Çocukların metalaştığı ve ticari bir ürün gibi vasıflandırıldığı günleri yaşamaktayız. Çocuk işçiler, kayıp çocuklar, çocuklara yönelik her türlü şiddet, sığınmacı, mülteci, suçla itham edilmiş (ya da hüküm giymiş çocuklar) Bunların hukukunu savunmak ve hesap verebilmek, hesap sorabilmek ‘’insan’’ olmanın gereği değil midir?
Bu konuda medyanın şüphesiz çok önemli bir vazifesi vardır.
ACAR* Programı
UNICEF’in Avrupa Birliği desteği ile hayata geçirdiği ACAR* Programının son durağı İstanbul’du. Medya çalıştayı, gazeteciler ve dijital içerik üreticilerinin 80’ e yakın katılımıyla 17–18 Aralık 2025 tarihlerinde gerçekleştirildi. İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin akademik desteğiyle düzenlenen çalıştayda, çocuk hakları odaklı medya üretimi ve etik gazetecilik uygulamaları yapıldı. Davetli katılımcı olarak programa iştirak ettim. Açıkçası benim için çok da istifadeli oldu.
İzmir Ekonomi Üniversitesinden Prof. Dr. Altuğ Akın, Prof. Dr. Burak Doğu, UNICEF’ten Tülay Güler ve Sema Hosta, Avukat Benan Molu ve İstanbul Bilgi Üniversitesinden Dr. Esra Ercan Bilgiç’in sunumlarını dinledik.
Çocuklarla ilgili haberlerde ne kadar hassasız?
Eğitim programının hedefi, gazeteciler ve dijital içerik üreticileri için çocuk hakları merkezli bir medya üretim anlayışı geliştirmekti. Etkinlik boyunca ele alınan etik problemler, hukuki düzenlemeler ve içerik üreticiliği pratikleri, çocuklarla ilgili haberleri sunumda hassasiyet ölçüleri verdi.
Çalıştay, medya alanında etik dönüşüm ve çocuk duyarlılığı konusunda önemli bir örnekti. Sunulan haberlerde çocukların kimliğini gizli tutmak, çocuk haberlerinde onların resimlerini net olarak sunmamak, çocuklarla ilgili haberlerde onların da fikirlerine yer vermek, çözüm odaklı haber metinleri hazırlamak, haberde kullanılan kelimeleri özenle seçmek bu hassasiyetin adımlarını oluşturuyordu.
Çalıştay iki gün sürdü
İlk gün, BM Çocuk Hakları Sözleşmesinin ana prensipleri ile başladı. “Uluslararası Belgeler ve Ağ Kurma” başlıklı oturumla devam etti. Bu bölümde AİHM ve BM rehberleri doğrultusunda uluslararası dayanışmanın ve mesleki iş birliklerinin önemi vurgulandı. “Dijital ve Yeni Medya Ekosisteminde Çocuk” oturumunda ise algoritma önyargıları ve empati gibi güncel dijital medya pratiklerinin çocuk hakları üzerindeki etkileri tartışıldı. Öğleden sonraki oturumlarda “Haberlerde Çocukların Temsili”, “Ulusal Hukuki Çerçeve ve Etik Standartlar” ve “Çocukluk Sosyolojisi ve Vaka Analizleri” gibi başlıklarla Türk medyasındaki uygulamalar, etik ikilemler ve örnek olaylar üzerinden detaylı inceleme yapıldı.
Çalıştayın ikinci gününde ise sosyal medya platformlarında çocuklara yönelik içerik üretiminde dikkat edilmesi gereken etik ilkeler ele alındı. “Çocuklar ve Sosyal Medya” ile “Influencer Gazetecilik ve Yeni Medya Aktörleri” başlıkları altında yapılan oturumlarda katılımcılar, günümüz dijital medya pratiklerinde çocuk haklarını gözetmenin yollarını tartıştı. Etkinlik, medya atölyelerinde çocuk hassasiyetine duyarlı haberler, sosyal medya gönderileri ve kısa videolar üretimi ile geliştirildi. Atölyeler, grup sunumları ve genel değerlendirme oturumları ile tamamlandı.
Hülasa
Çocuklarla ilgili medya haberlerinde hassas olmak, onların hukukunu korumak, hesap verebilmek, hesap sorabilmek her zamankinden daha da önemli. Zira türlü şekillerde çocukların metalaştığı ve ticari bir ürün olarak vasıflandırıldığı günleri yaşamaktayız.
(ACAR*: Çocuklar İçin Hesap Verilebilirlik, Haklar İçin Savunuculuk Projesi)







