Eğitim

Bizim oyunumuz

Çocukla yapılan her eylemde olduğu gibi oyun oynarken de “sonuca değil sürece odaklanmamız” gerekir. Oyunlara bu farkındalıkla yaklaştığımızda ve oynadığımızda hem bizim için, hem de çocuğumuz için geçen her dakika, katlanarak daha da keyifli hale gelecektir. Sonuçlara odaklanarak yaptığımız değerlendirmeler ile; bir de akranlarını nazara alarak yaptığımızı hesaba katarsak durum daha da vahim bir hal alacak. Bu şekilde “medeniyet-i hazıra”nın dayattığı rekabet duygusunu küçücük yaşlarda çocuklarımıza en başta biz aşılamış olacağız. Bunun yerine ortak bir akılla, iş birliği yaparak sürdürebilecekleri oyunlar oynamalarına fırsatlar oluşturmalıyız. Oyunun sonucuna değil, sürecine odaklanarak, sergilediği her davranışın, yalnızca kendine özgü olduğu bilinciyle, onu tek bir birey olarak değerlendirmeliyiz. Onları diğer çocuklarla kıyaslamak yerine kendi içinde müspet kıyaslamalar yaparak, başarıya giden yolda yüreklendirmeliyiz.

Örneğin; “Üç ay önce bu şekli düzgün kesemiyordun, defalarca kesmek için çabaladın ve şimdi çok daha güzel kestin” gibi. Böylece her evladın eşsiz ve biricik olduğunun önce kendimiz farkına varmış, daha sonra da çocuklarımıza hissettirmiş olalım.

Altın veciz söz: Çocuğun ana-babası üzerindeki hakkı, ona iyi bir eğitim ve iyi bir isim vermesidir. (Beyhaki’den)

Altın tavsiye: Çocuklarla yapılan her türlü faaliyette “Sen bunu yaparsın” demek yerine “Bunu yapmayı deneyebilirsin” şeklindeki bir ifade, onları yüreklendirmek adına daha etkili olacaktır ve üzerinde baskı hissi oluşturmayacaktır. 

Altın oyun: Öncelikle kendi oyunumuzu işbirliğiyle kendimiz hazırlayacağız. Bu sayede oyunu hazırlama süreci de bir etkinlik haline gelecek. Mısra başına bir tane kelime düşecek şekilde, ortalama 2×4 cm boyutlarında kağıt parçaları keselim, aramızda eşit olarak paylaşalım. Kelimelerimizi sınırlamak ve ilk aşamada zorlanmadan cümle kurabilmek için, orman, mutfak, ailemiz gibi bir konu belirleyelim. Herkes kendine düşen kağıtlara konuyla alâkalı istediği kelimeyi yazsın. Örneğin; Oyun 4 kişi ile oynanacak ve 8 mısralık bir şarkı yazacaksak herkesin 2’şer kelime yazma hakkı olacaktır. Herkes belirlenen konu ile ilgili kelimelerini yazsın, kağıtlarını katlasın. Bütün kelimeleri bir poşette, kavanozda vs. birleştirelim. Şimdi de oyun zamanı! Sırayla herkes seçtiği kelimeyi de dahil etmek üzere şarkının bir mısralık bölümünü yazacak. Ancak 1. mısradan sonra gelecek olan mısralar hem önceki mısralar ile uyum sağlamak, hem de seçtiğimiz kelimeyi içinde bulundurmak zorunda.

Yazdığımız şarkının metni bittiğinde, bir de melodisi ile söyledik mi tamamdır. İşte herkesin kendine özel aile şarkısı hazır!

Not: İlk aşamada her mısra için belirli olan 1 adet kelime varken ileri aşamada oyunu zorlaştırmak için 2-3 kelimeye kadar çıkarabiliriz. Oyunu kolaylaştırmak için ise takımlar halinde oynayabilir, mısranızı takım halinde oluşturabilirsiniz.

Oyunun çocuğa kattıkları

* Oyun, hep beraber hazırlandığı için işbirliği kavramını fark etti.

* Kendine düşen kağıtları kendi doldurduğu için çocuğumuzun kelime hazinesi genişledi.

* Konuyu seçmesine fırsat verdiğimiz için, oyuna karşı isteği arttı ve hayal gücünü destekledi.

* Seçtiği kelimeyi cümle içinde kullanması gerektiği için cümle kurma becerisine katkı sağladı.

* İlk mısradan sonra gelen mısralar, öncekilerle uyum sağlayacağı için cümleler arası ilişki kurmayı öğrendi.

* İfade ediş, açıklama becerilerini destekledi.Son olarak sevdiği şarkının ritmini kendi şarkısına uyarlaması ritim becerisine katkı sağladı.

 

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*