhhatin korunması ifadesi, hasta olmadan sağlığın önemini kavrayabilme boyutudur. Beslenme, temizlik, aşılama, hayat şartları (gürültü, stres, çevrenin korunması) gibi hem kişisel, hem de çevresel etkenleri içerir.

Koruyucu hekimliğin gelişmesi, toplumun sağlık kalitesinin yükselmesine de vesile olmaktadır. Çünkü var olan hastalıkla savaşmak, bitmek bilmeyen, kurumayan bir bataklıktaki sineklerle savaşmak gibidir. Oysa bataklığı kurutmak ya da oluşmasına izin vermemek daha sağlıklı ve hastalıktan uzaklaşmış bir neslin gelmesine zemin hazırlar.

Elbette, her şeyde olduğu gibi, hastalıklara karşı bakışımız da Allah’ı tanımak ve anlamak üzerine kurulu. Hastalıklar ile Rabbimizin birçok hikmetini ve özellikle O’nun Şafi ismini anlamaya çalışıyoruz. Ama hastalığı istemek, talep etmek yerine, hasta olmayacak şekilde bir hayat tarzı benimsemenin sünnet olduğunu ifade edebiliriz.

Bediüzzaman Hazretleri’nin, aşağıdaki ifadeleri hastalıkların oluşmasıyla ilgili tüm noktaları göz önüne sermektedir.”Ekser hastalıklar su-i istimalattan, perhizsizlikten ve israftan ve hatiattan ve sefahatten ve dikkatsizlikten geliyor.” diyor. Geriye doğru okuyacak olursak; demek suiistimal etmediğimizde, perhiz yaptığımızda, iktisatlı yaşadığımızda bazı prensiplere dikkat ettiğimizde, sefahat içinde geçmeyen düzgün bir hayat sürdürdüğümüzde hastalıklar azalacaktır.

İlk başta sağlığın bütüncül bir denge olduğunu söylemiştik. Yani hayata bakışta istikametin tercih edilmesi. İstikamet her şeyde vasat olanı, yani orta yolu ihtiyar ederek, uçlara kaymaktan kaçınmayı gerektiriyor. Yemede, içmede, uykularımızda, akıl, kalb ve istidatlarımızın kullanımında, tüm duygularımızın yönetiminde, vasatın ve denge yolunun seçilmesi hayatımızın maddî ve manevî hastalıklara karşı dayanıklı tutulmasına zemin hazırlıyor.

Kur’ân ve hadislerde geçen koruyucu hekimliğe ait hükümleri; beden temizliği ve vücut sağlığı, dengeli beslenme ile vücut sağlığını koruma, zararlı yiyecek ve içeceklerden uzak durma, bulaşıcı hastalıklardan korunma olarak sınıflayabiliriz.

İslâmiyet’in kişisel temizlikten tutun da çevre temizliğine kadar enfeksiyonlara zemin hazırlayan tüm sebepleri ortadan kaldırmaya çalıştığını, temizliği imandan sayarak buna en üst düzeyde önem verdiğini görüyoruz. Özellikle ellerin yıkanmasından tutun da, tüm bedenin temizliği, suların ve yiyeceklerin saklanması, korunması ve temizliği hususları ayrıntılı olarak hadislerde ve fıkhî meselelerde anlatılmıştır. Maddî ve manevî temizlik ile insan beden ve ruhunda, hastalığın daha giriş kapılarını baştan kapatma yolunun seçildiğini görürüz.

Devamı Bizim Aile Mayıs sayısında…

 

 

 

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*