Beslenme

Trans yağ yoktur!

Yağ asitleri yağların temel bileşenleridir. Doy­muş ve doymamış olmak üzere iki gruba ayrılır. Doymuş yağ asitleri et, süt vb. hayvansal kaynaklı yağlarda ve palm çekirdeği, hindistan cevizi gibi bitkisel kaynaklı yağlarda bulunmaktadır. Doy­mamış yağ asitleri ise, zeytinyağı, ayçiçeği, palm, susam, aspir, yer fıstığı, kanola, fındık, ceviz vb. bitkisel kaynaklı yağlarda ve balık, deniz ürünleri vb. hayvansal kaynaklı yağlarda bulunmaktadır.

Trans yağ da bir çeşit doymamış yağ asididir. Doğal yolla oluşan ve endüstriyel olarak üretilen olmak üzere sınıflara ayrılabilir. Doğal yolla oluşan trans yağlar, geviş getiren hayvanların bağırsak bakterileri tarafından üretilir ve böylece bu hay­vanlardan elde edilen gıda ürünlerinde az mik­tarda bulunur. Ancak bu trans yağlar doğal yolla oluştukları için sağlığımıza kötü bir etkisi söz konusu değildir. Endüstriyel olarak üretilen trans yağlar ise, sıvı bitki yağlarının hidrojen ile işlem görmesi diğer bir ifadeyle hidrojenle doyurularak katı hale getirilmesi sonucu oluşan, erime nok­tası 45 dereceye varan yağlardır. Başka bir şekilde yağların yüksek ısıya maruz kalması neticesinde de trans yağ meydana gelir. Bu nedenle kızartma yağları büyük risk taşır. Hidrojenlenmiş yağ ola­rak bilinen bu yapay yağlar, ürün­lerin raf ömrünü uzatır ve arzula­nan duyusal nitelikler kazandırır. Bu özellikleri sebebiyle endüstriyel üretimlerde sıklıkla tercih edilmektedir. Ama ne yazık ki bu doğal olmayan yağı vücudumuz tanımamaktadır. Fast food, hazır atıştırmalıklar, kızartmalar, unlu mamuller, bazı margarinler trans yağ içerir. Vücu­dumuza aldığımız trans yağlar kötü kolesterol se­viyesinin yükselmesine, kalp-damar rahatsızlıkla­rına ve de obeziteye neden olur. Erime noktası bu denli yüksek olan trans yağları vücudumuz erite­mediğinden bel ve göbek çevresi genişlemesinin sebeplerindendir.

Çok eski dönemlerde trans yağların sağlıklı ol­duğu düşünülse de zaman içerisinde yapılan ça­lışmalar büyük ölçüde trans yağların sağlımız için tehdit unsuru olduğunu kanıtlamıştır. Bu sebeple endüstriyel ürünlerde de trans yağların miktarı azaltılmakta ya da engellenmektedir. Bunun neti­cesini bir çok ürün ambalajında “Trans yağ yoktur.” şeklindeki ifadelerle görmek mümkün. Ancak şöy­le bir hususu belirtmek gerekir. Gıda mevzuatları­mız gereğince bir üründe bulunan trans yağ mik­tarı % 1’in altında ise “Trans yağ yoktur.” ifadesi yazılabilmektedir. Velhasıl % 1’den az bir oranda da bulunsa bu tür ürünlerin tüketimine, örneğin kızartmalarda yağın bir defa kulla­nılmasına, yemeklerin tekrar tekrar ısıtılmamasına dikkat etmek uzun vadede sağlığımıza yatırım olacaktır.

 

 

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*