Düşünceler

Yeniden

Uzun bir aradan sonra okuyucusuyla tekrar buluşanların ilk seslenişi nevinden bir seslenişle ‘yeniden’ diyorum, kendi içimden, kendime doğru ‘yine, yeniden.’

‘Yazmak bir disiplin işidir’ dediklerinde, bu cümlenin mahiyetini pek de sindiremeyecek kadar gençmişim meğer. Cahil bir cesaretle kaleme/klavyeye sarılışlarım bunun ispatı, geçen yıllar buna şahit. Bunu yolun yarısında ve iki evlat sahibi olduğum şu demlerde samimiyetle itiraf ediyorum. Lâkin bazı tecrübelerin tecrübe olarak kayda geçmesi için de, hadi cahil olmasın ama gözü kara bir cesarete ihtiyacımız var.

Bazı kelimeleri bazı anlarda çok farklı bir hissiyatla yaşarsınız, bazı kelimeler bazı anlarda çok daha fazlasını ifade eder; daha derin, daha yoğun, daha manidar gelir size anlattığı durum ya da hakikat. Bazı kelimeler bazı anlara işte bu yüzden çok yakışır.

Yıllar sonra ‘yeniden’ yazmaya varmanın, yazının insanı içine çeken o vefakâr kollarına ‘yeniden’ sarılmanın duygusunu tasvir etmeye en azından şu an için kelime bulamıyorum…

Fakat hissettirdiği duygu, uzun bir yolculuktan sonraki ‘eve dönüş’ heyecanı, huzuru ve merakıyla aynı.

İnsan, aklına takılan soruların/konuların ziyadeliği kadar susarmış, bunu anne olduktan sonra anladım. Ve gördüm ki, insan sustukça büyür, içinde büyüttükleriyle pişermiş.

Sorular insanı için için pişirirken, hayatı okumak, akışına bırakıp teslim olmaksa dalında sabırla bekleyen meyve gibi olgunlaştırırmış insanı.

Sorular şekillenirken cevaplar değişirmiş mesela. Bazen bir ‘nasılsın?’ sorusuna muhatap olup usulca ‘iyiyim’ deyişinin bile altında onlarca cevap yatarmış. O kısacık kelimenin içinden su gibi akıp gidenleri yalnızca sen bilir ve hissedermişsin: “İyiyim, çoğu zaman yorgun ve tükenmiş hissetsem de, iyiyim. Bazen son nefesimi verecek gibi olsam da, bunun öyle kolay kolay olmayacağını bildiğim halde iyiyim. Defalarca aynı dalımdan kırılsam da, yapacak bir şey yok, yeniden iyiyim.

Sevmek ağır gelse de bazen, kalbim attığı ve sevmek için var olduğu sürece, severek iyiyim.

Ne ki umut insanın ekmeği, aşka dair büyük umutlarım, hayallerim olduğundan, iyiyim…

Şu çok sevdiğim şarkılar, ah o şarkılar da olmasa kötü olurdum, ama iyiyim.

Adımı kalbinden diline düşürüp dua edenlerim olmasa, ne yapardım! Böyle olduğunu ümit ettiğim için bile iyiyim.

Kendimi unuttuğumda bazen ya da kaybettiğimde; bazen çok özlediğimde kendimi, beni kendime getiren yaşamak derdiyle iyiyim, iyiyim.”

Sahi, sen nasılsın?

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*