Tefekkür Dünyası

  Sabır kalemiz

Sabır deyince aklımıza ilk Eyyüb aleyhisselam gelir. Sabır timsalidir Eyüb Peygamberimiz (as). Aslında düşündüğümüzde bütün Peygamberlerin hayatlarında sabrı bir kale olarak kullandığını ve bizlere bu hususta numune-i imtisal olduklarını görmekteyiz. Lakin yaşam noktasında sabırda en çok nazarlara çarpan Eyyüb aleyhisselamın olduğu kuşkusuzdur. Hz.Eyyüb (as) zengin ve mesrur geçen ömrü Peygamberliğin gelmesiyle son bulmuştur. Bir de vücuduna hastalık ilişince hayat daha da müşkülleşmiş ve sabır mücadeleleri başlamıştır. Malının gitmesi ve hastalığın geldiğini gören en yakın dost ve akrabaları da artık terk etmiştir Eyyüb aleyhisselamı. Bütün bunlara rağmen fedakâr ve vefakâr eşi rahmet sultan onu terk etmemiş. Beraber sabır örneğini en güzel bir şekilde sergilemişlerdir. Tabii bu durumda iblis de vazgeçmemiş. Lakin Eyyüb (as) ve eşi, sabrı hiçbir zaman terk etmemiş, iblise karşı da sabır kalesine dâhil olarak mukabele etmişlerdir.

Eyyüb (as) sabırla devam ederken de hastalık diline ve kalbine ilişince dua etme vakti geldiğini anlayarak “Ya Rab! Zarar bana dokundu. Lisanen zikrime ve kalben ubudiyetime halel veriyor. Başıma bu dert geldi. Sen merhametlilerin en merhametlisisin.”1 diyerek yalvardı Rabbine. İhlâsla yapılan dua makbul olur sırrınca Cenab-ı Hak da “Ya Eyyüb ayağını yere vur! İşte yıkanacak ve içilecek soğuk bir su”2 diye buyurdu. Hz. Eyyüb (as) de emre uyarak denileni yaptı ve hastalıklarından kurtularak Şafi esmasının tecellisine mazhar oldu.

Şimdi Eyyüb aleyhisselam gibi olmasa da bizim de maddî-manevî yaralarımız bulunuyor. Hatta belki de günümüzde ondan daha dehşetli yaralarımız var. Lakin bu yaralarımız küçük bir kurtçukken temizlenmeli. Yaralarımıza tiryak olacak bir şey bulunmalı. O tiryak da sabırdır. Yaralarımızı da sabır ilacıyla tasfiye edebiliriz aslında.

Yine sabır hayatın her alanında olmalıdır. Evde, işte, okulda ve hizmette… En ehemmiyetlisi de hizmette. Hizmet demişken en müşkül olanı da odur aslında. Hiçbir şey kolay değilken îman kurtarma hizmetinde de elbette zorluklar olacaktır. Hasret duygusu da galebe çalacaktır bu süreç içerisinde. Aileden uzak, gurbet ve hüzün duyguları da… Ama bunlar uhrevi hazırlıklar. İnşallah sıkıntılarımızın zahmeti gidip rahmeti kalacak. Yeter ki bizler bu suretçe sabrı ve şükrü ihmal etmeyelim. Unutmayalım ki bu zamanda hizmet de kolay değil, dava adamı olabilmek de…

Risale-i Nur davasına sıddıkiyetimizi inşallah sıkıntılarda gösterdiğimiz sabır ve metanetle gösterelim. Cenab-ı Hak hizmetimizi daim ve bizi bu cemaatte kaim eylesin inşallah. Hizmetimizin makbul olması duasıyla…

1.Enbiya Suresi, 83

2. Sad Suresi, 42.

 

 

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*