Beslenme

Vücudun gizli kahramanı: Koruyucu ve önleyici beslenme plânı

Üzerinde durduğumuz beslenme biçimi büyük bir oranda hastalandıktan sonra yapılacaklara dikkat etmek, en kısa şekilde vücudu ve hücreleri toparlamak üzerinedir. Fakat koruyucu beslenme yaklaşımı bundan çok daha önemli. Vücudu olası virüslere ve enfeksiyonlara önceden hazırlamak cephaneyi dolu tutmak, ani gelişen hastalıklara karşı daha kuvvetli şekilde savaşmaya destek olacaktır. Hastalıkları önlemek, hastalığı tedavi etmekten daha kolay, etkili ve ucuzdur. Bu da ancak güçlü bir bağışıklık sistemiyle mümkün olur. Vücudu destekleyen zengin içerikli ve dengeli beslenme programlarıyla güçlenmeye başlamalıyız.

Kış aylarına geldikçe mevsimine uygun beslenme bağışıklık açısından daha da önem kazanır. Peki bu aylarda daha çok hangi besinlere ağırlık vermemiz gerekiyor? Kış meyvelerinden nar, kivi, turunçgiller, ayva, kestane, trabzon hurması sebzelerden kereviz, havuç, kırmızı biber, balkabağı, pancar, mor lahana, soğan, sarımsak, ıspanak, brokoli, turp, karnabahar sofralarımızdan eksik olmamalı.

Vücudu korumak için başta vücudun temizlenmesi gerekir. Burada karaciğer ve bağırsak baş roldedir. İki detoksifiye edici organ kürlerle desteklenmeli, temizlenmelidir. Karaciğer sağlığı için kışa girerken 2 hafta boyunca düzenli olarak sabah uyandığımızda 10 dal maydonoz + yarım limon suyu+ bir bardak ılık suyu mikserden geçirip içmek karaciğer detoksu açısından büyük fayda sağlar. Bağırsak florası için en büyük destekçi probiyotiklerdir. Bunlar da fermente gıdalar dediğimiz yoğurt, kefir, turşu, boza, tarhana, elma sirkesi gibi besinlerdir.

Bedeni istila etme ihtimali olan virüslerin baş düşmanı C vitaminidir. Turunçgiller, nar, kivi, kırmızı biber, brokoli gibi C vitamini yüksek gıdaları, bağışıklık hücrelerini artıran A vitamini kaynaklarından havuç, balkabağı, brokoli, domates, ıspanak, yumurta marulu ayrıca hücre duvarına koruyucu bariyer çeken E vitamininden zengin fındık, badem, yer fıstığı, ceviz ve zeytinyağını beslenmemize dengeli ve düzenli bir şekilde dahil etmeliyiz.

Mutfakta sağlıklı yağları kullanmalıyız. Yüksek yağlı diyetler immün (bağışıklık) sistemi zayıflatırken, düşük yağlı diyetler artırabilmektedir. Burada önemli olan doğru cins ve miktarda olmasıdır. Çok işlem görmüş trans yağlardan uzak durmalı somon, ton balığı başta olmak üzere uskumru, sardalye, ceviz, chia, semizotu, ıspanak ve lahana gibi Omega 3 yağ asitlerinden zengin besinlerin tüketimini artırmalıyız. Omega 3’ler virüslerin inflamatuar etkilerini azaltırken bağışıklığın güçlenmesinde etkilidir. Haftada en az 2 kez ızgara, fırın ya da buğulama şeklinde pişen derisiz balık tüketimi oldukça önemlidir. Yapılan araştırmalar zeytinyağı, fındık yağı ve hindistan cevizi yağının muhteşem etkilerini kanıtlamıştır. Bu sağlıklı yağları da salatalarımıza ve yemeklerimize mutlaka eklemeliyiz.

D vitamini depolarını mutlaka doldurmalıyız. D vitamini yüksek kişilerin hastalığa yakalanma oranı % 52 azalmakta. Yapılan araştırmalar yeterli D vitamini alamayan kişilerin hastalığa yakalandığında daha ağır bir süreç geçirdiğini ispatlıyor. D vitamininin en iyi kaynağı güneştir ama bunu mutlaka besinlerle desteklemeliyiz. Somon, alabalık, kılıç balığı, yumurta, badem sütü, peynir gibi gıdalar mutlaka beslenme plânımızda yer etmelidir. Değerlerimiz çok düşükse doktor kontrolünde takviye olarak D vitamini alımı destekleyici olacaktır.

Her gün en az 10-12 bardak su tüm sistemin çalışması ve arınması için gereklidir. Besinlerin hücrelere ulaşması için taşıyıcı görevi görür ve virüslerin hücrede etki göstermesini engeller. Sağlığın korunması ve muhtemel hastalıklara karşı olmazsa olmaz madde sudur. Su içerken dikkat etmemiz gereken nokta da pH değeridir. 7.2’nin üzerinde pH değeri alkali özellik göstereceğinden daha sağlıklı olarak kabul edilir.

Glutatyon ile bağışıklığımızı desteklemeliyiz. Vücudumuzun en önemli antioksidanlarının başında gelen ve dolayısıyla bağışıklıktaki rolü çok büyük olan glutatyonun sentezini artırmak için yumurta, ev yapımı yoğurt, kefir, beyaz ve kırmızı et, soğan, sarımsak, karnabahar, lahana, balık, süt ürünleri gibi gıdaları beslenmeye eklemeliyiz.

 

Glutatyon deposu bağışıklık güçlendirici kış eceği tarifi

  • 1 adet salatalık
  • 1 adet elma
  • 2 yaprak kereviz
  • 1 avuç ıspanak
  • 1 limon suyu
  • 1 adet havuç
  • 1 adet pancar
  • ½ portakal suyu
  • ½ greyfurt suyu

Tüm malzemeleri mutfak robotundan geçirin, içilebilecek kıvama gelene kadar öğütün.

Şifa olsun!

 

İntörn Diyetisyen Nurbahar Salihoğlu

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*