Kurşun Kalem

 61. VEDA

Kahramanısın zamanın, boş geçmemiş bir ânın.

Her zaman ardındasın dönülmez bir kararın.

Son umudusun ümmetin, güneşisin mazinin.

Bizlere ışık oldu sarsılmaz metanetin.

 

Dile gelse şu cihan, şekva edecek bizden.

Arş titredi, gök kurudu, insan uyudu neden?

Çatlamış iman kabuğu, susamış bu beden,

İçmez mi kana kana âb-ı hayat veren elden?

 

Kalmışız ortasında çıkılmaz bir tufanın,

Akrebini kaybetmiş, yorgun düşmüş zamanın.

Yolundur senin yolun, Peygamber-i Zîşânın.

Sesine kulak verin o dellâl-ı Kur’ân’ın.

 

Arzın kalbi durmuş, arar durur bir medet.

Etrafta dolanıyor bir sürü yaşayan ceset.

Gösterirsen bizlere kurtuluşa bir sebep,

Olalım o zincirin etrafında bir kenet.

 

Karanlık asrın fecrinde, nurun ısıttı bizi.

Birden nasıl dağıldı ufuktan gaflet sisi.

Sözlerin götürdü yükü, doğrulttu belimizi.

İstikbâlin marşıdır, mâzinin ayak sesi.

İşte geliyor İslam’ın, bir yenilmez ordusu.

Kalbindeki imanın yoktur tek bir korkusu.

Çaresizce izlerken çarmıha gerilen yurdu,

Söndürür bütün ateşi attığın o nur topu.

 

Müminlerin dilinde her zaman lâfzı tekbir.

İçten içe ağlamış, sesi kısılmış bir devir.

Ehli gaflet bîhaber, O Allah ki el-Habîr.

Bir orduya denk düşer emrederse ebâbil.

 

Odur kutlu dâvanın korkusuz, mert öncüsü,

Yolumuzu aydınlatan Kur’ân’nın son sözcüsü,

Yağmurdan  önce gelen, rahmetin gürültüsü.

Onunla kurulur, yıkılmaz asr-ı saadet köprüsü.

Her asrın mektebine, gönderilmiş müceddidler.

Bir mektup ellerinde, bize gösterir deliller.

Hakkı haykırır her daim seslerindeki o tizler.

Tükenmez nurun kalemleri, çalışır hakîkatbin eller.

 

Öyle ki bir server-i sur, eli çizemez hendesenin.

Fehim bulamaz hiç kusur, elemi güler felsefenin.

Hikmet damlıyor ucundan, o siyah mürekkebin.

Şuhuda açılıyor kanatları, semavî meleklerin.

 

Bakın nasıl dokunuyor, kırmızı iplikten kilim.

Nuru sönerken vaktin, umutla bekliyor takvim.

Adres sorarsan Asya’dan neredendir bu ilim.

Kur’ân’dan gidin tek yön, yol sırât-ı müstakim.

 

Şu hüzünlü Asya’nın tarihine  elveda.

Yazsın mesrur talihi yaşasın Yeni Asya.

Kevser oldu mirasın bıraktığın bu asra.

Üstadım bu zatına, altmış birinci veda.

 

Not: Bediüzzaman ve Risale-i Nur konulu Ödüllü Şiir Yarışması yetişkinler kategorisinde 3. seçilmiştir.

 

Hatice Solak

 

 

 

 

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*