Sohbet

Hevaperestlik

Kabul edelim hepimiz ibnüzzamanız. Ne kadar istemesek de, fark etmesek de yahut öyle değilmiş gibi hayal etsek de bencillik, dünya sevgisi, hevaperestlik iliklerimize yerleşmiş, incinmeye gelmiyor. Maddemiz bunlarla besleniyor ve yoğruluyor, menfaatimize zarar gelmesine tahammül edemiyoruz. İsteklerimizi kimse ve hiçbir şey için değiştirmek, bırakmak istemiyoruz. Ama iyi olma niyetleri kâmil insan olma tahayyüllerimiz hep var ve taptaze duruyor. Gelecek plânlarında kendimizi o ideal şahsiyette görüyor en başta ailemiz, evladımız için ideal geleceği hayal ediyoruz. Pişiren tecrübelerin ve bozulan rahatın gerekliliğini kabullenmeyerek…

 

Acıtarak çekti ruhumu ta derinden,

Bağlanmak istiyor en güvenli yerimden,

Konuşuyor benimle, sessizce içimden,

“Boşuna inatlaşma, kaybedersin; çekilmem!

Kaçsan, uyusan, duymasan da sen,

Kopamayız, gönderildi seninle bir ben.”

 

Zor zor zor vazgeçmek her an nefsimden,

Tam arzularıma dalacakken uyarıyor hemen,

Nefsimin istekleriyle çatışıyor neden?

Sorgulatıyor benliğimi birden aniden,

Bırakıyorum ne iş varsa elimden,

İhlassız lafları silip at zihninden,

Zira tatmin olmuyor hiçbirinden,

Tam bir teslimiyet bu beklenen,

Fayda etmiyor öyle çok şey bilmen,

Gerek de yok zaten, ah bunu bilsen,

İşte kutsal bir meslek “annelik” denen.

 

Kıymeti biçilemez, yeri dolmuyor, tamam,

Dünyaları verseler bu teklifi almam!

Belki de problem hevaperest olmam,

Olmadık yükleri boşuna omuzuma almam,

Gerekliydi belki de başbaşa kalmam,

Bebeğimin günahsız masum gözlerine bakmam.

 

Feyza Ertem

 

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*