İnsanlığa yön veren en kutsal mesleklerden biridir öğretmenlik. Öğretmenler sadece bilgi aktarmaz, gönüllere de dokunur. İnsanın karakter ve kişilik kazanmasında, istikametle ilerlemesinde ve ahlaki gelişiminde büyük rol üstlenirler. Bu yönüyle öğretmenlik, peygamber mesleğinin bir yansımasıdır. Zira peygamberler, insanlara hakikati öğretmiş, doğruyu göstermiş ve onları karanlıktan aydınlığa çıkarmıştır.
Bugün bir öğretmen, sınıfa girdiğinde yalnızca ders anlatmaz; aynı zamanda bir neslin kalbine dokunur, zihnine yön verir. Bir kelimeyle umut olur, bir davranışla örnek teşkil eder. Ancak ne yazık ki günümüzde öğretmenler, bu kudsi vazifelerine rağmen zaman zaman saygısızlık, kötü muamele ve şiddet gibi kabul edilemez davranışlara maruz kalabiliyor. Peygamber mirasını omuzlayan, cehaletin karanlığına karşı kalemini kalkan yapan eğitimcilere yönelen her türlü kötülük, vicdanlarımızı derinden yaralıyor. Öğretmeni itibarsızlaştırmak, sadece bir bireyi değil; adaleti, ahlakı ve toplumsal huzuru hedef alıyor. Bir toplum, kendisine rehberlik edenlere sahip çıkmadıkça ne ilimde ne de irfanda yükselebilir.
Bugün öğretmenlerimize yönelik olumsuz tutumlar, sadece bir asayiş sorunu değil, ciddi bir değerler erozyonudur. Onların sabrını ve fedakârlığını bir hak olarak değil, bir lütuf olarak görmeli, onların onurlu duruşunu korumayı görev bilmeliyiz. Geleceğimizi emanet ettiğimiz ellere, hak ettikleri değeri vermeliyiz.
Unutmamak gerekir ki; bir çocuğun hayatına dokunan her güzel söz, her doğru rehberlik, insanlığa yapılan büyük bir hizmettir. Ve bu hizmeti yürütenler, peygamberlerin izinden gidenlerdir.







