İbret Levhaları

Hidayet getiren sabır

Şimdi acaba âlemde Muhammed-i Arabî Aleyhisselâtü Vesselamdan beyan olunan evsaf ve vezaife- daha ehil ve daha cami kim zuhur etmiş? Ve rütbe-i risalete ve vazife-i tebliğe ondan daha elyak, daha evfak hiç zaman göstermiş midir? Hâyır, aslâ ve kat’â! Belki o, bütün resullerin seyyididir, bütün enbiyanın imamıdır, bütün asfiyanın serveridir, bütün mukarrebînin akrebidir, bütün mahlukatın ekmelidir, bütün mürşidlerin sultanıdır.

Bediüzzaman Said Nursi (Sözler/10.söz-Mukaddime)

 

Batn-ı Nahle seferinde alınan esirler arasında Hakem b. Keysân da vardı. Fahr-i Alem Efendimiz (asm.) onu İslam’a davet etti. İslam’ı bütün ayrıntılarıyla anlattı. Tüm şüphelerini yok etmek için defalarca tekrar etti.

Allah Resulü anlatmaya devam ediyordu,  Hakem bir türlü Müslüman olmuyordu. Bu duruma öfkelenen Hz. Ömer (ra):

“Ya Rasûlallah! Niye bu adamla uğraşıp duruyorsun? Vallahi o Müslüman olmaz! İzin ver boynunu vurayım, Cehenneme kadar yolu var!” dedi.

Buna Peygamberimiz (asm) cevap vermedi. Hakem’e anlatmaya devam etti. Hakem sonunda tüm dikkatini toplayarak:

“Nasıl Müslüman olunur?” diye sordu.

Resûl-i Ekrem (asm):

“Eşhedü enla ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve resuluh” dersin.  Böylece Allah’ın varlığını hiçbir ortak koşmadan kabul etmiş, Muhammed’in onun kulu ve Resûlü olduğuna şahadet etmiş olursun. “

Hakem:

“Tamam ya Rasulallah” dedi. Şehadet getirdi.

Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (asm) ashabına dönerek:

“Eğer ben sizin dediğinizi yapsaydım, Hakem şimdi Cehenneme gitmişti.”

Hz. Ömer, yıllar sonra Hakem için şunları söyledi:

“Hakem Müslüman oldu. Vallahi Müslümanlığı güzelleştirdi. Allah yolunda cihad etti ve Bi’r-i Maûne’de şehit edildi.”

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*