Zamanın ilânatı: Online (çevrimiçi) dersler

Üniversite çağımızda okuduğumuz şu iki cümleyi salgınla birlikte tekrar hatırladık: “Her sorun bir fırsattır” ve “Önemli olan başımıza nelerin geldiği değil, o olaylara verdiğimiz manadır.”

Koronavirüs salgını dolayısıyla Risale-i Nur derslerine gidemeyen bazı kardeşlerimiz üzülüyor, kimisi karamsarlığa kapılıyor. Oysa, iman hizmeti yapan kahramanlar, teknoloji ve interneti daha fazla kullanarak, online derslerle Risale-i Nur hakikatlerini seslendirerek gönüllere su serpmeye devam ediyor. Biliyoruz ki, bela ve musibetlerle ilgili Risale-i Nur’un bize öğrettiği en temel kaidelerinden birisi, “Her şeyde, hatta en çirkin görünen şeylerde, hakikî bir hüsün ciheti vardır. Evet, kâinattaki her şey, her hâdise, ya bizzat güzeldir, ona hüsn-ü bizzat denilir veya neticeleri cihetiyle güzeldir ki, ona hüsn-ü bilgayr denilir. Bir kısım hâdiseler var ki, zâhiri çirkin, müşevveştir. Fakat o zâhirî perde altında gayet parlak güzellikler ve intizamlar var.” (On Sekinci Söz) hakikatidir. Bunu da bizzat tecrübe ederek de öğreniyoruz.

Dolayısıyla bu bakışta çirkinlik, şer, olumsuzluk olmadığından hep güzeli, hayrı hedeflemek ve ulaşmak için çabalamak vardır. Online dersler de bu süreçte bu gayretin bir ifadesi şeklinde anlaşılabilir. Tahminimizden çok daha fazla hayırlara vesile olduğunu ve olacağını söylemek mübalağa olmasa gerektir. Görebildiğimiz bazı faydaları ve kazanımları paylaşmaya çalışalım: Evvela, sıkı kısıtlamalara rağmen derssiz kalmadık. Elbette ki dershane ortamında yan yana oturduğumuz, kucaklaştığımız, hasbihal ettiğimiz hali yaşayamıyor ve o günleri özlüyoruz. Ancak mevcut durumdan da en fazla istifadeyi sağlamaya çalışıyoruz. Bu halet “Bir şey bütün bütün elde edilmezse, tamamen de terk edilmez” hadisini hatırlatıyor.

Saniyen, çok fazla derslere katılmasını arzu edip çeşitli nedenlerden (ön yargı, siyasî nazarlı bakış, cemaat ya da dershanelere gitmekten korkulması vb.) ötürü davet edemediğimiz arkadaşlarımızı, akrabalarımızı doğrudan (telefon ya da mesajla) ve dolaylı (Facebook, Twitter, WhatsApp ortamlarında paylaşmak gibi) yollarla derslere iştirak ve aşinalık sağlandı.

Salisen, tanıdıklarımız dışında pek çok sayıda kişiye de ulaşıldı. Bilhassa Yeni Asya Euronurtv’nin bilinirliği artarak yapmış olduğu vazife idrak edildi. Bu da daha fazla insanın iman hakikatlerinden istifade etmesini sağladı.

Rabian, teknoloji ve internete hızlı bir şekilde adapte olduk. Jitsi Meet, Zoom, Facebook, İnstagram, Youtube gibi platformlardan canlı yayınlar yapıldı. En başta ciddi tereddütle hasıl olsa da zamanla aşıldı. Aslında pek de bir zorluğu olmadığı görüldü. Özellikle belli bir yaşın üstündeki abi ve ablalarımız en başta çekimser kalsalar da şu anki durumun çok farklılaştığı görülüyor. Dersten derse katılarak adeta en fazla istifade eden kesim haline geldiklerini memnuniyetle ifade ediyorlar.

Hamisen, dijital platformları kullanım mantığına göre sınıflamamızı sağladık. Zoom, Jitsi Meet gibi programlardan ders sonrası sohbet ve soru-cevap usulü, hem öğrenme ve hem de hasbihal etme imkanına kavuştuk. Bu platformlardan umuma hitap etme melekesi kazandık.

Sadisen, ders okuyacakların daha ciddi bir şekilde derse hazırlanmalarına sebep oldu. Zira, mahal derslerde katılanların kişilerin az ve tanıdık olması bir derece rehavete sebebiyet veriyordu. Şimdi ise çok daha fazla katılım olması ve Risale-i Nurları tanımayanların da derslere iştirak etmesi yoğun bir hazırlık gerektiriyor. Bu arada uygulamadaki “klasik!” ders okuma anlayışı da bir nebze olsun değişmesindeki en önemli faktör çeşitliliğin ve farklı seslerin artmasıydı.  Birkaçını nazara sunmak isteriz: Müzakereli derslerin önemini daha iyi kavradık. Şahs-ı manevinin teşekkülünü daha müşahhas bir şekilde idrak ettik. Malumunuz herkesin hayat tecrübeleri ve anladıkları farklı. Müzakere de bu birikimleri hedef mevzuda paylaşma yapmak, zihnimizde yeni yeni pencereler açıyor. Bu da kısa sürede mevzuda derinleşme imkanı veriyor.

Çok defa şahsen tecrübe ettiğimiz diğer faydası da herhangi bir cümle okunduğunda- velev ki daha önce yüz kere okunmuş olsun- daha önce farkına varamadığımız bir mana kalbimize doğuyor. Bu nimetin ihsan edilmesindeki saadeti tarif etmek güç! Belki İhlas Risalesi’nde geçen “Hakiki, samimi bir ittifakta her bir fert, sair kardeşlerin gözüyle de bakabilir ve kulaklarıyla da işitebilir. Güya on hakiki müttehid adamın her biri yirmi gözle bakıyor, on akılla düşünüyor, yirmi kulakla işitiyor, yirmi elle çalışıyor bir tarzda manevî kıymeti ve kuvvetleri vardır.”(Yirmi Birinci Lem’a) hakikatini yaşıyoruz. Yani, ders okuma, müzakere ve dinleme hususunda artık şahıs yerine şahs-ı manevi teşekkül etmiştir. Bazen ders sonrası aklımıza başka bir açılım gelebilir. Bu bilginin, yazı ve videonun altına yorum olarak yazılması, e-mail gönderilmesi ya da telefonla bildirilmesi istifadeyi artıracaktır hiç şüphesiz. Kime, ne zaman, hangi pencerelerin açılacağı bilinemediğinden bunları paylaşmak büyük önem arz eder. Online dersler bu paylaşımları 7/24 istifadeye sunduğu gibi süresini de kıyamete kadar uzatmıştır!

Online panellerle her seneki heyecanı farklı mekanlardan da olsa imkan nisbetinde yaşamaya çalıştık. Farklı ülkelerden farklı panelist ve binlerce katılımın olması aşk ve şevkleri de katladı. Tabi ki maliyetlerin sıfıra inmesi ve zaman tasarrufu sağlaması da ayrı bir kazanç. Maddî ve manevî tasarrufun diğer alanlar için kullanılmasına imkan tanıması da hizmetlerin daha geniş sahalara yayılmasına katkıda bulunacaktır.

Söyleşiler de en çok dikkat çeken online hizmetler arasında. Yıllarını Risale-i Nur hizmetine vermiş ve bu uğurda Medrese-i Yusufi’ye girme, işten atılma dahil pek çok sıkıntı çekenlerin serencamını dinlemek, ibret almak ve geniş kitlelerin istifadesine sunmak önemli  hizmetlere vesile oldu.  Mesela, Ayasofya, İttihad-ı İslâm, çocuk eğitimi, samimiyet, koruyucu hekimlik, korona, Medresetü’z Zehra, tesanüd gibi onlarca mevzuda alanında uzman olanlarla yapılan söyleşilerde çok büyük bir boşluğu doldurdu. Yıllardır yalnızca duyduğumuz ya da gündemi meşgul eden konular hakkında bilgi sahibi olduk.

Netice itibariyle, online hizmetlerimiz çağın bir gereği olarak ve pandemiyle birlik, beraberlik mecburiyetle sağlandı ve sağlanıyor. Bilhassa genç kardeşlerimizin sunuculuk, seslendirme, ders okuma gibi alanlarda kabiliyetlerini de geliştirdi. Cemaatimizin onlardan daha çok gayret beklediğini de ifade edelim. Bu zamanın manevi cihadı olan Risale-i Nur hakikatlerine daha çok sarılma zamanı.

Zira, “Bu zamanda Nurlarla hizmet-i imaniye, her tarafta (tv, sosyal medya) ilânatla ve muhtaç olanların nazar-ı dikkatlerini celb etmekle olur.” (Yirmi Altıncı Lem’a)

Ve, “Risale-i Nur’un hakikî şakirtleri, neşriyat-i diniyelerinde ve ittibâ-ı sünnetteki ibadetlerinde ve içtinab-ı kebâirdeki takvâlarında, Kur’an hesabına vazifedar sayılırlar. İnşaallah riya olmaz. Meğer ki, Risale-i Nur’a, başka bir maksad-ı dünyeviye için girmiş ola.” (Kastamonu Lahikası, 110. Mektup)

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir