Kapak Röportaj

Dijital tehlikelere karşı sağlıklı iletişim

Dünyanın dijitalleşmesiyle birlikte, sanal alemde çocukların sayısı artıyor. Çocuklar, dijital tehlikelerin farkında olmadan hareket edebiliyor. Bu noktada ailelere büyük görevler düşüyor.  Sosyal Medya ve Dijital Güvenlik Eğitim, Uygulama ve Araştırma Merkezi (SODİGEM) Başkanı Prof. Dr. Levent Eraslan’a, sanal alemin tehlikelerinden korunmak için yapılması gerekenleri sorduk. İstifadeniz bol olsun.

Sanal alemde çocuk olmanın artı eksi yönleri var. İnternette çocukları ne gibi tehlikeler bekliyor? Çocuklarımızı sanal alemin tehlikelerinden nasıl koruyabiliriz?

Dijital dünyayı doğmuş olan çocuklarımız bu dünyanın sağladığı avantajlar ve kolaylıklar sayesinde birçok şans ve imkana sahiptir. Bu onlar için geçmiş yıllarda bulunamayacak büyük bir avantajdır. Dijital dünya olumlu yönleri ile kullanıldığında çocuklarımızın sosyal, akademik gelişimi için oldukça yararlıdır. Ancak bu dünyada olmanın artı yönleri olduğu kadar eksi yönleri de var doğru. Ne yazık ki bilinçli birer dijital vatandaş olmadığımız sürece ise bu tehlikelerin etkisi ve şiddeti artıyor. Bireylerin özellikle çocukların hayatını olumsuz yönde etkilemektedir. Dijital dünyada çocukları sosyal, psikolojik ve fiziksel olarak etkileyebilecek birçok tehlikeyle karşı karşıyayız. Sosyal medya saldırganlığı, tehlikeli dijital oyunlar, sanal kumar, ifşa, bu tehlikelerden yalnızca birkaçı. Çocuklarımızı sanal alemin tehlikelerinden koruyabilmek için ise özellikle bu alemde çocuklarımızla birlikte ve bir arada var olmayı öğrenmemiz gerekiyor. Dijital yerliler olarak dünyaya gelen çocuklarımızla beraber bizlerin de dijital dünyayı çok iyi anlaması kavraması, avantajlarından yararlanmayı bildiği kadar karşılaşılabilecek tehlikelere karşı farkında bilinçli olmak gerekmektedir. Bu tehlikelere karşı alabileceğimiz önlemleri de başvurabileceğimiz yolları da mutlaka önceden öğrenmemiz ve tedbirimizi almamız gerekiyor.

Sanal alemin yaygınlaşmasıyla sanal bir çocukluk oluşmaya başladı. Oyunlar dahi sanallaşıyor. Bu değişime zarar görmeden nasıl ayak uydurabiliriz? İnternetin gelişmesiyle artan etkileşimi nasıl faydalı hale getirebiliriz.? İnternet kullanımı çocukları ve yetişkinleri ekrana bağımlı hale getirebiliyor. Ekran bağımlılığını önlemek için ne tavsiye edersiniz?

Elbette tüm dünya dijital yaşama geçerken ve çocuklarımızın akademik, sosyal ve dahi bedensel gelişime dair her şeyi sanal ortamlarda gerçekleşmeye başlarken bu dünyada bilinçli bir şekilde var olmak gerekiyor. Bunun yolu ise yine eğitimden ve aile üyelerinin birbirlerine iyi rol model olmalarından geçiyor. Internet ortamında ve sanal ortamlarda gerçekleşen etkileşimler günümüzde yüz yüze gerçekleşen etkileşimlerin yerini aldı diyebiliriz. Ancak bu etkileşim süreçlerinin ve sürelerinin uygun bir şekilde planlanması ve yeri geldiğinde baskı kurmadan ve yargılamadan aileler tarafından kontrol edilmesi gerekiyor. Bunun için dijital ortamların zararlarının farkında olunması, dijital okur-yazarlığın arttırılması ve bu dünyanın avantajlarını öğrenerek onları en iyi şekilde değerlendirmeye çalışılması gerekiyor. Aynı şekilde ailelerin ve dolayısıyla çocukların gerçek yaşam deneyimlerine daha fazla imkân sunulması gerekmektedir. Bu şekilde dijital ortamlarda geçirecekleri süreleri azaltmak ve bu sürenin kalitesini arttırmak mümkün olacaktır. Örneğin bir arkadaş grubu ile doğada zaman geçirilmesi ya da aile ile ev içerisinde yapılabilecek etkinliklerin sayını ve kalitesini arttırmak etkili olacaktır. Bu durum hem sanal ortamlardaki etkileşimi daha faydalı hale getirebilir, hem de gelişebilecek bağımlılıkların önüne geçebilir.

Dijital oyun bağımlılığı hasta ediyor mu? Çocuklara önerebileceğimiz faydalı oyunlar var mı?

Dijital oyunlar, belirli bir amacı gerçekleştirmek için kuralları olan yarışma, meydan okuma, puan toplama gibi mekaniklerle ilerleyen ve dijital cihazlar aracılığıyla çevrimiçi ya da çevrimdışı olarak gerçekleştirilen eğlenceli etkinliklerdir. Gelişim düzeyi uygun bireyler tarafından, ölçülü sürelerde ve ebeveyn kontrolünde oynanan oyunların birçok becerinin edinilmesi anlamında yararlı olacağı söylenebilir. Ancak kötü niyetli kişiler tarafından geliştirilip dijital platformlarda sunulan ve medyada tehlikeli dijital oyun ve meydan okumalar olarak adlandırılan etkinlikler bireylere fiziksel, sosyal ve psikolojik zarar vermektedir. Gelişen teknoloji ve artan kullanım oranlarıyla birlikte dünyanın her yerinde her gün onlarca oyun piyasaya sürülmekte ve her yaştan bireyin bir şekilde ilgisini çekecek şekilde hazırlanmaktadır. Bu durum ise her yaştan bireyde oyun bağımlılığı geliştirilmesine ve dünya üzerinde özellikle birçok çocuk ve gencin tehlikeli dijital oyunlara bağımlı hale gelmesine neden olmaktadır. Oyun bağımlılığı ile mücadele etmek zorunda kalan çocukların ise şiddet içeren davranışlar sergilediği ve daha çocuk yaşta cinayete varan suçlar işlediği görülmektedir. Tehlikenin bu denli büyüdüğü kabul edilerek anne-babaların, çocuklarının bağımlılığının önüne geçmek ve onları dijital oyunların tehlikelerinden korumak için ciddi önlemler almaları gerekmektedir. İlk aşamada ise bu kavramların tümü hakkında detaylı bilgiye sahip olmak ve bilinçli koruyucu-önleyici müdahaleler uygulamak planlanmalıdır. Özellikle kriminal saat olarak nitelendirdiğimiz gece 02.00-05.00 aralığında çocukların denetimsiz bir şekilde sanal ortamlarda çevrim içi olmaları onları bu tehlikelere karşı en savunmasız bıraktığımız zamanlardır; dolayısıyla çocuklarımızın bu süreler içerisinde çevrim içi olmasının önüne geçilmeli ve gerekli denetlemeler yapılmalıdır. Doğru zaman ve doğru şekilde oynandığında çocukların gelişimini destekleyecek ve onların bilişsel gelişimine fayda sağlayacak çok sayıda oyun bulunmaktadır. Bu oyunların aileler tarafından içerik ve gelişimler özelliklere uygunluk açısından incelenmesi gerekmektedir.

Son olarak bu konuda ailelere söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Ailelerin çocuklarının tehlikeli dijital oyunlardan korumak için bağımlılık geliştirmelerini ve belirti göstermelerini beklememeden gerekli önlemleri almaları çok önemlidir. Çocuklarını tehlikelerden korumak isteyen aileler ilk olarak onlarla sağlıklı iletişim kurmalı ve özellikle evde kaldıkları bu süreçte onlarla kaliteli zaman geçirmelidir. Bunun için çocukları belirli ilgi, sanat ve spor alanlarına yönlendirmek dijital dünyada da vakitlerini bunlarla ilgilenmelerini sağlamak etkili olacaktır. İkinci bir adım ise ailelerin çocuklara çevrimiçi ortamlarda kendilerini nasıl koruyacaklarını, tehlikeli dijital oyunların doğurabileceği sonuçları açıklamaları ve ihtiyaçları olduğunda onları koruyabileceklerini hissettirmelidir. Ailelerin kendi teknolojik cihaz ve ortam kullanımlarını değerlendirmeleri ve çocuklarına olumlu rol model olacak şekilde kullanım alışkanlıkları geliştirmeleri önemlidir. Özellikle bu alanda çalışmalar yürüten kurum ve kuruluşların çalışmalarını takip etmek bilinçlenmek ve dijital dünyaya ilişkin gelişmeleri anlamak için oldukça faydası olacaktır. Bizler, benim başkanlığını yürütmekte olduğum Sosyal Medya ve Dijital Güvenlik Eğitim Araştırma Derneği’ni (SODİMER) 2020 yılında kurduk. Bir sivil toplum kuruluşu çalışma prensibiyle dijital dünyaya ilişkin her alanda çeşitli çalışma ve projelere öncülük ediyoruz. Alanında uzman kişilerin tamamen gönüllü olarak yaptığı çalışmalarla ülkemizdeki kamu ve özel sektör iş birlikleriyle Türkiye’nin her yerinde ve hatta Azerbaycan ve KKTC dahil olmak üzere online ve yüz yüze eğitimler gerçekleştiriyoruz. Dijital dünyanın tehlike ve avantajlarına ilişkin birçok eğitimimiz ve projemiz ile her yaştan bireye uygun içerikler sunuyor ve eğitimlerimize devam ediyoruz. Özellikle anne babalar ve çocuklar için uygun olan çalışmalarımızı takip etmelerini öneriyorum.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*