Dünya Dönüyor

Uykusuzluk hastalığı

Giderek yaygınlaşan yetersiz uyku, kısa vadede yorgunluk, huysuzluk, konsantre olamama ve odaklanamama gibi problemlere, uzun vadede ise kalp rahatsızlıkları, şeker hastalığı, obezite, depresyon, bağışıklık sisteminin zayıflaması gibi daha ciddi sorunlara yol açabiliyor. Sabahları yorgun uyanıyorsanız, uykunuz kaliteli ve yeterli olmayabilir. Bunu tesbit için kendinize şu soruları sorabilirsiniz; yedi saat uyku uyuduğunuzda mutsuz ve daha az üretken misiniz? Yoksa sağlığınızı korumak için ve verimliliğiniz için daha fazla uyku saatine mi ihtiyacınız var? Gün boyunca kafein ihtiyacınız var mı? Sürüş sırasında kendinizi yorgun hissediyor musunuz? Uykusuzluk sizin için sorun mu? Eğer bu sorulara cevabınız evet ise yeterli ve kaliteli uyku uyumuyorsunuz. Uyku kalitesini arttırabilmek için uzmanların tavsiyesi ise şu şekilde sıralanıyor:

  1. Uyumadan en az 2 saat önce besin alımını kesin.
    2. Yatmadan önce özellikle yüksek yağlı ve şekerli besinler tüketmeyin.
    3. Yatmadan en az 2 saat önce kafein alımını sınırlandırın.
    4. Gün içinde mutlaka bol su tüketin.
    5. Beslenmenizde koyu yeşil yapraklı sebzeler, muz, badem, kaju ve kurubaklagiller gibi magnezyumdan zengin gıdalara yer verin.
    6. Papatya, lavanta, kedi otu, çarkıfelek, limon otu gibi uyku öncesi gevşemenize yardımcı olacak çaylar tercih edin.
    7. Mavi ışığa maruz kalmamak için yatmadan en az 2 saat önce bilgisayar, telefon gibi cihaz kullanımını bırakın.
    8. Her gün uyku saatiniz aynı olmalı.
    9. Gün içinde uzun şekerlemelerden kaçının.
    10. Yatak odanızın karanlık, serin ve sessiz olmasına özen gösterin.
    11. Düzenli egzersiz yapın. HaberTürk

Şifalı bir bitki: Biberiye

Biberiye, uzun yıllardır baharat, çay ve esans olarak kullanılan Allah’ın bitkisel bir ilaç olarak yarattığı şifalı bir bitkidir. Akdeniz ikliminde yetişir ve boyu 2 metreye kadar çıkabilir. Mavi ya da eflatun renkli, hoş kokulu çiçeklerinden esans elde edilir. Doğal bir antioksidandır, yiyeceklerin raf ömrünü uzatır. Biberiyenin içerisinde bol miktarda A ve C vitamini, B6 vitamini bulunur. İçeriğinde mineral olarak da magnezyum, kalsiyum, bakır, manganez ve demir vardır. İçerdiği vitaminler dışında, birçok hastalığı tedavi edici olarak da biliniyor. Biberiyenin bilinen faydaları ise şu şekildedir;

  • Baş ağrılarına iyi gelir.
  • Solunum yolu için iyidir, burun tıkanıklıklarını giderir.
  • Antiseptik özelliği sayesinde ağızda oluşan yaraların daha hızlı iyileşmesini sağlar.
  • Kabızlık sorununa çözüm getirir.
  • Kan dolaşımını hızlandırır, kış aylarında vücudun daha sıcak olmasını sağlar.
  • Zayıflamaya yardımcıdır.

Faydalarının aksine, biberiye tüketirken bilinmesi gerekenler de şu şekilde sıralanabilir:

  • Her besin gibi biberiyenin de dozunda kullanımı iyidir. Fazla tüketilirse yan etkiler görülür.
  • Biberiye çayı günde 1 fincandan fazla tüketilmemelidir.
  • En fazla bir hafta boyunca düzenli tüketilmeli, ardından bir hafta ara verilmelidir.
  • Fazla kullanımında akciğer ödemi, spazm, kusma ve koma görülebilir.
  • Uzun süreli kullanımında gebe kadınlarda düşüğe sebep olabilir.
  • Nane ve benzer bitkilere alerjisi olan kişilerin biberiye ve biberiye yağı tüketmemeleri gerekir.
  • Kronik bir rahatsızlığınız ya da düzenli olarak kullandığınız ilaçlarınız varsa doktorunuza danışmadan tüketmeyiniz. HaberTürk

Bursa ipeği ve çinisi UNESCO’da

Hanlar Bölgesi, Sultan Külliyeleri ve Cumalıkızık ile 2014’te UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren kentin, Yaratıcı Şehirler Ağı’na da dahil olmasıyla Bursa ipeği ve çinisi dünyada daha çok tanınacak. Çini usta öğreticisi Duygu Uzun, çini işçiliğinin sabır ve beceri gerektiren bir iş olduğunu söyledi.

Geçmişten geleceğe sanat aktarımı için çalıştıklarını anlatan Uzun, “Aslına uygun desenlerimizle bu işi sürdürmeye çalışıyoruz. Özellikle Bursa’nın geçmiş mirasından bize değer olarak kalan yapılarını, mimarilerini çinilerde kullanmaya çalışıyoruz. Örneğin Yeşil Türbe’yi minyatür olarak üretiyoruz, boyalarla renklendirip çini geleneğini sürdürmeye çalışıyoruz. Geçmişe bağlı kalmaya çalışıyoruz. Çok sabır, dikkat isteyen bir iş olduğu için sürekli aynı noktaya bakma gereksinimi duyuyorsunuz ve gözleri olumsuz etkileyebiliyor” diyerek çini sanatının büyük emek isteyen bir sanat olduğunu belirtirken bu sanatın dünya genelinde tanınacak olmasından da mutlu olduğunu söylüyor. AA

Sakızın DNA’sı

Danimarka’nın Syltholm Adası’ndaki arkeolojik incelemelerde bulunan bir sakızdaki diş izlerinden 5 bin 700 yıl önce; Taş Devri’nde yaşayan bir kadına dair şaşırtıcı ipuçları elde edildi.

Sakızdaki DNA’dan kadının tüm genetik şifresi çözüldü. Araştırmacılar, ilk kez kemik dışındaki bir malzemeden eski insanlara ait tam gen diziliminin elde edildiğini belirtiyor.

Çamurla kaplandığı için bugüne kadar korunabilen sakız, aslında huş ağacının kabuğunun ısıtılmasıyla elde edilen ve o dönemde taş aletleri yapıştırmak için kullanılan bir zift.

Diş izleri ziftin yumuşatılmak için ya da diş ağrısı veya başka bir rahatsızlığa iyi geldiğine inanılarak çiğnendiğine işaret ediyor. Araştırmacılar DNA verilerinin, Taş Devri’nden günümüze, hastalık mikroplarının nasıl değiştiği ile ilgili de önemli veri kaynakları olduğunu belirtiyor. BBC Türkçe

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*