Mahremiyetle yükselen kadın; değerini insanların bakışlarında değil, Rabb’inin verdiği izzette arar. O, hayâyı bir eksiklik değil; ruhunu koruyan bir zarafet olarak görür. Mahremiyet, onun için sadece dış görünüşte değil; sözlerinde, davranışlarında ve kalbinde taşıdığı bir inceliktir. Çünkü kadın, kendini korudukça değerini muhafaza eder; değerini muhafaza ettikçe de güçlü bir duruş kazanır.
İslam’da mahremiyet, kadını toplumdan soyutlamak değil; onun değerini, şahsiyetini koruyan bir incelik olarak görülmüştür. Kadın; iffeti, saygınlığı ve manevi yönüyle toplumun temel direklerinden biridir. Bu yüzden İslam, kadının hem bedenine hem de duygularına karşı hassas bir koruma anlayışı sunar. Mahremiyet; sınır koyabilmek, kendini koruyabilmek ve insanın değerini muhafaza edebilmesidir. Modern dünyanın görünür olmayı teşvik eden anlayışı içinde, mahremiyet aslında insanın kendine ait kalabilme hakkıdır. Çünkü değerli olan her şey korunur; insanın en kıymetli yanı ise kalbi, şahsiyeti ve hayâsıdır.
Bu ay dergimizde İslam’da kadının mahremiyetini konuşacağız. İstifadeniz bol olsun.







