Kapak

Dijital Dünyada Ebeveyn Olmak

Dijital dünyanın ilk ebeveynleri olarak, dijital dünyanın ilk neslini yetiştiriyoruz. Şaşkınız, korkuyoruz, endişelerimiz var, fakat tüm tedirginliklerimizi kökünden silecek olan dijital çağın istikametli rehberi Üstad Bediüzzaman’a talebeyiz. Bu talebeliğin nasıl büyük bir lütuf olduğunu; zaman ihtiyarladıkça, asır başkalaştıkça ziyadesiyle idrak ediyoruz.

Biz asra başkalaşıyor diyoruz ama Üstadımız bu bambaşka asrı tüm ayrıntılarıyla biliyor, görüyor, yazıyor, ders veriyor.

Biraz daha somutlaştıralım mı dersiniz? 1940’lı yıllar… 2. Dünya Savaşı hüküm sürmekte… Dünya genelinde radyo henüz yeni yaygınlaşmış durumda. Hitler radyoyu propaganda aracı olarak kullanıyor, zulmünü meşru gösteriyor ve halkı ikna etmede başarılı da oluyor. Ülkemizde de her kesim tarafından radyo vasıtasıyla gelişmeler an be an takip ediliyor.

Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin bu hadiseye karşı tavrını Meyve Risalesi’nin 4. Meselesi’nden biliyoruz. Peki, henüz o yıllarda radyonun meşru ve helâl bir istimali söz konusu dahi değil iken, Üstadımızın radyo hakkındaki düşüncelerini biliyor musunuz?

“Medeniyet-i hâzıranın harikaları, beşere birer nimet-i Rabbaniye olmasından, hakiki bir şükür ve menfaat-i beşerde istimali iktiza ettiği halde… ”  İşte, asrın sahibinden, ahir zaman müceddidinden tam istikametli, asrı aydınlatan ifadeler!

Dijital dünyanın ebeveynleri olarak çaresizliği asla kabul etmiyoruz. Çaresiz değiliz. Dinimiz bizi çaresiz bırakmaz. İnternet veya başka bir gelişme Müslümanların hususan Nur Talebelerinin elini kolunu bağlayacak bir gelişme değildir!

Kendinle Ve Evladınla Tanışma Rehberi

Yolculuğa önce enfüsî tefekkürle başlayalım. Kendimizi de tanımamız gerek, Rabbimizin emaneti olan yavrumuzu da.

İnsan bir çekirdektir ve Rabbimiz bu çekirdeğin içine pek çok kabiliyetler, istidatlar yerleştirmiştir. İnsan çekirdeğinin de emsalleri gibi doğru ortamını bulması, kabiliyetine göre kendisinden beklenen kemal noktaya ulaşması gerek.

O zaman enfüsi tefekkürde derinleşmeliyiz. “Rabbimin bana taktığı bu istidat ile benden beklentisi nedir?”,  “Acaba Rabbim evladımın bu özelliği ile neyi murad ediyor?” gibi…

Dijital dünyaya uyum sağlamamız ve doğru yönetmemiz için de evladımızı her daim tefekkür ediyor olmamız şart. YouTube’ da kanal açmak isteyen bir çocuğu ele alalım. Öncelikle bu istek karşımıza birdenbire gelmez. Ebeveyn olarak bu gidişatı iyi takip etmemiz ve olay bu noktaya gelmeden alt yapıda çözmemiz gerek.

Hadi bu kısmı göz ardı edelim. Çocuğunuz ısrarla kanal açmak istiyor. Acaba evladınız üretmeyi seviyor olabilir mi? Üretmeye teşvik edebilirsiniz.

Çocuğunuzun onaya, sevgiye, değer görmeye veya kimlik kazanmaya ihtiyacı olabilir. Bu noktada ona destek olabilirsiniz. Kendi kimliğini oturtamamış bir çocuk sanal ortamda da kimlik edinmemeli.

 

Gaye Sahibi Olmanın Önemi

Bizler zihnimizi dağıtacak boş ve malayani şeylerden uzak durup, kendimize hayırlı gayeler edinmeliyiz ki, çocuklarımız da bu hâletimizden istifade etsin. Hayatımızı hayırlı gayeler üzerine bina edersek, günümüz bereketlenir, ufkumuz da açık olur. Evladımıza da kabiliyetine göre hedefler belirleyebiliriz. Zira Efendimiz (asm) diyor ki; “Kişiye kabiliyeti kolaylaştırılmıştır.”

Gayesi olan çocuklar, dijital kullanım hususunda da kontrollü olmayı başarabilir. Çünkü gaye insanda irade gelişimi de sağlar. Telefonu, bilgisayarı eline aldığında gayesine ulaşma amaçlı kullanır.

Zaten bizim evladımıza öğretmemiz gereken şey, dijital kullanımdan uzak durmak değil, amacına uygun kullanmayı başarmak. Tabi ki bunu evladımıza değil, önce kendimize öğretmemiz gerek.

           

İrade Terbiyesi Metodları

Bir insanda irade olursa girdiği ortamda etkilenen değil, etkileyen olur.  Her türlü kafa dağıtıcıya, tahrik edici etkene rağmen, hedefine sadakatle bağlanır. İçinde cayır cayır yanan bir “evet”i olan insanlar, meşru olmayan isteklerine rahatlıkla “hayır” diyebilirler.

Şu aşamada ek olarak verdiğimiz teknoloji bağımlılık testini çözmenizi tavsiye ediyorum. O testi liseli gençlerimize çözdürdüğümüzde, bize verdikleri cevap ibret alınacak tarzdaydı: Buradaki sorulara göre, benim annem & babam tam bir internet bağımlısı!

İradeli insan için şöyle bir özellikten bahsedebiliriz; İradeli insanlar kendilerine güvenir ama aşırı güvenmezler. İrade tuzaklarına karşı kendilerini korurlar.

Çalışan anne değil, çalışkan anne

Annelik sıfatınızı değiştirmeye ne dersiniz? Bu başlık sloganımız olsun o vakit! Unutmayalım, fabrikanın bir çarkının dönmeye başlaması tüm çarkları etkiler. Ne diyor bir düşünür; Bütün uyuyanları uyandırmak için, bir uyanık yeter!

Evlerimizi Medrese-i Nuriye Yapalım

Üstadımızın her bir Nur Talebesine mühim tavsiyelerinden biri de evlerimizi nur medreselerine dönüştürebilmek! Çocuğunuzun ilk ve daimi öğretmeni sizsiniz. Evlerimizi ailenin her ferdi için, her daim ilim yuvasına çevirmek gerek. Haydi o vakit, buna ciddi manada kafa yormalı.

 

Medya-Okur-Yazarlığı

Artık eğitim almamız gereken yeni bir mecra daha var. Medya okur-yazarlığı. Bilgiyi doğru kaynaklardan, yeterli seviyede alabilmek. Medyanın algı tuzaklarına, dikkat dağıtıcılarına, merakı ve hevesi tahrik eden oyunlarına kanmamak…

  • Bu eğitimi evlatlarımıza da vermeli. Şuna benzer sorular ile ufkunu açabiliriz;
  • Bu muhtevayı (oyun, haber, film vs) kim, kimler için üretti?
  • Bundan kimler nasıl bir kazanç elde edecek?
  • İlgi çekmek ve ilgiyi sürdürmek için hangi teknikler kullanılmış?
  • Bu içeriğin izleyiciye verdiği mesaj nedir?
  • Bu mesajda hangi yaşam tarzı, değerler ve bakış açıları temsil edilmektedir? Bunlar ailenin öğrettiklerinden ne kadar farklı? Ne kadar benzer? Bu mesajlar gerçekçi mi?
  • Bu mesajın özellikle söylenmeyen ve söylenmek istenmeyen kısımları var mıdır? Bunlar neden gizlenmiş?

 

Müslüman Bir Çocuğun & Gencin İnternet Rehberi

Toparlayacak olursak, karşımıza şöyle maddeler çıkıyor;

  • Allah alemlerin Rabbidir, sanal alem de buna dahildir!
  • Çocuklarımıza rol model alabilecekleri kişileri oluşturmazsak, mimsiz medeniyet önlerine fenomenleri rol model olarak çıkartacak.
  • Çevremizde dava bilincine sahip insanlar, aileler olmalı.
  • Yasaklamak mı, kural koymak mı? Diye bir soru gelse, “elinden tutmak” şeklinde cevap vermek gerek. Küçük oğlum çizgi filmleri ilk izlemeye başladığında, çizgi filmlerin nasıl yapıldığını ayrıntılarıyla hatta çizerek anlatmıştım. “Önce bir senarist hayal kurar, yazmaya başlar. Sonra birisi onları çizer, başka birisi hareketlendirir. Başka birisi ses ve müzik ekler. Eğer senaristin doğru sözlü olma hususunda bir hassasiyeti yoksa, çok rahat bir şekilde oluşturduğu kahramanlara yalan söyletebilir.”
  • Yeni teknolojik bir alet aldığımızda, çocuklarımızla konuşup sözleşmek yerine, yazılı bir sözleşme oluşturabiliriz. Söz uçar, yazı kalır. Ama bu sözleşmeyi onlarla beraber oluşturmamız gerek.
  • “Sen iyice bağımlı oldun!” şeklinde etiketlemeler yapmayalım. Onun yerine, bağımlı olduğunu düşündüğümüz şeyin muhtevasına bakalım. O oyunun veya platformun özelliklerini düşünelim.
  • Örneklendirecek olursak; Takdir, övgü, onay genetik olarak da kodlanmış bir ihtiyaçtır ve sosyal medya bunu karşılıyor. Gençlerimiz kendi hayatından ne kadar memnuniyetsiz ise, sosyal medya hesaplarına o kadar önem veriyor.
  • Hedefe yönelik kullanımda bağımlılıktan söz edilmez. Gitar çalmak isteyen bir çocuk, saatlerce elindeki gitarı ile eğitim videoları izliyorsa, bu çocuğa “Sen iyice YouTube bağımlısı oldun!” denilmez.
  • Bilgisayar kullanımının ortak alanlarda olması gerekiyor. Dijital meşguliyetin hususi ortamlarda yapılmasının minimuma inmesinde yarar var. Çocuğumuzun telefonu varsa, yatağına telefonu ile girmemeli. Aslında bu kural bizim için de geçerli
  • 3T’ yi (Tablet-Telefon-Televizyon)  ödüllendirme yaparak sunmayalım. “Risaleni okuyunca televizyon izleyebilirsin” dersek Risale araç, TV amaç olur. Mümkünse 3T’ yi sadece kendisi tercih etsin.
  • Eğer çocuğumuzun kendisine ait telefonu varsa ve onunla çok fazla vakit geçirmeye başladıysa dijital kimliği oluştu demektir. O kimlik ile acilen tanışmanız gerekiyor. Bunun iki yöntemi var; 1-Konuşarak 2-Dedektiflik yaparak.
  • Birinciyi tercih etmek bizim için çok daha sağlıklı.

 

Dua

Allahım, Üstadımın Medeniyet-i hâzıranın harikaları olarak isimlendirdiği nimetlerden biri olan interneti hakkıyla kullanabilmeyi bize ve evlatlarımıza nasip eyle.

İsm-i Nur tecellisi olan interneti “Nur” ismine layık bir şekilde kullanabilmeyi, onun vasıtasıyla en önemli vazifemiz olan Risale-i Nur’un neşrini hakkıyla yapabilmemizi nasip et…

Aminn..

 

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*